MÜZİK ODASI

Slayer nereye koşuyor?

Emre Öztürk - 29 Mayıs 2015

HANNEMAN OLMADAN SLAYER 'NEREYEYE' EVRİLECEK?'‏

Riff tanrısı artık yok...

Slayer yeni albümü ile Eylül ayında kapılarımızı çalmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki kış Testament, Megadeth ile birlikte yeni albümüyle karşımıza çıkacak olan Slayer hakkında çok tartışılan bir mevzu da halen güncelliğini koruyor… Jeff Hanneman'in ölümünün ardından bizleri nasıl bir Slayer albümü bekliyor? Malum, 2013 yılında hayatını kaybeden Hanneman, Slayer'in en etkin gücüydü. Başta tüm uluslararası heavy metal otoriteleri, eleştirmenleri ve kısaca tarihinde su götürmez bir gerçek olarak kabul edilen gelmiş geçmiş en iyi Thrash Metal albümü 'Reign in Blood' şaheserleri 'Angel of Death', 'Raining Blood', 'Postmortem' olmak üzere çoğu parçanın bizzat yaratıcısıydı. Hanneman ayrıca 'South of Heaven', 'War Ensemble', 'Dead Skin Mask' ve 'Seasons in the Abyss' gibi Slayer'in en sevilen parçalarının da yaratıcısı. Kısacası Slayer'in müzikalitesini yaratan, riff'lerin çoğunu bizzat yazan ve neredeyse gruba ait tüm klasikleşmiş parçaların yaratıcısı artık hayatta değil.

Slayer nereye koşuyor?

PURE THRASH TONU ENJEKTE EDİLİYOR!

Her ne kadar Tom Araya ve Hanneman, 'South of Heaven' albümünün düşük ve ağır aksan - yavaş tempolu olmasının sebebini grubun müzik yaratımında o ünlü hızlı temposunu veren kişinin yani Kerry King'in doğan çocuğu dolayısıyla uzakta kalmasına bağlasa da Slayer'i efsane yapan tüm temel parçalar ve gitar rifflerini yazan kişi yine Hanneman'dı. Dünyadaki en sadık dinleyici kitlelerinden birisini tek başına elleriyle yaratan bu efsane 'Riff kralı' hayatını kaybettikten sonra yeri en doğru kararla kapatıldı. Yeri doldurulamaz olduğu aşikar olan Hanneman'in yerine bu kez hem Jeff'in en yakın arkadaşı ve Exodus'a kimliğini kazandıran ve yaşayan en iyi pure Thrash metal gitaristlerinden birisi olan ve bu türün kutsal albümlerinden 'Bonded by Blood' albümünün gitar riff'lerinin de yaratıcısı olan Gary Holt getirildi. Holt da Hanneman gibi mükemmel bir riff yaratıcısı.

SLAYER LABORATUVARINA HOŞ GELDİNİZ!

Kökenleri itibariyle baktığımızda karşımıza şöyle bir formül çıkıyor: Heavy Metal ve NWOBHM kökenli King, Klasik Heavy Metal ve Hard Rock kökenli Araya, Punk kökenli Hanneman ve ağırlıkla caz kökenli Lombardo. Hanneman bu formül içinde grubun korku dolu ve sert gitar riff'lerinin yaratıcısı olarak yer alıyordu. Holt ise Hanneman'a kıyasla çok daha kompleks ve pure Thrash kökenli ancak yine riff yaratıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Hanneman'in domine ettiği 'Show No Mercy', 'Reign in Blood', 'Seasons in the Abyss' ve 'South of Heaven' albümlerin Slayer'i 'Slayer' yapan albümler olduğu ortada. Ağırlıkla King ve Araya'nın domine ettiği albümlerde ise crossover, Nu, Groove ve Alternatif Metal denemeleri karşımıza çıkıyor. Slayer'in müzikal yapısında dört temel unsur bulunmakta. Bunlar 'parçaların genelinde olan kaotik bir hız ve aynı yapıda gitar soloları', 'korku dolu havaya sahip inanılmaz sert riff'ler', 'öfkeli ve çığlıklı klasik Thrash Metal vokali' ile 'son derece karmaşık bir yapıya ve hıza sahip emprovize double bas davullar.' Şimdi bu formüldeki ''korku dolu havaya sahip sert riff'ler' kısmı 'Pure Thrash Metal tarzında komplike riff'ler' ile yer değiştiriyor. Lombardo'nun son anda albümün kayıtlarından çıkarılması ve yerine son derece bilindik bir isim olan Paul Bostaph'in geçmiş olması bize hızlı double bas ve perküsyonun olacağını ancak vuruşların sertliğini kaybedeceğini söylüyor. Bu durumda karşımıza deneysel bir Slayer albümü çıkacağı aşikar. Peki elimizde ipucu var mı?

Slayer nereye koşuyor?

'BAŞKA BİR ŞEYE' DÖNÜŞÜMÜN KISA TAHLİLİ

11 Eylül saldırılarının 14. Yılında çıkacak olan 'Repentless' albümünün iki parçası ('When the Stillness Comes', 'Implode') yayınlandı. İlk parça bariz bir şekilde '213' ve 'Gemini' tonları taşıyor. Holt'un etkisi ise parçanın sonunda etkisini gösteriyor nitekim parçanın sonundaki pure Thrash riff'i Holt'a ait ve şaşırtıcı derecede Hanneman'in riff'lerine benziyor. 'Implode' ise 'World Painted Blood' albümündeki tarza son derece yakın ve son derece basit ritmiyle hayal kırıklığı yaratıyor. Ancak sound güçlü şekilde 'Divine Intervention' albümüne aitmiş hissi uyandırıyor. Kısacası bazı parçalar sadık kitleler tarafından öfkeyle karşılanacak gibi. Sonuç olarak yayınlanan parçalardaki sound ve havanın 'Divine Intervention' albümünü yansıttığını söyleyebiliriz. Tam anlamıyla klasik bir Slayer albümü olmayacağı ve aralara serpiştirilmiş şekilde deneysel bir tonun hakim olacağı kesin olan 'Repentless' albümünü büyük bir merakla bekliyoruz. Ancak Hanneman olmadan Slayer'in halen çok sert, çok hızlı, çok öfkeli ancak bir şekilde 'başka bir şeye' dönüştüğü de gün gibi ortada…



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: