MÜZİK ODASI

CAMEL - ROCK MÜZİĞİN "KAYIP PRENSESİ" : IV

Özgür Palaz - 19 Mart 2015

"Hayır hocam... Bu mesleği bırakmaya karar verdim. Meslek değiştiriyorum hocam; itlik, kumarbazlık ve ahlaksızlık mesleği... Uzay hesaplarını bırakıp, dünya hesapları ile uğraşacağım"

Kadir İnanır

 

Uzun bir aradan sonra tekrardan merhabalar, eğer takip ediyorsanız en son yazımızda Uzay Rock akımına Camel tarafından atılan başarılı imza, "Moonmadness" ı incelemiştik. İşte sevgili dostlar; Kadir İnanır'ın 1974 tarihli "Ceza" filminde uzay hesaplarını, atom fiziğini bırakıp itlik serserilik mesleğine geçmesi gibi, Camel da 1977 yılında çıkan "Rain Dances" albümü ile başlayan birkaç albümlük seride, ilk kuruluş yıllarında yarattığı muhteşem progressive havayı kurda kuşa yem ederek ticari kaygısı belirgin bir pop-caz rock tarzına yönelmeye başlamıştı.

CAMEL - ROCK MÜZİĞİN

Solda, progressive rockçılık. Sağda, itlik serserilik...

 

Ahkâm keserek bu albümlerin tamamen ticari olduğunu ve müzikal açıdan başarısız olduğunu iddia etmek pek doğru değil; aksine Rain Dances albümü ile başlayan birkaç albümlük seride Camel, popülaritesini ve müziğine dâhil ettiği caz etkileri ile birlikte müzikalitesini arttırmıştı. Ancak bu durum, Camel'ın ilk albümlerinde oluşturduğu hiç de azımsanamayacak büyüklükte dinleyici kitlesini şaşkınlığa uğratmıştır. Bu yeni yönelimi, gitgide progressive rock temelli olmaktan çıkan ve pop tınılı - radyo listelerine girmeye çalışan bir grubun beyhude çabası olarak nitelendirmek belki biraz acımasızca ama bir oranda doğrudur.


Özellikle 70'lerin sonunda ve 80'lerin başında progressive rock'a dair görülen önemli değişimlerden bir tanesi de, -Camel'ın yaşadığı da bundan pek farklı değildir- , bu mecrada ürün veren büyük grupların birçoğunun ana akım bir pop-rock alanına kaymasıydı. Yes, Genesis bu duruma güzel örnekler. Camel da bu yönelime girerken, ilk başlarda bir miktar başarı elde etse de 1977-1990 arası çizilen genel profil, ne olduğunu bulamayan bir grup, sürekli denenen farklı tarzlar, sürekli sirkülâsyonda olan bir grup kadrosu ve bir türlü elde edilemeyen ticari başarı şeklindedir. Aslında aynı problemler, ticari başarı hariç, diğer büyük progressive rock gruplarının neredeyse hepsinde yaşanmıştı.


Müzik şirketi Decca'nın sürekli bir hit için grubu sıkıştırması devam etmektedir. Bas gitarist Doug Ferguson'un tarz değişikliğine gidilmesi nedeniyle gruptan ayrılmasının ardından boşalan mevkiye, hatırı sayılır gruplar olan Caravan, Hatfield & The North gibi grupların kurucusu Richard Sinclair alınır. Sinclair özellikle davulcu Andy Ward'ın istediği jazzy ritim bölümlerine ayak uydurabilen ve oldukça iyi vokal yapabilen bir bas gitaristti. Moonmadness albümünün turnesinde çalmak üzere gruba katılmış olan saksafonist Mel Collins de özerk grup elemanı statüsünde gruba katkı sağlamaya devam etmektedir. İşte bu yeni tarz arayışı ile ilk doğan albümümüz 1977 çıkışlı Rain Dances albümüdür.

CAMEL - ROCK MÜZİĞİN

 

Öncelikle söylemek lazım ki bu albüm, üstte bahsi geçen değişimlerden küçük bir miktar nasibini almış ama Camel'ın o bildiğimiz erken dönem progressive tarzının halen sürdürüldüğü, içerisinde birçok muhteşem şarkının bulunduğu bir albümdür. Bunu bir kenera not düşelim.. Kapağında da vurgulandığı üzere, Rain Dances, "yağmurlu günlerin şarkıları" konseptinde düşünülmüştü. 


Albüm, Moodmadness albümünden el almış enstrümantal parça First Light ile açılmaktadır. Peter Bardens'ın etkileyici klavye pasajları ile birlikte Camel'ın etkileyici progressive hatlarını hissettiğimiz parçayı ise bir başka etkileyici parça olan ve Metrognome izler. Metrognome, Sinclair'in Camel'da yer aldığı dönemde etkisini gördüğümüz Canterbury tarzının, klasik Camel soundu ile başarılı bir biçimde sentezlenebildiği bence nadir şarkılardan birisidir. Bir sonraki şarkı ise Richard Sinclair'ın muhteşem vokaliyle dinlediğimiz Tell Me… Müthiş melankolisiyle kanımca Camel'ın en içsel, en duygusal şarkılarından birisi...


Yazının başından beri bahsettiğimiz ticarileşme kaygısını, daha sonra single olarak da piyasaya sürülen Highways of the Sun ile belirgin bir biçimde görebiliyoruz. Pop bir kurgu, zayıf klavye partisyonları ve klasik mısra - nakarat tekrarlarına dayanan ortalama altı bir performans... Her ne kadar kulak tırmalayan bir şarkı olmasa ve birçok insan tarafından beğenilse de, vasat bir deneme olmaktan ileriye gidememiştir ne yazık ki.


Ne mutlu ki albüm ziyadesiyle başarılı şarkı barındırıyor; işte bunlardan bir tanesi, Camel'ın kariyeri boyunca yarattığı en başarılı eserlerden Unevensong. Sinclair vokallerin hakkını bir kere daha oldukça iyi veriyor. Bu şarkıyı izleyen One of These Days I'll Get an Early Night için ise süper bir fusion örneği denilebilir, kurmaya çalıştıkları jazzy soundu bu şarkı ile bence oldukça iyi başarmışlardır. Mel Collins'in performansı oldukça kayda değer... Albüm, ilginç bir epik deneme olan enstrümantal Elke, Unevensong gibi bir başka başarılı şarkı olan Skylines ve Kenny G. tipi saksafon partisyonları ile kısa ve bence vasat bir kapanış olan Rain Dances ile son bulmaktadır. 

CAMEL - ROCK MÜZİĞİN

Camel'ın Rain Dances kadrosu, soldan sağa: Richard Sinclair, Andy Ward, Peter Bardens, Andrew Latimer, Mel Collins
 

Camel'ın eski basçıları Doug Ferguson'un gruptan ayrılması ile birlikte gruba dâhil olan Richard Sinclair, Camel'ın bu dönemde en belirleyici kalemlerden birisi olmuştu; Canterbury Scene'den getirdiği pastoral tarzı, oldukça etkileyici olan sesi ve güçlü bas hâkimiyeti ile... Gruba girdiği andan itibaren eski gruplarında yarattığı tarzın yavaş yavaş Camel'a entegre olduğunu görmeye başlarız Rain Dances ile. 


 CAMEL - ROCK MÜZİĞİN

Richard Sinclair

Camel'daki bu değişim, 1978 yılında piyasaya sürülen "Breathless" ile devam edecektir. Grubun Rain Dances ile kurduğu müzik konsepti ve değişim (ne yazık ki) bu albümde de aynen sürdürülmüştür. Ticari soundun devam etmesinin yanında, bu albüm ile birlikte Sinclair'in etkisi bariz bir biçimde hissedilmeye başlanır. Sinclair 'kırsallığını', enteresan vokal çeşitlemelerini, bas partisyonlarını iyiden iyiye gruba yerleştirmiştir. 'Breathless' ile birlikte saksafonist Mel Collins de grubun resmi bir üyesi haline gelir.

CAMEL - ROCK MÜZİĞİN

 

 Temel olarak Rain Dances'tan kurgusal hiçbir farkı olmayan bu albümde, açılış parçası Breathless, "aşk nefesimi kesti" temalı şarkı sözleri, melodramik tınısı ve Sinclair'in kadife sesi ile birlikte aslında nasıl bir albümle karşı karşıya olduğumuzu bize söylüyor. Albümdeki her şarkıdan tek tek ayrıntılı olarak bahsetmek her ne kadar istediğim bir şey olsa da, fazla uzatmayacağım. Breathless'ı ileride Camel'ın milli marşlarından olacak olan muhteşem şarkı 'Echoes' ve ondan sonra Sinclair'ın çocukları 'Wing and a Prayer' ve 'Down on the Farm' izliyor.


Bu Canterbury denen tarz, nedense bana hep The Simpsons'taki sinir bozucu derece 'mükemmel' ailesi ile birlikte dini bütün Flanders karakterini hatırlatmıştır. Sinclair'ın çocukları olarak adlandırdığım bu iki şarkıda da gerçekten sinir bozucu bir söz kurgusu ve melodik altyapı var; özellikle çok bariz bir Canterbury şarkısı olan Down on the Farm, "Çiftiliğimde gezerim, ineklerimin memesi süt için hazır, hadi gel kırda yapılacak iş çok, traktörüme bindim tarlayı sürmeye gittim" konseptindeki sözleri ile albümde dikkat çeken bir şarkı.


Bu iki Caravan ürünü şarkıyı ortalama altı "Starlight Ride", diskotek müziği "Summer Lightning" ve "You Make Me Smile" takip ediyor. Bu vasat üçlemeden sonra ise albümün bence en muhteşem şarkısı, mükemmel bir Moodmadness, Mirage ve caz karması şarkısı olan "The Sleeper" geliyor. Gerçekten de leblebi ile dolu karışık çerez tabağından çıkan antep fıstığı gibi bir şarkı diyebiliriz. Son şarkı olan "Rainbow's End" ise albüm kayıtlarının bitmesinden hemen önce gruptan ayrılmaya karar veren klavyeci Peter Bardens için Andrew Latimer tarafından yazılmış olan bir vedadır…


Peter Bardens'ın gruptan ayrılması ile Camel'ın araf dönemi diyebileceğimiz 1981 - 1991 arası dönem başlamıştı. Şimdilik çok uzatmadan bir nevi ara geçiş niteliğinde olabilecek bu yazıyı sonlandıralım. Yakın zamanda geleceğini ümit ettiğim bir sonraki yazı ile Camel'ın araf dönemini, Andrew Latimer'in kollarında Camel'ın muhteşem dönüşünü incelerken, diğer yandan "iyi sanat eseri nedir?" gibi sorulara yanıt aramaya çalışacağız.

CAMEL - ROCK MÜZİĞİN

Not: Camel 2013'te başladığı Avrupa konserlerine sürat kesmeden devam ediyor… İmkânı olan herkese bu muhteşem grubu canlı olarak görmesini tavsiye ederim…

www.camelproductions.com
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: