MÜZİK ODASI

Robotik, romantik bir neo-rock ikonu: Buckethead

Mahmut Saral - 25 Nisan 2015

Buckethead. O duygusal bir robot

Size Buckethead'ten söz etmek istiyorum biraz. 150'nin üzerinde albüm yayınlayan ve birçok önemli müzisyenle çalışan Buckethead, belki de duyguların mekaniklikle buluşma noktası. Az konuşuyor, çok çalışıyor, sürekli yeni albümler çıkarıyor. Albüm çıkış aralıkları genellikle kısa süreli olunca basım adetlerini de kısıtlı tutuyor sanırım. Öyle ya, 2006'da çıkardığı Crime Slunk Scene albümünü (Mesela Sootslayer'ı dinleyin.) şu an "sıfır" olarak bulmanız zor, hatta ikinci el olarak bulmanız da bir o kadar zor. Nadiren Ebay ve Amazon gibi platformlarda 1-2 tane ikinci el görebilirsiniz, onlar da 100 dolar civarında satılıyor. Sıfır albüm ise basılmayacak. Bunu öğrendiğimde plak şirketine "Bari elinizde ikinci el varsa onu yollayın" diye cevap da göndermiştim. Takmadılar beni tabii, her neyse...

Robotik, romantik bir neo-rock ikonu: Buckethead

Her çocuk bir gün fantastik tarafını keşfeder

Brian Carroll, utangaç bir çocuktu. Pek sosyal bir hayatı olduğu söylenemezdi. Zamanının büyük bölümünü odasında, çizgi romanları, filmleri ve video oyunlarıyla geçiriyordu. Geri kalan zamanında da Disneyland'e uğrardı. Çünkü Güney Kaliforniya'daki evi buraya yakındı ve burada kendini başka dünyalarda hissederdi...
İlerleyen yıllarda müziğe ilgi duymaya başlamıştı Carroll. Gitar çalacaktı, ama utangaç bir çocuk bunu nasıl yapabilirdi? Odasında, tek başına olabilir, ama ya sahnede? Öyle ya, eğer çok yetenekliyse bu ona itici bir güç olacaktı. 

Buckethead fikri nasıl oluştu?

Robotik, romantik bir neo-rock ikonu: Buckethead

Halloween 4: The Return of Michael Myers... Bu filmi izlerken bir yandan da bir kova dolusu tavuk kızartması yiyordu. Filmde Michael'ın taktığı beyaz maske çok hoşuna gitmişti. En yakın zamanda bir tane de o aldı. Tavukların yer aldığı kova da aklından çıkmamış meğerse. Bir de kova aldı ve bunları takarak aynanın karşısına geçti, hafif bir ses tonuyla "Buckethead. Buckethead burada" dedi...
Böylelikle utangaç bir çocuk olan Brian geride kalmış, Buckethead doğmuştu. Buckethead bir takma isim değil, daha çok bir "ikinci kişilik" anlamına geliyor. Tıpkı bir aktörün beyazperdede farklı rollerde görünmesi gibi...

Süper ilginç kova kafa
Kafasına kova yerleştiren ve o kovayı bir tavuk mezarlığı olarak gösteren biri acaba nasıl bir çalışma arkadaşı olabilir? Belki de ölü tavukları hayata döndürebilmeyi gösterir günün birinde. Hem bu adam, yani Buckethead (Brian yok), tavuklar tarafından bir tavuk kümesinde büyütüldüğünü iddia ediyor. Kümesler kutsal ve huzurlu yerler ona göre. Ayrıca bir de anagramı var, Death Cube K. Yüzünü göstermiyor ve verdiği röportajlarda tam olarak kendisi değil, elindeki Herbie isimli kuklası konuşuyor. Fantezi ile adeta içiçe geçmiş bir adam Buckethead...

Michael Jackson etkisi...

Buckethead'in ilham aldığı birçok kişi var. Mesela gitar çalmasında ona etki eden isimler olarak Paul Gilbert, Shawn Lane, Yngwie Malmsteen, Angus Young, Randy Rhoades, Danny Gatton ve Albert Lee gibi isimleri örnek veriyor. Ama onun için en önemli isim Michael Jackson. Buckethead, Jackson'ın nasıl çalıştığını, şarkılarını nasıl yazdığını görmeyi çok istemiş ve aynı zamanda onla çalışmayı da... Jackson'a büyük hayranlık duyan gitarist, Popun Kralı aramızdan ayrıldığında ona saygı ve özlem taşıyan bir de şarkı yayınlamıştı; "The Homing Beacon."

Guns N' Roses ile dünya çapında ün

Robotik, romantik bir neo-rock ikonu: Buckethead

80'li yıllardan beri müzik yapan, fazla mekanik gibi görünse de kattığı duygularla ortaya ilginç şarkılar çıkarmayı başaran Buckethead, dünya çapında ünü Guns N' Roses grubuyla yakaladı diyebiliriz. Iggy Pop'tan Serj Tankian'a, Mike Patton'dan Viggo Mortensen'a kadar birçok ünlü isimle çalışan, birçok filmin soundtrack'lerine katkılar sağlayan bu adam, 2000 yılında Guns N' Roses'a dahil oldu ve 2004'e kadar hem konserlerde boy gösterdi hem de 2008'de çıkan Chinese Democracy albümünde önemli görevler üstlendi.
Axl Rose, Buckethead'i gruba davet eden kişiydi. Hatta Bucket'ı Noel'de kendi evine davet etmişti konuşmak için. Buckethead ise, "Grubu biliyorum tabii, ama bu gruba ben uygun muyum diye düşünmeden edemedim. Sonrasında da kabul ettim" diyor 2002'de verdiği bir röportajında.
Şarkılara kısa sürede ısınan Buckethead, Slash'in yazdığı gitar sololarını kendi tarzına göre en iyi uyarlayan adamdı belki de. Sahnede heykel gibi durarak çaldığı gitarı, ışıklı kedi gözlü maskesi (Rock N' Rio 2001 - November Rain final solosu), zaman zaman şarkı aralarında yaptığı nunçaku şovlarıyla seyircileri etkilemeyi başaran bir figür oldu, ama GN'R kariyeri fazla uzun sürmedi.

Guns N' Roses'ı değil de kendi yolunu seçti.

gunsnfnroses.com forumlarında, 2010 yılında yayınlanan bir röportaja göre Buckethead, Guns N' Roses'dan ayrılmasını şöyle yorumluyordu: "Özellikle 2002'deki turnenin ardından çok yoruldum ve yıprandım. Axl, çok akıllı ve çalıştığım en mükemmeliyetçi insandı, her zaman yeni fikirlerle geliyordu ve yeni şeyler denemeye başlıyorduk, zaman da kaybediyorduk bu yüzden. Grup elemanlarının aralarındaki ilişkilerde de yıpranmalar vardı ve her şeye yeniden başlamak için zamana ihtiyacımız vardı. Ben de bu sürecin en doğru an olduğunu düşünerek Guns N' Roses'dan ayrılmaya ve kendi solo kariyerimi sürdürmeye karar verdim." Ve evet, Guns N' Roses'a geri dönmeyi, "Guns N' Roses'da bir gitarist" takısıyla anılmayı istemiyor.
Buckethead, Guns N' Roses ile 25'ten fazla şarkı hazırladığını (ki o halde bunların en az 15 tanesini henüz duymadık) söylüyor. GN'R ile en ilginç anısının da Rock N' Rio konserinde sütyenlerini çıkarıp soyunan ve bu sütyenleri Axl'a fırlatan kızlar olarak açıklıyor. Kariyerinde daha önce böyle bir şeyle karşılaşmamış hiç...

Ozzy Osbourne'dan teklif

Robotik, romantik bir neo-rock ikonu: Buckethead

Birçok ünlü isimle çalıştıktan sonra Guns N' Roses ve Ozzy Osbourne gibi isimlerden övgüler almak, çalışma teklifleri almak tabii ki gurur verici bir şey. Ama her şey bunlarla bitmiyor. Ozzy Osbourne, hazırladığı büyük bir turne için ekibini toplarken bu ekipte Buckethead'in de olmasını istemiş. Çünkü onun bir kaçık gibi çaldığını düşünüyordu, ama bir de kimlik değişikliği fikri vardı kafasında. Buckethead ise Ozzy ile tanışmaktan mutluydu, ama maske ve kova gibi onun ikinci kimliğini yansıtan unsurlardan vazgeçemezdi. Bu yüzden Ozzy'nin teklifini kabul etmedi ve turnede yer almadı.

Dave Mustaine: "Bu herif ben ve Slash'in birleşiminden bile daha iyi"

Dave'in bir röportajından kısa ve öz alıntı: "Slash'i seviyorum, o harika, ama bazen Buckethead gibi adamlar görebiliyorsunuz. Bu herif büyük olasılıkla ben ve Slash'in kombinasyonundan bile iki katı iyi bir gitarist" (Sana katılmıyorum Dave).

Şu aralar ne yapıyor?

12 Nisan itibarıyla 2015 yılındaki 25. albümü Paint to the Tile'ı indirilebilir olarak yayınladı. Devamı da yolda sanıyorum, çünkü neredeyse her hafta yeni bir albümle geliyor artık. 
Son olarak, kendisi gibi garip, ama eğlenceli sitesinde çok daha fazla şey bulabilirsiniz:

http://www.bucketheadland.com/index_main.html

Robotik, romantik bir neo-rock ikonu: Buckethead

 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: