MÜZİK ODASI

At The Gates ezber bozdu; 4 kuşak metalciyi buluşturdu

Deli Kasap Haber Ajansı - 12 Ocak 2015

Heavy metalin kuzeyli emektar temsilcileri At The Gates, 8 Ocak 2015 tarihinde İstanbul'a geldi ve adeta kıyamet koptu. Zira At The Gates konserindeki sinerjinin ispatladığı gibi, heavy metal daha ölmedi ve 8 ocak gecesi "ekstrem-metalin" kuşaklar boyunca tutulduğu ve hala gücünden birşey kaybetmediği belli oldu. Bu konser, radikal-metalin en fanatik ve sadık bir izleyici kitlesinin dünden bugüne varolduğunun ve yarın da varolmaya devam edeceğinin ete kemiğe büründüğü gece olarak tarihe yazılan, muhteşem bir etkinlik oldu. At The Gates, hakikaten de dört kuşak metalciyi bir araya getirdi çünkü altmışlı yıllarda, yetmişli yıllarda, seksenli yıllarda ve doksanlı yıllarda doğan metal hayranları hep beraber aynı sahne önünde kafa salladı, pogoya girdi ve düşman çatlattı.

 At The Gates ezber bozdu; 4 kuşak metalciyi buluşturdu

Konseri organize eden Onur Şişman'ın, etkinlik sonrası kişisel sayfasında kaleme aldığı yazıyı sizlerle paylaşıyoruz:

"İstanbul Üniversitesi Rock Kulubünden başlayarak 2000 yılından beridir konser organizasyonu işindeyim. Bu 15 yıllık zaman içinde birçok grubun ilk Türkiye konserinin gerçekleşmesine vesile olduk. Kaç grubun kaç tane konseri yaptığımı artık hatırlamıyorum. Zaman içinde hatalar yaptık iyi gitmeyen kötü organizasyonlar gerçekleştirdik. Bunun yanında birçok başarılı organizasyonda gerçekleştirdik. Beni tanıyanlar bunca zaman içinde yaptığım işten gurur duymamı sağlayan en önemli etkinliğin 12 Ağustos 2009 Çarşamba günü KüçükÇiftlik Park'ta gerçekleştirdiğimiz Faith No More konseri olduğunu bilirler. O konserin gerçekleşme sürecinde ve sonrasında yaşadığım duyguları tarif edemem.Grubun sahnedeki olağanüstü performansı ve seyircinin onlara verdiği enerji, konserden mutlu ayrılan insanlar aynı şekilde grubun konserden aldığı keyif vs. hepsine tanık oldum ve o konser her yönüyle benim açımdan mükemmeldi.

İşte At The Gates'i Türkiye'ye getirmeye çalışırken de benzer duygular ile yola çıktım. Konser anons edildiği gün sanırım Rock Off'un üçüncü günüydü At The Gates'i getiriyoruz dediğim herkes evet duyduk güne bir gülümseme ile başladık diyorlardı. Eylül ayının başlarında biletler satışa çıktı herkes gazdı ve ön satış oldukça hızlıydı. Kasım ayında grup yıllar sonraki ilk albümü AT WAR WITH REALITY'i yayınladı herkeste olduğu gibi bende acaba nasıl bir albüm olduğu düşüncesi hakimdi ama albüm kesinlikle 2014 yılının en iyi albümlerinden biriydi. Konser yaklaştıkça elbette ki herkesin heyecanı artıyordu. Yine tanıyanlar bilir konser yaptığım için artık hiç bir heyecan hissetmiyorum bu benim işim o yüzden sadece iş olarak bakıyorum her iş gibi bu işinde stresli yanları var ve bünyem gereği iş sırasında olması gerekenin üzerinde gergin oluyorum. Ama bu konser sırasında hiçbir anda gerginlik hissetmedim. Sonunda 7 Ocak geldi malüm son 51 yılın en soğuk günleriymiş, bir çok uçak iptal oluyormuş. Doğal olarak grup gelecek mi sesleri yükseldi. O gün evdeydim konsere dair her işi zaten bitirmiş boş oturuyordum. Ortağım Ece'yi aradım bende geliyorum havalimanına dedim yıllar sonra ilk kez bir grubu havalimanında karşılamaya gidecektim ve uçaklarının iptal olacağına dair en ufak bir şüphem yoktu. Dört ayrı uçakla geliyorlardı ve hepsi ortalama 30 dakika gecikmelerle inmişti. Geldiklerinde grubun eşyalarının taşındığı arabayı , kasanın üzerinde "At The Gates bass" yazan fotoğrafı çektim ve Vera Müzik'ten paylaştık. Herkes rahatlamıştı grup gelmişti.


Konser günüde her şey sorunsuz ilerlemişti. Sahne saatini biraz geciktirdik çünkü hala dışarıda sırada insanlar vardı ayrıca şehir dışından gelenler yollarda mahsur kalmışlardı onlarında bu büyük olaya tanık edebilmeleri için sahne saatini biraz ileri attık. Sonunda 21.45'te sahnedeydi sevdiğim gruplara yaparım konser öncesi son kez kulise gider başarılar diler alkışlayarak sahneye çıkarırım. Aynı şekilde yaptım ilk şarkıya sahne yanından biraz bakıp o noktadan ayrılarak salonun arkasına ofis tarafına doğru ilerlemeye başladım ardınsan ikinci parça Slaughter Of The Soul girdi salonun arkasına doğru yürürken o GO! sesi ile birlikte yönümü değiştirdim. 35 yaşında biri olarak pogoya girdim, omuzlara alınıp atıldım konserin her anını hissettim, doyasıya yaşadım, önlerde yıllardır birikmiş kurtlarımı dökerken benimle birlikte kurtlarını döken bir çok arkadaşımı gördüm.


İşte girişte dediğim gibi Faith No More konserinde yaşadığım tarif edilemez duygu bütünlüğü her yanımı sarmıştı. At The Gates'in muhteşem performansı ve seyircinin konsere katılımı muazzamdı o anları düşünürken bile tekrar heyecanlanıyorum, tüylerim diken diken oluyor. Konser sonrasında da hem seyirci hem grup herkes çok mutluydu. Teşekkür edilmesi gereken bir çok kişi var belki ama ben önce AT THE GATES seyircisine teşekkür etmek istiyorum. Ben sizlere inandım. Bu konsere 300 kişi gelmez diyenlere hep konser sonrası konuşuruz dedim. Olağanüstü enerjiniz sayenizde hep birlikte muhteşem bir konsere tanık olduk, hafızamızdan çıkmayacak anlar yaşadık. Tabii AT THE GATES'e de var oldukları, teklifimi kabul edip İstanbul'a geldikleri ve harika performanslarıyla bizleri bir kez daha kendilerine hayran bıraktıkları için tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Bu muhteşem konserin olmasını sağlamış başta dostlarımız garajistanbul ekibine, aynı şekilde dostlarımız 911 ekibine, grubun ajansı the Agency Group'a, %100 Metal ekibine, Freebird Agency ekibine ve tüm staff arkadaşlarıma yanımızda olduğunuz için sonsuz teşekkürler. Sizler olmasaydınız bu kadar güzel bir iş ortaya çıkamazdı.
Bunun dışında bu konser için özel olarak teşekkür etmem gerek bir yer ve bir kişi daha var. Hammer Müzik ve Enis Kizilkaya. Enis konserin her aşamasında bize verdiğin destek için ne kadar teşekkür etsem azdır sana minnettarım."

At The Gates ezber bozdu; 4 kuşak metalciyi buluşturdu



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: