MÜZİK ODASI

Çamurların Efendisi Wacken 2012

Ayfer Y. - 6 Kasım 2012

Wacken

02.08.2012-04.08.2012

 

Bu seneki Wacken festivali, gerçekten ilginç ve -hava durumu sağ olsun- tam bir maceraydι.
Hayatιmda bu kadar çok çamur görmedim ve inanin ki, eve döndükten sonra bile günlerce çamurun izini kıyafetlerimden ve özellikle zavallı çizmelerimden çιkarmak inanιlmaz zaman aldι.

 

Ama yine de unutulmaz ve her zamanki gibi Wacken efsanesine uyan bir festivaldi.Bu sene 75 bin metalci Wacken festivaline dünyanın her yerinden geldi. Hiç unutmuyorum, ilk Wacken'e gittiğimde 5 bin kişi vardı ve biletin fiyatı da 50 DM (25 Euro) idi. Festivalin son senelerde büyümesi ve bununla birlikte tabii ki daha pahalı olmasι o yüzden pek şasdιrmιyor, her ne kadar bazen eski zamanlarι özlesem de… Sonuçta eskiden iki konseri birden izlemek problem değildi. Ama artιk böyle bir şey imkansιz. Sahnelerin birbirinden uzak olması ve yoldayken geçmek zorunda oluduğunuz binlerce kişi, artιk Wacken'e başka bir boyuta getirdi.

Ama izleyici sayιsιnιn ve bilet fiyatlarιnιn yükselmesine rağmen organizatörler de, her sene Wacken'i yeni şeylerle süslemeyi de unutmuyorlar. Artιk Wacken köyü, minik bir Wacken Disneyland'a ve bütün festival alanι neredeyse bir Wacken lunaparkına dönmüş bir halde.
Bu yιllardır oraya giden festivalcileri biraz ürpertiyor ama her sene orada çalan gruplar ve Wacken feeling'ini tatmak, bunlarι unutturuyor.
Öncelikle ve özellikle şunu söylemeliyim; bu senenin highlight'i benim için DIMMU BORGIR ve SEPULTURA'daydι.

Perşembe, 02.08.2012

Perşembe sabahι festival alanιna ulaştιğιmιzda çadιrιmιz için boş bir yer bulmak zor oldu. Yani bu sene öğrendim ki, Wacken'e çarşamba gününden gelmek, en mantιklιsı.

Perşembe günü ilk olarak Sepultura'yι izledim. Brezilya'nın metal tanrιlarιna sahnede, son albümleri "Kairos"ta çalan Fransız "Les Tambours Du Bronx" adlι davulcu grubu eşlik etti. 16 davulcu, Ghetto tarzιnda olan davullarιyla Sepultura'ya süper uyum sağladı. Son albümlerinden "Kairos", "Mask" ve "Dialog"dan sonra eski şarkιlarιndan "Territory", "Ratamahatta" ve "Roots"i çaldιlar. Ama benim için en büyük sürpriz Sepultura'nın Prodigy'nin "Firestarter" adlι şarkısını cover yapmasıydı. Bu, çoğu izleyiciyi şaşιrtmasιna rağmen bence süper bir cover performansιydι.

Volbeat

Saat 22.30'da sahneye çιktι. Son senelerde hayran sayısı çok büyüyen Danimarkalı grubun frontman'ı Michael Poulsen'ιn sesi her zamanki gibi inanιlmaz netti. "Sad Man's Tongue", "Guitar Gangsters and Cadillac Blood" ya da "Fallen" şarkιlarιyla herkesi coşturdular. İlginç olan birkaç şarkιda Kreator'un solisti Mille Petrozza ve Napalm Death'in frontman'ι Mark Greenway'in eşlik etmesiydi. Süper bir konserdi.

Circle II Circle 

Ne yazιk ki Volbeat ile aynι zamanda sahneye çιktι. O yüzden sadece son iki şarkιlarιnda grubu izleyebildim. İki sahnenin arasιndaki mesafe uzak olduğu için kendimi bir daha böyle bir strese atmamayı ve sadece bir grubu izlemeye karar verdim. Sonuçta insan kendisini ikiye bölemiyor ve iki grubun da tadιnι doğru dürüst çιkaramιyor. Circle II Circle'ye koşturduğumda birkaç Savatage şarkιsιnι yakalamayι umuyordum ama bu da ne yazık ki olmadι.

Taiwan'ιn yeni black metal grubu Chthonic, gerçekten çok ilginç bir konser verdi. Black ve thrash metali ilginç bir şekilde müziklerinde birliştiren grup, Taiwan'da insan haklarι için çok aktif ve son albümleri "Takasago Army"i geçen sene piyasaya çιkardι. Konserlerinde bana bazen Dimmu Borgir'i andιrdιlar. İzleyiciler tarafından da iyi karşιlandιlar.

Cuma, 03.08.2012

Cuma günü ilk izlediğim grup, Alman thrash metalciler Endstille'ydi. Sahneyi bir savaş alanı şeklinde dekore eden ve buna uyan müziğiyle çoğu izleyicinin perşembeden kalan yorgunluğunu alan grup, özellikle "Endstilles Reich" ya da "Ripping Angelflesh" şarkιlarında herkesi coşturdu.

Öğle güneşinde sahneye çιkan Amerikalı thrash metalciler "Sacred Reich", bu erken saatler için sağlam bir performans verdi. Vokalist Phil Rind ve grubu, özellikle eski albümleri "Ignorance" ve "Nicaragua" albümlerinden çaldι. Çaldιklarι şarkιlar arasιnda "Independent", "Crimes Against Humanity" ve "The American Way" vardι.

Hammerfall ve özellikle sempatik vokalistleri Joacim Cans, her zamanki gibi süper bir performans sergiledi. Bu grubu kaçιncι defa izliyorum; verdikleri performanslarι ve şarkιlarιyla izleyicileri her zaman eğlendirmeye başarιyorlar. Set listelerinde hiçbir şarkιyι özletmeyen grup, "Heeding The Call", "Bang Your Head", "The Dragon Lies Bleeding" ve tabii ki "Hearts On Fire"yi çaldι. Son albümleri "Infected"den de çalan grup her zamanki gibi süperdi.

Almanya'nιn yeni country rock/metal kahramanlarι The Boss Hoss, saat 17.00'a doğru sahneye çιktι. Çoğu rock şarkιlarιna cover yaparak country izi veren Berlinliler, gerçekten ilginç bir country metal tarzιna doğru giden bir grup. En ünlü şarkιları "Hey Yeah"nin yanιnda son albümleri "Liberty Of Action"den çalan grup izleyiceleri epey çosturdu.

Sanctuary'i merakla bekliyordum. Özellikle bir Nevermore hayranι olarak beklentilerim de büyüktü. Ama vokalist Warrel Dane, ya öğle saatlerinde sahneye çιktιklarι için pek memnun değildi ya da başka nedenlerden iyi bir performans veremedi. Özellikle "Die For My Sins" şarkιsιnda tonları pek tutamadι.

Thrash metalin efsanesi Overkill, bu sene 32 senelik grup geçmişini kutluyor. Frontman Bobby Bliss, bence hem sesiyle hem de fiziksel görünümüyle kendisinden daha genç olan müzisyenleri bin defa geçer. Set listeleri arasιnda beklenilen şarkιları ve son albümleri "Electric Age"den seçtikleri şarkιlar da vardι. Overkill çιkιnca başlayan yağmur hafif yağmurun, ertesi gün Wacken'i bir çamur vadisine dönüştüreceğini herhalde hiç kimse düşünmezdi.

Evet, bütün festivalde en büyük heyecanla beklediğim ve bu dünyada en sevdiğim grup Dimmu Borgir'di. Büyük bir orkestra (51 kişilik) ile sahneye çιkan grup harika bir ιşιk şovun yanιnda, süper bir sound ve müthiş bir set listesi ile izleyiceleri çoşturdu. Son albümleri "Abrahadabra"nın edit versiyonu olan şarkιlarι "Gateways"te, albümlerindeki gibi Djerv'nin vokalisti Agnete Kjolsrud gruba eşlik etti. Set listeleri arasιnda "Chess With The Abyss", "Ritualist", "Vredesbyrd", "Dimmu Borgir", "Puritania" ve tabii ki son şarkιlarι olarak "Mourning Palace" vardι. Her zamanki gibi müthiş bir şov yapan grup, benim için bu seneki Wacken'in en iyi grubuydu.

İsveç'in metal tanrιlarι In Flames, saat 23.00'a doğru sahneye çιktι. Wacken'deki konserlerinde ağιrlιkla olarak son albümleri "Sounds Of A Playground"dan çaldιlar. İlginç olan In Flames'in efsane şarkιlarι "Jester's Door" ya da "Cloud Connected"i başta çalmalarιydι. "Only For The Weak", "Quiet Place" ve "The Chosen Pessimist" şarkιlarιnda süper bir pyro-ateş şovu yapan grup, artιk Wacken'in efsanelerine ait. Sadece vokalist Anders Friden'in şarkιlar arasι çok konuşmasι bazen sιktι.

Cumartesi, 04.08.2012

Cumartesi uyandιğιmda ve duş almak için bir çamur vadisinden geçmek zorunda kaldιğιmda kendimi ilk önce kötü bir rüyada gibi hissettim. Gece o kadar yağmur yağmιş mιydι? Neden organizatörler, hiç değilse ana yollara son senelerdeki gibi saman ya da başka bir madde koymamιştι? İnanιn bu sefer kaçιnca defa Wacken'e gittiğimi bilmiyorum ama büyük ihtimal bunun sayιsι 13'ü geçmiştir. Her neyse, Wacken'de hiçbir sene ya da gittiğim başka bir yerde bu kadar çamur görmedim. Her taraf bir çamur vadisine dönmüştü. Çoğu kişi ayakkabιlarιnι çöp torbalarιna sarmιştι. Öğlen saatlerinde bir arkadaşιmdan da, çadırlarının bulunduğu bölgenin çamur cehennemine döndüğünü ve arabalarιnιn çamurdan zor çιktιğιnı, bu yüzden de erkenden eve döndüklerini duyunca yavaş yavaş çamurun boyutunu anladım. Cumartesi günü Wacken'in ana festival alanιna geldiğimde ve büyük bir boşluğa rastladığιmda dιşarıdaki camping yerlerinin halini tahmin edebiliyordum. Tek anlamadιğιm ve halen kritik yaptιğιm şey, neredeyse hiçbir yerde bu çamura karşι bir önlemin alιnmamasιydι. A'dan B'ye gitmek, neredeyse bir maceraya döndü. Kaymadan ve insanların birbirine tutunmadan yürümesi mümkün değildi. Çamur sayesiyle insan, nereye, hangi yoldan gideceğini düşünüyordu. Bu yüzden de çok sayıda kişi, hayal kırıklığına uğramış yüzlerle dolaşιyordu. Bütün sene heyecanla beklediğim festivalin bir gününü çamura kaybetmiştik, diyebilirim. İnanin eve döndüğümde bile günlerce ayakkabιlarıma ya da kιyafetlerime işleyen çamuru zor çιkarabildim. Burdan da Wacken gazisi Amir'e ve eşi Elif'e bol selamlar... Zavallι Amir, üstüne koşan bir manyak yüzünden çamurda çok kötü düştü ve omzu çıktı.
Bence Wacken organizatörleri, hava durumuna göre daha sιk önlemler almalιlar. Dediğim gibi, ana yollarda bile bir önlem almamalarι bence büyük bir hata ve herkes için büyük bir tehlike. Sonuçta Wacken'in hava durumu, festivalden önce de belliydi ve neredeyse her sene çamurla savaşan festival, bu sene bence bu konuda çok zayιf bir performans gösterdi.
Ben gelecek sene, pembe betty boop çizmelerimi -ne kadar çirkin olsalar da- yanιma almaya karar verdim. Bu sene Wacken'de onlar için neler vermezdim. Siz de, Wacken'e sakιn çamura dayanan plastik çizmesiz gitmeyin
Cumartesi berbat alan durumu yüzünden ne yazık ki istediğimden daha az grubu gördüm.

Gamma Ray
 

Kai Hansen her zamanki gibi süper sempaktikti ve konserden zevk aldιğι belliydi. Tabii ki efsane şarkιlarι "Ride The Sky", "Dethrone Tyranny", "Future World" ve son albümlerinden de şarkιlarι set listelerindeydi.

Amon Amarth
 

Viking metalciler, süperdiler. Hegg ve savaşçιlarι, son senelerde büyüyen hayranlarιnι hem müthiş bir set listesi hem süper pyro-ateş şovu hem de harika bir sahne performansı ile çoşturdular. Tabii ki set listelerinde "The Pursuit Of Vikings", "Guardians Of Asgaard" ve "Twillight Of The Thundergod" vardι.

Cradle of Filth


 

Bu sene Halloween'de (31 Ekim'de) yeni albümleri çıkan Cradle of Filth, konserlerinde birkaç yeni şarkısını çaldι. Ama bence set listeleri bu sefer daha çok en eski şarkιlarιna yönlendirilmişti. Wacken gibi büyük bir ve ağιrlιklι daha çok genç izleyicinin geldiği bir platformda, bunun stratejik olarak doğru bir karar olup olmadιğιna emin değilim. Sonuçta şarkιlar, en az altı senenin öncesinden olan şarkιlardandι. Acayip olan başka bir şey de, "Nympthamine Girl" şarkιsını Liv Kristine'in eşliği olmadan çalmalarιydι. Sonuçta Liv Kristine, bu sene kendi grubu Leaves Eyes ile Wacken'deydi. Bir de grubun güneş eşliğinde konser vermeleri, bir şekilde grubun karamsar şarkιlarιna uymadι. Çaldιklarι şarkιlar arasιnda "Humana Inspired To Nightmare", "Lilith Immaculate" ve "Heaven Torn Asunder" vardι. Konserlerini her zamanki gibi "From The Cradle To Enslave" ile bitirdiler.

Scorpions


 

Almanya'nιn en başarιlι rock gruplarιndan olan Scorpions, güzel bir ateş şovu yaptι. Set listelerinde, "Sting In The Nail", "Make It Real", "Is There Anybody There?", "Coast To Coast", "Loving You Sunday", "Dynamite", "Blackout", "Still Loving You" ve tabii ki "Rock You Like A Hurricane" vardι.

Machine Head
 

Yağmurun ve çamur bataklιğιnιn artιk çekilmez bir anιnda çalan grup, performanslarι ve iyi bir set listesiyle izleyiceleri yine de eğlendirmeyi başardι. Set listelerinde, "I Am Hell", "Old", "Imperium", "A Thousand Lies" ve tabii ki "Davidian" vardι.

Surprise act olarak Edguy sahneye çιktι.

WACKEN 2013:

Gelecek sene için yine sold out olan metal cennettine şu harika gruplar Wacken' da çalacak:

RAMMSTEIN!!!!!!!!!!!!!!!!!

Deep Purple, Doro Pesch, Anthrax, Rage, Haggard, ve Amorphis.

See you in Wacken - Rain or shine!

****                                                                                                                   Ayfer

 

                                                                                                                             

 

                                                                                                                                   



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: