ÇAYDANLIK

Popunuza! (3)

Altuğ Kanbakan - 29 Ocak 2013

Popunuza! Vol.3

Gripin - Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar (aka. Hacı gitarın sesini biraz daha açıp gain'i az kıssak?)


Takım elbiseyi üstüne geçirip kravatı sonuna kadar sıkan, son derece edepli davranan rockerlar en sevdiğim tiplemelerdir.

Nedense kendimi hemen onların yerine koyarım. Çünkü hem rock'n'roll havası vardır bu elemanlarda hem de aşk meşk konularına dair söyleyecek mutlaka bir çift lafı vardır. Yani sevgiliyle ya da eşle yaşanacak tatsız bir gönül meselesini sanki verecekleri nasihatle hemen düzeltebilecek hissi verir. Ne bileyim, karşılıklı bira içsek, çok fena arabesk muhabbeti döndürebiliriz belki de. Neticede adamlar müzisyen.

Durum böyle olunca ben bu adamlar ne dese inanırım. İster papyon takip davul başına geçsin isterse duyulmayan basit bir gitar ritmini sanki dünyanın en gaz parçasını çalıyormuş gibi çalsın.

Efendim, bu haftaki konumuz bas ağrısı denince akla ilk gelen gruplardan biri: Gripin. Evet isim olarak kalıcı olmalarının yanı sıra basit ve tek düze pop ritimleri ve -günlük dile uygun bir biçimde- derinlikten uzak sözleriyle gençlerde epey etki bırakıyorlar.

Türkiye'de popçuların şarkı yazarken nasıl bir kısırlık içerisinde olduklarını şarkılarına maruz kaldıkça anlıyor insan. Bilmem sizde de aynı his oluyor mu ama çoğu zaman maruz kaldığım şarkıların ne anlattığını kavramakta zorlanıyorum. Dandik bir İngilizce-Türkçe çeviri aracıyla çevrilmiş gibi duran sözlerin toplamda bir anlam ihtiva ettiğini düşünmüyorum nedense.

Popunuza! (3)

-Abi kaç defa dedim tozlu mekanlarda klip çekmeyelim diye, allerjim var! (Hapşieau!!)


Aynı durum bu şarkıda da geçerli. Grup elemanlarından biri yalnızlığa çare bulunduğuna ilişkin bu nakaratı sohbetleri sırasında bulduktan sonra muhtemelen "hacı bu laf çok iyi ya, hemen gidip twitter'de yazayım, ehelemehele" dedi. Ancak arkadaşları "moruk dur yazma, şarkısını yapalım, müptelası olsunlar kehkeh" diyerek bu talihsiz ses topluluğunu icra etme yoluna girdiler. Ayrıca şarkının isminin Posta gazetesinin(!) manşetten "Kelliğe Çare Bulundu" demesi gibi bir etki bıraktığını belirtmeden geçemeyeceğim.

Öncelikle şarkının kimin hakkında olduğu, şarkıda kimin kime ne dediği, çareyi kime buldukları, şairin burada yare mi seslendiği gibi soruların hiç bir yanıtı yok. Bir şeyler söyleniyor ama daha çok fikir uçuşmasına benziyor. Bir an bir kadına iltifatlar düzerken, bir anda ölüm, yaşam, yalan falan fıstık derken ipin ucu kaçıyor.
Sözel vasatlığı bir yana koysak dahi, müziğin kesinlikle yavan olduğunu belirtmem gerek. Bir yöresel enstrümana neler eklersek "catchy" yaparız diye düşünüldüğü o kadar belli ki hiç bir enstrümanın öne geçmesine izin yok. Herkes üzerine düşen o hesaplanmış biçime ulaşmak için uğraşmış.

Baktım sözleri irdelemeye çalışırken durum arap saçına dondu; bir de klip nasılmış bakayım dedim. Belki şarkının anlatmaya çalıştığı haber hakkında bir ipucu bulabilirdim. Gruptan beklentilerime uygun bir klipti aslında. Takım elbiselerinde tek bir ütü izi yoktu, kravatlar ve yakası kalkık ceketler ile güzel bir uyum yakalamışlardı. Ayrıca davulcu hariç hepsinin ikna kabiliyetini yükselten havalı sakalları vardı. Ortam biraz tozlu gibiydi ama. Ee rockçı çocuklar bunlar biraz izbe bir yerde yaşamaları normal. Neden dans ettiğini anlayamadığım bir kadın dışında sürekli bavul görüntüsü izlemek fena olmadı aslında(?!)

En nihayetinde Türkçe Pop denilen türe ait standartları tutturmayı becermiş olan parçayı bir kez daha dinlememek üzere, tarihin karanlık sayfalarına ekliyor mutlu hayatımıza devam ediyoruz.

Not: Bu işi yaparken bir gün aşırı doz  pop yüzünden ölebilirim. Yazara sahip çıkalım.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: