MÜZİK ODASI

Şeytanlar, İfritler, Ecinniler Dikkat! A'dan Z'ye Cehennem Festivali'ne HAZIR MISINIZ?

Can Sarıçoban - 5 Temmuz 2015

Bu yıl 10. yaşını kutlayan Hellfest Summer Open Air, birbirinden ünlü grupları ve şahane bir heavy metal ortamını bize sunarak bu haziranda da üç gün boyunca bizleri yakıp kavurmayı başardı…

İlk olarak festival hakkında genel bilgiler verdikten sonra en azından önümüzdeki yıllarda ülkemizden bu festivale gitmek isteyen "cehennemdaş"larımıza yardımcı olması açısından gün be gün neyin nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağız… 

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Hellfest, ilk olarak 2006'da Nantes'in yakınlarındaki Clisson kasabasında Ben Barbaud tarafından gerçekleştirildiğinde, 10. senesinde 150.000'den fazla katılımcıya ulaşabileceğini, 164 grubun konser vereceğini, sadece festival alanının kendi barlarında 260.000 litre bira tüketileceğini büyük ihtimalle hayal dahi edemezdi. Yerel gazeteye verdiği röportajda da zaten benzer şeyler söylemiş kendisi… O artık Wacken'ın Avrupa'daki tacını elinden alıp her sene daha da büyüyen ve standardını yükselten bir festivalin kurucusu.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

2006'da "Main Stage" ve "Hard'n'Heavy Training" olmak üzere iki sahne ile gerçekleştirilen festivalin sahne sayıları 2007'de üçe, 2009'da dörde, 2013'ten itibaren ise bugünkü haline yani "Main Stage 01", "Main Stage 02", "The Altar", "The Temple", "The Valley", "The Warzone" olmak üzere altıya yükseldi. Tabi sahne sayılarının çok olması festivalin büyüdüğü anlamına gelse de daha keyifli bir festival geçireceğiniz anlamına gelmiyor. En az sayıda sevdiğiniz grubu kaçırmanız için elinizde program sahneden sahneye adeta bir maratonmuşçasına koşturmanıza neden oluyor. Yemek, içmek, işemek zaten cehennemde ihtiyaç duymayacağınız(!) şeyler. Tabi arada taş gibi dansçı hatunların bol ateşli ve seksi gösterilerini izlemek uğruna birkaç konseri kaçırmak isteyebilirsiniz.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Paris'e uçtuktan sonra Hellfest'e gitmenin çeşitli yolları var. Ulaşımın biraz pahalı olduğu Fransa'da en ucuz olanı festivale direkt giden ve festival bileti ile birlikte satın alabileceğiniz otobüs turları. Ancak bu yöntem ucuz olsa da pek konforlu sayılmaz. Hatta anırmaktan usanmayan birkaç sarhoş yüzünden tüm geceyi uykusuz geçirip festivalin ilk günü olan cuma sabahına bitmiş bir halde başlamanız mümkün. İkinci seçenek ise trenle gitmek. Eğer önceden işe yarar bir saate tren bileti bulabilmişseniz kaçırmayın. Eğer son dakikada almaya kalkarsanız, uçaktan da pahalıya patlar ve sinirinizi bozar. Bir diğer seçenek ise araba kiralamak, tabi otoyol, sigorta, depozit vs. ücretleri ile semeriyle seksene patlayacağını unutmayarak. Biz bu sene araba kiralamayı tercih ettik. Keyifli bir yolculuk geçirmemize rağmen yüksek depozit ücretinin kilitlediği kredi kartımız yüzünden festivalde epey zorlandık. 

Clisson'a perşembe akşamüstü varıp tüm kampçılar en ferah gölgelik ağaç altını kapmadan önce çadırı kurup kamp malzemelerini yerleştirmek; yürüme mesafesindeki hipermarketten oldukça uygun fiyata her türlü yeme-içme-alkol alışverişini yapmak en mantıklısı. Ancak unutulmamalı ki kamp alanında gece boyunca haykıran sarhoşlardan tutun da gözünüzü patlatan spot ışıklarına kadar uykunuzun içine edecek birçok etken var. Bu yüzden biz çadırımızı birkaç uyanık kampçı ile birlikte kamp alanına uzak, festival alanı ile hipermarket arasında sessiz bir ağaçlık alanına kurmayı tercih ettik. Festivale cuma öğleden sonra varmış olmamıza rağmen çadırı kurabilecek rahat bir alan bulabildiğimiz için şanslıydık. 

İşlerimizi bitirip sonunda festival alanına girdik. Billy Idol'un yarısına yetişebilmiştik. Sahneyi karşıdan gören güzel bir yer bulup da iki buçuk litrelik buz gibi bira sürahimizden kocaman bir yudum aldığımız anda Rebel Yell çalmaya başladı. Sonunda Hellfest'e geldiğimizi idrak edebilmiştik. 1955 doğumlu Billy Idol yani gerçek adıyla William Michael Albert Broad adeta yıllara meydan okumuş tüm enerjisiyle ve gençliğiyle bizi büyülemeyi başardı. Rebel Yell'in ardından Mony Mony, White Wedding ve L.A. Woman ile bizleri coşturup sahneden indi.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

İzleyebildiğimiz ikinci konser Alice Cooper oldu. Daha önce 2010 senesinin ikinci gününün kapanış konserinde sahne alan Alice Cooper oldukça tiyatral bir konser vermiş, hiç bitmeyen enerjisiyle Hellfest ahalisini coşturmayı başarmıştı. Üstelik bunu geçmişteki kült parçalarının çoğunlukta olduğu bir setlist ile başarıyordu. Aradan beş sene geçmiş olmasına rağmen bu sene de karşımızda aynı çılgınlıkta bir herif vardı. Benzer bir konsept; her şarkı için ayrı bir dekor, ayrı bir kostüm, ayrı bir mizansen… No More Mr. Nice Guy, Billion Dolar Babies, Hey Stoopid, Dirty Dimonds, Welcome to Nightmare, Feed My Frankenstein, I'm Eighteen, Poison ve daha nice klasik yine kulağımızın pasını silmeyi başardı. Bis yapıp da School's Out ile konseri tamamlamak üzere Alice Cooper sahneye geri döndüğünde parçayı Another Brick in The Wall Part II ile harmanlayıp bize küçük ve anlamlı bir sürpriz yaptı.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Alice Cooper konserinin ardından yol yorgunluğumuzu atmak ve içkilerimizi tazelemek üzere VIP alanına geçtik. VIP-Presse alanında özel bir bar ve konserlerin canlı olarak izlendiği bir ekran; internet, bilgisayar ve priz bulabileceğiniz bir oda, bazı grupların basın toplantılarını yaptığı bir salon ve VIP'e özel dans gösterilerinin olduğu bir alan vardı. 

The Altar'daki Children of Bodom konserini harcamak uğruna VIP'deki ateşli ve seksi dans gösterisine daldık ve ardından Satyricon ve Judas Priest konserlerini izledik. 1991 yılında kurulan Norveçli Black Metal grubu Satyricon aslında 2000'li yılların ortalarına kadar kısıtlı bir dinleyici kitlesi tarafından tanınıyordu. 2015 performanslarını 2012'dekine nazaran daha az coşkulu bulsak da bu türden hoşlananlar için izlemeye değerdi. Konserin sonuna kalamadan Judas'a yetişmek için sarhoşları yararak Main Stage 01'e koştuk. Rob Halford'u ilk kez 2008 Kuruçeşme Arena'da izleme şansı yakalamıştık. Daha o zamanlarda başlayan hasta olduğuna ve sahnede zar zor ayakta durduğuna dair dedikodulara rağmen, 2011 Hellfest'te de, bu sene de karşımızda yine aynı hasta, ayakta zor duran fakat bir buçuk saatten fazla sahnede kalabilip haykırmaktan, çığlık atmaktan yorulmayan bir 'süper dede' vardı.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Hem yol yorgunluğu hem de üstüne konserlere yetişebilmek adına yaptığımız koşturmacalar bizi bitirmişti ve çadırımıza nasıl döndüğümüzü bilemedik. Lakin bir sorun vardı; burada gündüz bikiniyle dolaşacak kadar kavruk ve sıcak bir hava varken gece adeta kara kışa dönüyordu ve uyurken lahana gibi giyinmek zorunda kalıyorduk -pardon Can Sarıçoban doğuştan bir kalorifer olduğu için böyle sıkıntılar olmuyordu-. Sabah çadıra vuran güneşten buhranlar bastığı için kendimizi dışarı atarak uyanıyor ve ayılıyorduk. Hemen yakınımızdaki McDonald's tuvaletinde -herkes gibi- temel ihtiyacımızı karşılayıp, tam karşısındaki hipermarkete kahvaltılık bir şeyler almak için dalıyorduk. Markette alışveriş yapanların %90'ı Hellfest tayfasından olduğu için herhangi bir tanesi anlaşılmaz bir böğürme gerçekleştirdiğinde diğer herkes 'Yeaaaahhhh' diye bağırarak karşılık veriyordu.

Çadırımızın önündeki çimlerde kilimimizi serip adeta Caddebostan sahilindeymişçesine bir keyifle kahvaltımızı ve sporumuzu yaptık. Sonra yönümüzü VIP/Presse Area'ya çevirdik. Alanda biraz takılıp içtikten sonra temelleri 1987'ye dayanan tamamı hatunlardan oluşan (ya da 2015'in çılgın teyzelerinden) Los Angeles'lı L7 adlı Hard Rock grubunu izledik. Bir an zihnimizde 90'ların Volvox grubu canlandı. Acaba Özlem Tekin, Şebnem Ferah, Arzu Kaprol ve diğerleri Los Angeles'ta müzik hayatına başlamış olsalardı orta yaşlarına geldiklerinde bu sahnede yer alabilirler miydi? Hayal kurmayı ve alkolü kesip Slash konseriyle festivalin tadını çıkarmaya devam ettik. Tam adıyla Slash ft. Myles Kennedy & The Conspirators adını taşıyan grup The Dissident, World on Fire, Anastasia gibi kendilerine ait parçaların yanı sıra Velvet Revolver'dan ve elbette Guns N'Roses'dan da birçok parça çaldı. Buram buram ego kokan Slash'a bir selam çakıp Scorpions'un basın toplantısına yetiştik.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

50. senesini kutlayan Scorpions elemanları, 60'lar, 70'lerden 2000'lere dek uzanan kariyerlerini ortaya döktükleri bir albümü piyasaya çıkarmak üzere olduklarından bahsetti. Albüm daha önce yayınlanmamış parçalar, demolar, remastered klasikler ve yeni parçalardan oluşacaktı. Bunun haricinde kendilerine yöneltilen kıl tüy sorulardan biri turnelerdeki en güzel ve en kötü anları üzerineydi. Sahnedeki her anlarının en güzel anları olduğunu, en kötü anlarının ise konser bitip de sahneden indikleri an olduğunu söyleyerek oldukça politik bir cevap verdiler. 

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Sırada ZZ Top konseri vardı, Scorpions basın toplantısı yüzünden konserlerini ancak yarısında yakalayabildiğimiz sakallı amcalar bir Jimi Hendrix parçası olanı Foxy Lady'yi çalıyorlardı. Bir söylentiye göre yetmişli yıllarda Jimi Hendrix bu delikanlıları çok yetenekli bulmuş ve Billy Gibbons'a kendi pembe Stratocaster gitarını hediye etmiştir. Sakalları hala oldukça gür ve pürüzsüz olan Billy ve Dusty'den sonra iyice emin olduk ki Rock'n Roll âleminde kimse kolay kolay yaşlanmıyordu. 15.stüdyo albümleri La Futura'yı 2012 yılında piyasaya süren ZZ Top bu albümlerinden Chartreuse parçasını çaldıktan sonra efsane parçaları Legs, La Grange ve Tush ile gazımızı alıp sahneden indi.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Belli ki gecenin ilerleyen saatlerinde konser verecek olan Black Metal'in babası Venom'u kaçıracaktık, en azından Mayhem'den Freezing Moon parçasını bir kez daha canlı izleyerek bu günahımızdan arınmaya çalıştık. The Temple'daki Black Metal atmosferini biraz soluduktan sonra ergen cinnetini yara yara kendimizi dışarı atıp MainStage'e geçtik. 

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Öğle saatlerindeki basın toplantısının ardından sahneye çıkan Scorpions şovuna başlamamıştı henüz. Saatler tam 23.00'ı gösterdiğinde Hellfest'in 10. yılını kutlama amaçlı bir havai fişek gösterisi başladı. Oldukça görkemli bir şova dönüşen gösteriden büyülenmiş ahaliye kendimizi fark ettirmeden en önlere kadar ilerledik. Scorpions sahneye çok enerjik çıktı ve konser boyunca gitaristleri Rudolf Schenker, Matthias Jabs sürekli sahnenin önüne koşup önlerde çaldıktan sonra tekrar sahnenin gerisine koşarak zikzak çizdiler ve sahneyi şovlarıyla doldurdular.Konserin ortalarında bateristleri James Kottak da sahne önüne geldi ve konseri akustik şova çevirdiler.Always Somewhere, Eye Of The Storm ve Send Me An Angel'ı akustik çaldıktan sonra herkes tekrar yerini aldı.Konserin başlarında yaşanan 5 dakika kadar süren teknik bir problemin konseri kesintiye uğratmasına izin vermeden çalmaya devam eden grup enerjisini de hiç düşürmedi. Hepimiz Wind Of Change'de romantizmin doruklarına çıktıktan sonra baterist James Kottak drum solosuyla yeniden coşkuyu arttırdı. Grup elbette Still Loving You ve Rock You Like A Hurricane'yi bise bırakmıştı. Biz de stratejik noktamızdan Marilyn Manson'ı izleyebileceğimiz en güzel noktaya geçiş yaptık ve festivalin 2.gününün kapanış konserini heyecanla beklemeye başladık. 

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Marilyn Manson kapanışı yapacak grup olmasına rağmen kendisine sadece 1 saat süre verilmişti. En son 2009 senesinde yine Hellfest'te izleme şansı bulduğumuz Manson o zamanlar daha uzun bir konser verme şansı bulmuş ve daha çok ekipman ile gelip daha coşkulu bir gösteri sunmuştu. Anlaşılan sahne adını efsane oyuncu Marilyn Monroe ve seri katil Charles Manson'dan alan Brian Hugh Warner'ı biraz yıpratmıştı bu son 6 sene. Oysaki 2007'den bu yana genç ve güzeller güzeli Evan Rachel Wood ile mutlu mesut bir hayat sürmekte kendisi… Saat tam 01.00'da Deep Six'le sahneye çıkan Marilyn Manson konserin ilk yarısında daha çok yeni parçalarını seslendirdi.Konserin tam ortasında Sweet Dreams'le bizi kendimizden geçirdi. Konsere Angel With The Scabbed Wings, Tourniquet, Rock Is Dead ile devam edip The Dope Show'a başlamadan The Verve'ün The Drugs Don't Work parçasının 'now the drugs don't work/ they just make you worse/ but i know i'll see your "fucking" face' dizelerini söyledi.Antichrist Superstar'da mahkeme salonu dekoruyla şovunu renklendirerek bir Alice Cooper kadar olamasa da konseri tiyatral bir şova dönüştürdü.Her şarkıda farklı ve orjinal mikrofon kullanan Manson geceyi The Beautiful People ile sonlandırdı.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Festivalin 3. ve son günü, öğle saatlerinde Eths'e yetişmek için Main Stage 01'e koştuk. 1999 yılında kurulmuş Fransız nu metal grubunun en dikkat çekici yanı kadın vokalleri Candice idi. Ancak Candice 2012 yılında kişisel nedenlerden dolayı gruptan ayrıldığını duyurmuş, grup da bir yıl içerisinde sesi neredeyse Candice ile birebir aynı olan ve aynı derecede minnoş Rachel'ı vokal olarak gruba dâhil etmişti. Fransız metalseverlerin gözbebeği olan Eths, kendi gözbebekleri olan Samantha parçalarıyla sahneye çıktı. Yarım saat kadar sahnede kalıp Crucifère ile sahneden indiler. 

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Biz de VIP Area'mıza döndük ve son günün aşkına çekebildiğimiz kadar çılgın ve freak tiplerin fotoğraflarını çektik. Dikkat çekmek uğruna sıradışı hatta saçma sapan kostümlere bürünmüş tiplerden tutun da ufak çocuklarını getirmiş metalci ebeveynlere kadar her cins insan bulmak mümkündü. Ardından içerisinde metalseverlere yakışır her tür giyim-kuşam, aksesuar, plak, dövme-piercing bölümü, elektrogitar standı ve daha nice sayısız dükkânın bulunduğu aklımızı alan Extreme Market'i dolaştık. Kendimizi dışarı zor atıp 14.20'de Main Stage 02'deki Dark Tranquillity performansına geçiş yaptık. Yaklaşık 40 dakika sahnede kalan grubun setlistinin yarısını 2013'te çıkardıkları son stüdyo albümleri olan Construct'tan parçalar -The Silence In Between, The Science Of Noise, State Of Trust- oluşturuyordu. Elbete finali Misery's Crown ile yapmayı ihmal etmediler. 1989 yılında kurulan İsveçli grubun 1993'te ayrılan vokalistleri Anders Fridén 1995'te yine İsveçli grup In Flames'e geçmişti. Ne tesadüftür ki aynı gün ilerleyen saatlerde In Flames'i de dinleme fırsatı yakalayacaktık. 

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Exodus'u beklerken The Temple sahnesine uğradık. Norveçli Senfonik Black Metal grubu Carach Angren'den birkaç parça dinledik. Klasik müzik ile black metali harmanlamaya çalışan grup bu tarzdan hoşlananları memnun edebilecek düzeyde bir konser verdi.

Sıranın thrash metalin en gaz hallerinden Exodus'a geldiğini Main Stage 02'nin önünde kalkan toz bulutundan anladık. Son albümlerinden Blood in, Blood Out'u duyduğumuzda iyice gaza gelip makinamızı alarak sahne önüne doğru depar attık. Ölüm çemberi oluşturulmuştu bile. Millet çılgınca dönerek birbirini omuz darbeleriyle yıkmaya çalışıyordu. İzdihamı delip geçerek en önlere kadar ilerlemek, Hellfest 2010 ve 2012'den sonra üçüncü kez Exodus'la toz toprak yutmak, bu anlarda ilginç kareler yakalamak yine oldukça tatmin ediciydi. Children of a Worthless God, Blacklist, Body Harvest, Bonded by Blood, The Toxic Waltz, Strike of the Beast'in yanında enfes bir Raining Blood coverı çalmayı da ihmal etmediler. Konserin bitiminde ortalık savaştan çıkmış gibiydi. Kan ter içindeki Exodus müritleri nefes nefese alandan uzaklaştılar.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Açıkçası saat 19.40'tan itibaren Main Stage 01 ile 02 arasında adeta bir tenis maçı izledik. Önce 02'de Epica, o bittikten sonra 01'de Limp Bizkit, sonra 02'de In Flames, 01'de Korn ve tekrar 02'de Nightwish... Biri bittikten sadece 5 dakika sonra diğeri başlıyordu ve tüm konserlerin sona ermesi gece 2'yi buluyordu. Eh, bizim de elimizde koca bir sürahi birayla gezdiğimiz düşünülürse, haliyle o kadar süre aralıksız ve ihtiyaç molasız ayakta duramayacağımızı sizler de takdir edersiniz. Bir ihtiyaç molası uğruna -ki kalabalığı yarıp tuvalete ulaşıp sonra tekrar konser alanına dönebilmek bir hayli vakit alıyor- In Flames konserinin bir kısmını heba etmiş bulunduk.

Fotoğraf çekimlerinden dolayı ucundan yakaladığımız Epica'dan sonra sıra 1994 yılında Florida'da kurulan ve tipik MTV ekolü bir grup olan Limp Bizkit'e geldi. Limp Bizkit; Metallica rifleriyle yaptığı girişlerle ve hoplayarak zıplayarak, seyirciyi gaza getirmeyi başardıysa dahi ayık kafaları pek de etkileyebilecek bir konser sergileyemedi. Gerçi bu kimin umurundaydı? Azgınlık yapmaya gelenler yine aradıklarını bulmuş sahne önü savaş alanına dönmüştü. 

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Festivalin en koşturmacalı, en "aman şu konseri bir yarım saat izleyeyim de diğerine yetişeyim"li günü olan üçüncü ve son gününde nasıl olduğunu anlamadan gece olmuştu ve Korn'un hayran kitlesi giydikleri Korn tişörtleriyle kendilerini belli edip çok önceden Main Stage 01'in en önlerinde yerlerini almışlardı. Korn 23.10'da sahneye çıkması gerekirken yaklaşık on dakika kadar gecikince daha önceki konserlerde 2 dakika bile gecikme olmadığı için bu duruma alışkın olmayan festivalciler anında tepkilerini gösterdiler. Korn'un sahnesinde arka plan ilk albümleri olan ve grup ile aynı ismi taşıyan "Korn"un kapak fotoğrafıydı ve sahne devasa mumlarla donatılmıştı. Gecikmeli olarak sahneye çıkan Korn; Blind ile giriş yaptı ve konserin tamamında ilk albüm şarkılarını hem de albüm sırasıyla çaldı. Need To parçasını 'Take A Look In The Mirror'dan Alive ile harmanlayarak çaldılar. Clown'a geldiklerinde ise ne yazık ki onlar da ses sisteminin gazabına uğradılar ve konseri bir on dakika kadar daha kesmek zorunda kaldılar. Bu da onların bir hayli enerjisini düşürdü. Jonathan Davis'in ise zaten 'o eski halinden eser yoktu şimdi'. Yaklaşık 1 saat 15 dakika sahnede kalan grup 'Falling Away From Me' ve 'Freak On A Leash' ile bis yapıp sahneden indi.

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Stage 01'deki son konser bittikten sonra Stage 02'deki Nightwish'i beklemeden çoğu insan alanı terk etmeye başladı. Belli ki artık herkes delicesine yorulmuştu ve çalışan tayfa için ertesi gün iş günüydü. Yüz elli binden fazla insanın konser alanını boşaltması, kampçıların toplanması, araçları olanların hep birlikte dar kasaba yollarına çıkması dönüş yolculuğunu kâbusa çevirebilirdi elbette.

Biz ise sabahı bekleyenlerdendik. Güzelce uyuyup ayılmadan yola çıkmak zorunda olmamak büyük nimetti. Sabah sakin bir şekilde kahvaltımızı yapıp eşyalarımızı toparlamaya başladığımızda dönüş yolunda bir gıdım ilerlemeyen korkunç bir araç kuyruğu oluşmuştu bile. Sürüye uyup biz de arkalarına takıldık. Beklemekten çok da şikâyetçi olmayan ya da şikâyetçi olsa da aklı kurnazlığa pek çalışmayan bu ahali bize komik geldi. Bu binlerce mahluk arasında arka yoldan dolanıp başka bir kasaba üzerinden otoyola çıkmayı düşünecek hiç bir insan evladı yok muydu gerçekten de?! Biz arka yoldan otobana çıkıp da Paris'e yaklaşırken festival trafiği henüz ilerlemeye başlamıştı muhtemelen…

Delikasap'tan Hellfest 2015 Çıkartması!

Avrupa'daki en büyük festivallerden biri olan Hellfest bu sene de bizi mutlu etmeyi, çıldırtmayı ve yormayı fazlasıyla başarıp anılarımızda güzel bir yer edindi. Hellfest 2016'da yine orada olmak dileğiyle… 

Can SARIÇOBAN & Cansu TÜRKER



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: