ÇAYDANLIK

Popunuza! (7)

Altuğ Kanbakan - 23 Nisan 2014

Popunuza! Vol.7

 

Oğuzhan Koç - Ayy (aka. Allah'ını Seven Üstüme Toprak Atsın)

Açıkçası pop müzikten öyle aman aman bir beklentim hiç olmadı, halen de yok. Tek istediğim çıktığı deliğe koşarak geri dönmesi ya da bir diğer deyişle "ana rahmine dönüş" teorisinin fiiliyata geçirmesi. Elbette dünya barışı ve bilimum fantastik talep gibi, tarihin çarklarının geri döndürülemez bir yapıda olduğunu bildiğimden çok da ısrar edemiyorum. Ama gün gelir de güzellik yarışmasına falan çıkarsam elimdeki sihirli değnekle pop müziğin ağzını burnunu kırmak istediğimi söyleyeceğim.


Başlığı kadar korkunç olmayan bir yazımda müzik endüstrisinin metası olan eserlerin ve icracıların referans olma durumunu açıklamaya çalışmıştım. O sıkıcı yazıyı okumak yerine "özet geç" diyenleri duyar gibiyim. Özetle; bir grubun ya da icracının toplum içinde beğeni kazanabilmesi için kendinden önceki belirli kültürel noktalara referans göstermesi gerekir. Böylelikle tüketimi yapacak olan toplam var olan kültürel biçimle ilişkisi olduğu için bu icracıyı tercih edebilir.


Bu paragrafı birkaç kez okumuş olmanıza rağmen "ne diyor lan bu herif!?" diyorsanız, beni yazın hayatımdaki üstün başarısızlığımdan dolayı affetmenizi rica edeceğim. Elden bu kadar geliyor.


Elbette müzik endüstrisinin devasa bir boyuta ulaşmasıyla insanlar sadece müzik konusunda bir tercih yapmaya zorlamıyor. İnsanlara tüketim biçimlerine göre belirli bir müzik türü ya da al türü tercih etmesi gerektiğini söyleyebilecek kadar da cüretkâr. Dahası, müziğin biçimi, sözlerin içeriği ve görsel olarak video kliplerle belirli bir tüketme yönelimi de kazandırmaya çalışmakta.


Tüm bu söylediklerimizin hayata uygulanmış bir örneği de Oğuzhan Koç'un "Ayy" adlı şarkısı. Bu popçunun şarkıcı olmadan önce, televizyonda komik dahi diyemeyeceğim vasat altı bir programda yer alması ya da bu vasatlık abidesinde yer almadan önce gitar tıngırdatmış olması da pek önemli değil. En azından ben ve benim gibi düşünen insanlar için. Kuşkusuz pazardan pay alabilmesi için müzik endüstrisi için oldukça önemli referanslar bunlar. Uzun uzadıya klipteki idealize edilen steril hayat tarzı hakkında tespit yapmak istemiyorum ancak epeydir bunun kadar rahatsız edici bir klip izlemediğimi not düşmeliyim.


Pop şarkılarında metin içerisinde yeni ya da zekâ parıltısı taşıyan bir söz görmenin imkânsıza yakın olduğu düşüncesindeyim. Bu şarkıda da yer alan sözlerin "amanın yârim, aşk meşk yârim" gibi saçma sapan bir düzlemde olduğunu bilmem belirtmeme gerek var mı? Tozlanan aşk falan diyor, enteresan betimlemeler bunlar tabi. Ben de vaktinde yazmaya çalıştım böyle tuhaf betimlemeli şiirimsiler ama çıkıp da insan içinde bağır çağır söylemedim. Gördüğünüz üzere bu uçarı çalışmalarımı dillendirseydim bu can sıkıcı yorumlar benim hakkımda da olabilirdi.


Sözlerdeki yavanlık bir yana, klipteki sözde film göndermeleri de bir o kadar anlamsız. Filmlere gönderme yapalım diye epey uğraşmışlar, yazık. Hayır, klibin bir şeye benzemediğini söyleyen de mi çıkmamış diye düşünüyor insan. Yani Baba serisinden aşk mevzusu çıkartmak için seriyi gastrointestinal sistemin sonlanan kısmıyla (aka. Netice) ile izlemek gerekiyor. Yoldan geçen birisine "Baba filmi denince aklına ne geliyor?" diye sorsalar aşktan ziyade aileye sadakat, uyuşturucu işleri ve malum yatağa "usuldan, inceden" giren at kafası gelir akla. Yani öyle romantik bir şey çıkmasının pek imkânı yok oradan.
 

Popunuza! (7)Popunuza! (7)

"İki resim arasındaki 7 farkı bulun"


"Neyse, Forest Gump ile belki yırtar" diye düşündüm ama oradan da "çikolata var yen mi?" dışında bir şey çıkmadı. Singing In The Rain ile şair "bak ben komiklik yapıyordum, şarkı da söylüyorum" diyerek bize bir şeyler mi anlatmak istedi anlayamadım. En azından benim fındık kadar aklım yetmedi bir anlam çıkarmaya. Bu arada Titanik mevzusuna hiç girmeyeyim zira su üzerinde yüzen tahta parçasında biten aşk hikâyesi olmaz olsun.

Popunuza! (7)

"Çikolata var yen mi?"


Hollywood sinemasından bir kez daha tiksinmeme sebebiyet veren, bu biçimsiz dört buçuk dakikalık ucuz taklitler silsilesi sonrasında insan sadece "Allah'ını seven üstüme toprak atsın" diyebiliyor. Neyse ki bi' duyan olmadı da ucuz kurtuldum.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: