ÇAYDANLIK

Popunuza! (1)

Altuğ Kanbakan - 2 Ocak 2013

Yeni bir seriye başlarken...

Rock'n'Roll severlerin belki de hakkında en çok şey söylediği konulardan biridir pop müzik. Kimimiz için çöpten ibaret, bir nevi ağızda yavan bir tat bırakan gazlı içecek gibi, kimimiz için enteresan bir toplumsal eğilim, kimimiz için ise para kazanmak isteyen müzik endüstrisinin icat ettiği en yavan yol.


Bakış açımız nasıl olursa olsun, bu müzikal demeye bile dilimizin varmadığı türe dair fikirlerimiz çoğunlukla olumsuz. Bunu sıkça dile getirmeyi bir tür amme hizmeti olarak gördüğümüz kesin. Giderek komik bir hal almaya başlayan bu yavan ses kalabalığını tiye almaya pek çok neden bulduğumuzdan dolayı her fırsatta bir iki söz söylemeyi uygun buluyorsak, neden bunu hem müzik endüstrisi hem de 'popçular' için daha basit bir biçimde anlatmayalım?


Eminim böylesi bizler -özellikle benim- için en keyifli yol olacak. Her hafta farklı bir 'popçu'yu ve icraatlarını yorumlayacağım. Kim bilir belki bu pek sevmediğimiz 'müzik' derinlerinde farklı bir anlam barındırıyordur?!


Popunuza! Vol.1


Emre Aydın - Soğuk Odalar (aka. Üşüyoruz Emre, Kombiyi Aç!)

Yazları anneannemin köydeki evinde atlas yorganın altına girer girmez "ne güzel bir serinliktir bu böyle" diyerek duyduğum his, kışları yerini soğuk korkusuna bırakırdı. Hele bir de sobasız odada olunca epey büyük bir çile yaşadığımı eminim hepiniz kabul edersiniz.

Arabesk soslu türk pop'unun vazgeçilmez isimlerinden Emre Aydın, bir eseri ile bu haftaki konumuz. Gerek internet kafelerin, gerek modern arabesk-pop'tan şaşmayan ve istinasız her gün aşk acısından dibe vuranların, gün içinde bolca playlistlerinde bulunan Emre Aydın sadece aşk acısını işlemiyor tabii ki. Bu pek değerli popçunun toplumcu-gerçekçi yapısını en iyi anladığımız şarkılarından biri "Soğuk Odalar". Şarkının konusu ilk tahmininiz olan doğal gaz zammı değil elbette, ama oldukça yakın bir tahmindi...

Şimdi neden ninemin evinde yaşadığım bu saçma sapan hikayeyi size anlattığımı ve Emre' nin eseri ile olan ilişkiyi merak ediyorsunuz...

Popunuza! (1)

-Yakacak odunumuz yok, donuyoruz ulan!


Emre de aynı ben gibi bu soğuk odadan ve yorgandan çok çekmiş. Eh, tabi uyuyanın halinden uyuyan alıyor haliyle. Ama Emre'de, sevgiliye duyulan özlemle beraber durum öyle bir hal almış ki, ne kat kat yorgan yetmiş soğuk olanlara ne de o kalın, kaşındıran yün battaniye... Sevgiliye duyulan özlem soğukla beraber aynı "montla sıçmak" kadar duygusal ve acı dolu bir tecrübeye yol açmış.


Klibinde de soğuk olgusuna çok sık yer verdiğinden dolayı şarkının sıcaklık değişimi ile ilgili olduğunu ister istemez anlıyoruz. Emre'nin odun bulamayıp oturduğu sandalyeyi parçalamaya çalıştığı sahneyle biz de derdimize dert katıyoruz. Bu arada Emre'nin yakacak odunu olamayanlarla empati kurmuş olması bizleri biraz da olsa sevindirdi elbet. Ama bununla bitmiyor elbette mesaj verme kaygısı. Ayrıca elinde balyozla duvar yıkmaya girişen müstesna sanatçımız, bizlere Pink Floyd' un izinde olduğu izlenimini veriyor.


Ancak en nihayetinde sevenlere, ayrılanlara derman olmasını beklemediğimiz bu şarkının 2013'te yakamızı bırakmasını umut ediyoruz. Emre Aydın'ın da en kısa sürede kuzey cepheye bakmayan bir eve geçmesini ve bol bol kombi kullanmasını öneriyoruz. Yalnız çok fazla da açmamak lazım, zam kapıda. 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: