MÜZİK ODASI

Dave Mustaine, egoları, yeni kankaları ve "Yeni Megadeth"

Emre Öztürk - 1 Haziran 2015

MEGADETH'İN YENİ VE ÇOK SERT SİMYASI

Megadeth'in uzun süredir beklenen 15. Albümü artık ufukta gözüktü. 'Risk' albümünden bu yana hüsran yaratma konusunda kendisini son derece geliştirmiş olan Megadeth'in son albümüne ilişkin beklentiler bu kez büyük. Grup albüm kayıtları için 'fena' bir bateristle çalıştı ve Dave Mustaine'in yeni albüm için hazırladıkları bir parçayı 'Holy Wars… The Punishment Due'a çok benzediğini söylemesi grubun fanlarında 'Galiba bu kez olacak!' dedirtti. Peki, Thrash metal dinleyicileri açısından son derece 'pis' bir huy olan progresif değişimleriyle, yönü belli olmadan rüzgarlarla ilerleyen Megadeth bu kez nasıl bir albümle karşımıza çıkacak?

Dave Mustaine, egoları, yeni kankaları ve

KUTSAL SAVAŞLARA GERİ DÖNÜŞ

Dave Mustaine alışılagelmiş bir şekilde grubu baştan sona yeniledi ve iki yeni isimle şu ana kadar yeni albüm için 15 parça kaydetti. Üç parça ('The Emperor', 'Why We Lie to You' ve 'Conquer… or Die') şu ana kadar adı kesinleşmiş parçalar olmakla birlikte Megadeth, Budgie'nin 'Melt Ice Away' adlı parçasıyla Fear'in 'Foreign Policy' adlı parçalarını da yeni albümde cover'ladı. Mustaine bu albüm için 2013'ten beri hazırladığı birçok riff'i kullandığını, albümde son dönemde okuduğu 'çılgınca bilimsel bilgiler' ve ' dünya tarihinin' liriklere yansıdığını ifade etti. Albümün 'daha önceki albümden farklı ve grubun daha önce denemediği bir tarzda olacağını' açıkladı. Bununla tezat biçimde kaydı tamamlanan 'Why We Lie to You' adlı parçanın müzikal yapısının 'Holy Wars… The Punishment Due'a çok benzediğini açıkladı. 'Umarım doğrudur!' dediğinizi duyar gibiyim… Değilse parçanın adı üstünde sormak lazım Mustaine'e "Why'd you lied to us?' diye…

İKİ DAVE BİR ELDE GARANTİ. DİĞER ELDE NE VAR?

Megadeth fanlarını neyin beklediğini söylemek bazı açılardan çok mümkün ancak bilinmezleri de en az tahmin edilebilirliği yüksek noktalar nispetinde karanlık. Bunun iki büyük sebebi var. Bu mevzuya geçmeden önce kesin olarak Mustaine'in karmaşık, komplike, değişken, sofistike müzikal yapısının ve alışılageldik hızlı ritim temelli Ellefson bas gitar tonunu duyacağımız kesin. Peki, sürprizlerimiz neler?

LAMB OF MEGADETH!

İlk sürpriz Chris Adler. Adler geçici baterist olarak Megadeth'in tüm parçalarında yer aldı ve geçtiğimiz ay Adler'in kayıt kısmı tamamlandı ve Adler kendi resmi internet sitesinde Lamb of God'a (LOG) döndüğünü açıkladı. Lamb of God'a sound ve tarzını veren üç temel etmenlerden birisi olan (Mark Morton ve cinayet şüphelisi olarak kısa bir süre önce tutuklu yargılanıp serbest bırakılmış olan Randy Blythe ile birlikte) Chris Adler tam manasıyla 'ayaklarıyla davul çalanlardan…' Adler'in, Dave Lombardo'nun mükemmelleştirdiği double bas tekniğini 'heel-toe' tekniği ile 'imkansız halde harikalaştıran' kişi olduğunu, son derece hızlı short period ağır aksan bateri çaldığını ve yakalaması zor olan long period güçlü vuruşlara sahip double bas bateri çaldığını artık bilmeyen yoktur. Bugün LOG konserlerinde 'Wall of Death' yapılıyorsa sebebi bu adamın aniden ağır aksan short period heel-toe tarzı bateriden yıldırım hızıyla double cross, twin pedal ve son derece etkin ride kullanımına geçmesindendir. Adler'i bence en iyi tanımlayan parçalar LOG'un '11th Hour', 'Redneck', 'Laid to Rest' ve 'Walk With Me In Hell' parçaları… Adler faktörü tam manasıyla bir 'X Factor' olarak nitelendirilebilir ve bu faktörün Megadeth'e en azından yukarıda saydığımız özellikleri getireceği aşikar. Adler ilk kez bir başka gruba çalmıyor ve kendi solo albümü de olmak üzere çok sayıda grupla birlikte çaldı. Adler'in tüm çalışmalarında değişmeyen tek şey tarzının 'değişmemesi' Ben bu gerçeğin, söz konusu şahıs Mustaine gibi dev egoya sahip bir müzisyen olsa bile, değişeceğinin düşünmüyorum nitekim Musatine de Adler'i bu tarzı dolayısıyla seçtiğini daha önce açıklamıştı.

Dave Mustaine, egoları, yeni kankaları ve

STÜDYODA BOMBA YAPTILAR

Peki, Chris Adler'in bateri tarz ve tekniğini herhangi bir Megadeth albümünde duyduk mu? Evet duyduk! Bu albüm Adler'den daha ağır ancak çok daha sofistike çalan Nick Menza'nın bulunduğu ve Thrash Metal'in kutsal albümlerinden sayılan, çoğu uluslararası otoriteye göre türünde en sofistike ve müzikalitesi en güçlü olan albüm sayılan 'Rust In Peace'ten başkası değil. Scott Ian'in "O kadar karmaşık ki adeta çok hızlı bir jazz albümü gibi' dediği bu albümde sadece long period olarak yer alsa bile Menza bu lezzeti bize tattırdı. Kısacası Mustaine'in tarzına Groove ve Metalcore ögelerin eklendiğini ve bunların birleşimden çıkan bir parçanın Mustaine'in iddia ettiği gibiyse 'Holy Wars'a benzediğini düşünün. Stüdyoda müzik yerine bomba yapmak gibi bir şey bu…

BREZİLYA'DAN TOPÇU TRANSFER ETTİLER

Şimdi yeni albümün bombasına geliyoruz. Brezilya'nın en bilinen Metal gruplarından Angra'nın lead gitaristi Kiko Loureiro da Megadeth'e transfer olan isimler arasında. Brezilya deyince akla Sepultura gelir (ve gönül ister ki transfer olan isim Andreas Kisser olsa…) ancak Power Metal türünde sadece ülkesinde değil tüm dünyada iyi bilinen gruplardan birisi 'Angra' ve Kiko, son derece karmaşık ve çok geniş müzikal yelpazeye sahip oldukça iyi bir gitarist. Power, Progresif ve bir bu kadar belirgin caz tonuna sahip olan Kiko'nun yan proje olarak elektronik-tekno müzik projesinde yer almışlığı bile var. (bir nevi 'bir milyoncu' pazarı gibi ne ararsanız var) Kiko'yu dinlediğinizde komplike, ritmi ve hızı sürekli değişen, hızlı, bir parçada en az 5-6 riff'le giden ve 2 riff arası çok hızlandırılmış caz soloları duymanız içten bile değil. Evet! Oldukça Mustaine tarzı geliyor kulağa. Adam boşuna getirmiyor Brezilyalı bitirici forveti gruba…

Dave Mustaine, egoları, yeni kankaları ve

GİTAR YÜKÜ DAVE'İN OMUZLARINDA OLACAK

Kiko'nun gitarı ayrıca ağır Blind Guardian havası barındırıyor. Ritmi sürekli değiştirdiğinden ağır ve aksanlı kısa soloları da fazla bu da esas solo işini Mustaine'in yükleneceği anlamına geliyor. Kiko'nun gitar dergilerinde çift el tapping, sweep picking, ters picking makaleleri yazdığı, bunun yanı sıra gitara akustik gitarla başlayıp bu türde son derece iyi bir noktaya geldiği de göz önünde tutulduğunda Mustaine en azından kendisine her anlamda adapte olup katkıda bulunabilecek bir gitarist bulmuşa benziyor. Kiko'nun tüm bu anlatılan gitar tekniğini özetleyen tek bir parça varsa o da eski grubunun 'Secret Garden' albümündeki 'Newborn Me' adlı parçadır. Sonuç olarak Megadeth kendi müzikal yapısına 'cuk' diye oturan adamı yine bulmuşa benziyor.

MEGADETH'LE ADLER'İ TOPLA ALBÜMLE ÇARP!

Yukarıdakilerin özeti şudur: Yeni Megadeth albümün sound'i her anlamda daha önceki 8 albümden daha sert ve hızlı olacak. Groove ve Metalcore ögeleriyle Mustaine'in hızı, sofistike riff'leri ve soloları birleşecek. Buna Kiko'nun güçlü deneysel, progresif anlayışı eklenecek. Eğer gerçekten de 'Holy Wars'a benzeyen bir parça varsa ancak bu şekilde oluşabilir. Mustaine bir kahve mağazası zinciri sahibi olarak ticareti iyi öğrenmiş olmalı ki dinleyicilerine 'Holy Wars' örneğini veriyor. 'Holy Wars'a benzer bir parça olması için deneysel kozmopolit müzik anlayışından pure Thrash anlayışına geri dönülmesi lazım ki bu ekipte sadece Chris Adler 'Pure' müzikal anlayışa sahip. Elimizdeki bir ipucu Adler'in kaydının çok kısa sürede bitirilmiş olması. Pure anlayışta birisine deneysellik verdiğinizde Adler bile olsa hızlı adapte olamaz ve kayıtlar uzar. Adler'in kaydını hızlı tamamlaması değişmeden çaldığının ve dolayısıyla albümün gerçekten sert olduğunun göstergesi. Bir başka ipucu ise LOG'un Temmuz ayında yayınlayacağı yeni albümü 'VII: Sturm und Drang'in yayınlanan parçası 'Still Echoes'da grupla birlikte Adler'in de sertliğin dibine vurduğu… Bu kafaya sahip bir adamın Megadeth'in müzikal iskeletine güç ve sertlik vermemesi imkansız… Eğer Mustaine, Adler'e partisyonları dikte etmediyse bizleri büyük ihtimalle klasik Megadeth müziğine eklenmiş korkunç sert tona sahip bir albüm bekliyor.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: