MÜZİK ODASI

Efsanevi Guns N' Roses elemanı Adler: "Axl'ı hala seviyorum"

Mahmut Saral - 11 Şubat 2015

Ex Guns N' Roses üyesi Steven Adler, ölmeye niyetli değil
Steven Adler'ı severim, tatlı bir adam. Daha önce gerçek hayatta gördüm mü, sohbetim var mı, hayır yok! Ama birçok rock yıldızını da zaten gerçek hayatta görmeden; yaptığı işler, takındıkları tavırlarla, mimikleriyle sevmiyor muyuz?
Steven Adler, çok bilinen, ama bir yandan da pek tanınmayan bir isim. Tanıyanları bir kenara bırakırsak, ismen birçok kişiye bir şey ifade etmiyor belki. Ama Guns N' Roses - Appetite For Destruction dersem çok fazla duyguya kapılabilirsiniz. Çünkü bu efsane albümde yer alan davulcunun ta kendisiydi!
Efsane kadronun efsane davulcusu Adler, Guns N' Roses ile tüm zamanların en çok satan debut (çıkış) albümü olan AFD'ye imza attıktan sonra ne yazık ki gruptan uzaklaştırılmıştı. Aşırı içki ve uyuşturucu sorunları, Adler'ı yalnızca Guns N' Roses'dan koparmadı, aynı zamanda GN'R sonrasında AC/DC'ye yeni davulcu olarak katılmasını da engelledi. Bunda Axl Rose'un Adler hakkında bağımlılıkları sebebiyle olumsuz görüş bildirmesinin de payı büyüktü (internetin yalancısıyım).
Dünyanın zirvesindeyken bir anda en dibe çakılmak birçoğumuzun duyduğu, ama hissetmediği, anlamadığı bir şey. İşte Adler tüm bunları yaşadı. "Uzun yaşamaz, adam olmaz" düşüncelerine rağmen yol almasını bildi. Belki eski parlak günlerinden çok çok uzaklarda son yıllarda, ama yine de mutlu, yine de davul çalıyor, ailesi ve sevdiği arkadaşları, bir de kendi soy ismini taşıyan "Adler" adında grubu var.
Hem biliyor musunuz, tüm zamanların en iyi rock gitaristlerinden biri olarak gösterilen Slash'e gitar çalması için teşviklerde bulunan adamdır Steven Adler. Gerçi o yıllarda ikisi de çocuktu haliyle. Bu yüzden Slash ile kardeş gibidirler, Slash'in bir süper star olduğunu söyler durur, ama Slash de geri kalmaz. Adler, geçenlerde 50. yaş gününü kutladı ve Slash de "Eğer o olmasaydı bugün gitar çalamazdım" diyerek "Popcorn" lakaplı (sarı dolgun saçları sebebiyle) arkadaşına değer verdiğini tekrar gösterdi.

Efsanevi Guns N' Roses elemanı Adler:

Back From The Dead
Aslında bu isim İngilizce ve Türkçe anlamlarından çok daha derin anlamlar taşıyor bana göre. En basitinden, içki ve uyuşturucu bataklığında yıllardır sürünen Adler'ın hayata yeniden dönüşü, yeni bir başlangıç noktası demek bu. Henüz albüm çıkmadan önce albümün ilk single'ı The One That You Hated yayınlanmıştı. Temposu yüksek ve "geri döndüğünü" gösteren bir şarkıydı adeta. Tamam, çekilen klipte belki diğer grup elemanlarına göre biraz yaşlı kaçıyordu görünüş olarak, ama onun ilk Guns N' Roses zamanlarından beri yüzünde olan gülümsemesi ve çocuksu bakışları hala aynıydı, bu hala Steven Adler idi (Karıştırıp da Steven Tyler yazmamak için diken üstündeyim)!
Albümün çıkmasına birkaç ay kala bir dergi için röportaj yapmıştım Adler ile. Hatta bu röportaj için 6-7 ay beklemem gerekmişti. Malum, "albümün çıkışına yakın bir tarihte yapalım ki albümü destekleyecek nitelikte olsun" düşüncesi vardı. Ne var ki bu albümü Türkiye'de göremedik, neyse...


"Axl'ı hala seviyorum ve bence benim albümüm Guns N' Roses'ın Chinese Democracy'sinden daha iyi"
Adler, benle yaptığı röportajın öncesinde birçok röportaj vermişti ve o röportajlardaki cevaplar arasında en çok dikkat çekeni "Benim hazırladığım albüm, Guns N' Roses'ın Chinese Democracy'sinden daha iyi" açıklamasıydı. İddialı bir söylemdi bu ve ben de bu cevabı hatırlatmıştım ona. O ise, "Artık bu konular hakkında konuşmak istemiyorum, yeni bir grubum var ve bu benim için yepyeni bir kariyer. Sözü dinleyicilere bırakıyorum. Axl'ı hala seviyorum" diyordu.
Tam da her şey çok güzel gidiyordu derken...
Adler, pek haksız sayılmazdı aslında. Albüm gerçekten sıkıydı. Şarkıların hemen hepsinin temposu yüksek, gitarları ve davulları çok net, çok zevkliydi. Üstelik albümde John 5 ve Slash gibi müzisyenler de katkılar sağlamıştı. Hele Slash'in yer aldığı Just Don't Ask isimli slow şarkı tek kelimeyle harikaydı. Bu şarkıyı ve tabii ki gitar solosunu bir kız arkadaşıma dinletmiştim, çalanın Slash olduğunu söylemeden. Ağzının açık ve tüylerinin diken diken bana baktığını hatırlıyorum. Her neyse...
Güzel bir albüm çıkmıştı ortada. Şimdi sırada konserler vardı ve onlar da yavaş yavaş başlamıştı. Ufak ufak tekrar müzik dünyasında Steven Adler'ı görmeye alışıyorduk ki yine o belalar geri döndü. Adler, albümün çıkışının birkaç ay sonrasında bağımlılıkları yüzünden tekrar rehabilitasyon merkezine yatmak zorunda kaldı.
Bu olayın yaşanmasının üzerinden 1 yıl civarı süre geçti ve her şeyin çok güzel gittiğini, tekrar davul çalmak için sabırsızlandığını söylüyor. Hatta Adler, bu tedavi sürecinde birçok resim de çizdi ve bunları düzenlediği özel bir Meet N' Greet etkinliğiyle hayranlarıyla buluşturdu. Keşke İstanbul'da otursaydın adam! Biliyorum, saçma oldu bu tepki :( Bundan sonrası için "kaldığı yerden devam" edecek gibi görünüyor. Umarız... Biz albüme geri dönelim.

Çıktıktan 2 yılı aşkın süre sonra...
Nihayet albümü alabildim, evet, alabildim! Albümün gayet sağlam olduğunu tekrar etmek istiyorum, ama bana göre "başarısız promosyon çalışmaları" sebebiyle (Adler'ın bağımlılığı da var) gerekli ilgiyi görmedi, göremedi. Bir kere, ben bu albümü 2 yıldır para verip satın alamadım. Albümün satıldığı sitede ne ettiysem kredi kartımı kabul ettiremedim, olmadı. İşin kötüsü, Amazon, Ebay gibi sitelerde de albüm yoktu. Yalnızca dijital olarak satılıyordu. Koleksiyonluk sürümünü almak istiyordum, ama onu da alamadım, dediğim gibi. Müşteri hizmetlerine attığım mail'ler de cevap vermedi ve bu süreçte Adler'ın 2 şarkısından başka şarkı dinlemek istemedim; "The One That You Hated" ve "Just Don't Ask". Eh, böyle sıkıntılar yaşayan bir ben değilimdir herhalde, birçok kişi böyle sorunlar yüzünden albümü alamamış olabilir.
Bir hüzün de benim için: Anaaaa, albüm gelmiş, ama kopya bu!
Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce, Amazon'da Back From Dead'in fiziksel versiyonunun, yani kutulu albümün satıldığını gördüm. Hem de Amazon'un kendisi satıyor. Hemen aldım ve beklemeye koyuldum! Albüm, bugün itibarıyla (04.02.2015) elime ulaştı ve heyecanla paketi açtım. Heyecanım yerini hüsrana bıraktı desem yalan olmaz. Almak için yıllardır beklediğim albüm, elime "kopya" olarak gelmişti. Evet, albümün kapak tasarımından tutun da basılan CD'sine kadar her şey "sanki korsan baskı" kalitesindeydi. Hepimiz kopya CD kullandık, kullanıyoruz. 700MB boyuta sahip, hassas yüzü sarı renkte olan boş CD'leri (CD-R) bilirsiniz. Heh işte, bu albüm de o CD'ye basılarak gönderilmiş bana. Birkaç şarkı da çalışmıyor üstelik :(

 Efsanevi Guns N' Roses elemanı Adler:

Şimdi düşünüyorum (öyleyse varım)...
Acaba albüm gerçekten de böyle mi basıldı? Yani maliyeti az olsun diye? Albümün kapak kitapçığındaki yazı fontu, CD'nin üzerindeki font, arka tarafta yazılanların fontları birbiriyle aynı "basit"likte. Sanki World'ten yazılmış gibi. Ne bir yayıncı firma bilgisi, ne bir şarkı bilgisi ne de albümlerde âdet olan "şuna teşekkürler, buna teşekkürler" gibi bir metin yer alıyor albümde. E hal böyle olunca insan da şüphe ediyor. O kadar bekle, para ver, ama eline ne gelsin!
Bazı yayıncı firmalar var. "Biz basım ve satım için lisansını alıyoruz, böyle basıyoruz, sorun yok" diyorlar. Yani işini kılıfına uyduruyorlar. Bu albüm de öyleyse vay bana vaylar bana. Ama mail attım, bekliyorum bakalım ne diyecekler. Cevabı gelir mi bilmiyorum, ama bunu size söylemeyeceğim (siz de çok meraklıydınız ya)...
Ehm, sonuç olarak albüm güzel, güzel. Hard rock severlere şiddetle tavsiye edilir!
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: