MÜZİK ÖTESİ

"Balık mıyım Ben Şimdi?"

Nirvana Kedi - 23 Aralık 2010

Yıllar geçtikçe bedenin esnekliğini kaybetmesi gibi insanın düşünce sistemi de zaman içinde esnekliğini kaybedebilir. Hücreler hızla ölürken, kalanları en yaşamsal şeylere odaklanır, boşa enerji harcatacak her işlev geri çekilir. Bazı organlar devreden çıkar, kan çekilir, tüm enerji kalbe yoğunlaşırken yaşam denen şey bir nefes alıp vermeye kadar indirgenir, basit bir reflekse dönüşür. Böyle yaşamlar hep yataklarda mıdır diye düşündüm. Aramızda sadece nefes alıp vererek yaşar gibi yapan ölüler var mıdır? Bence var! Peki, ağzını açtığında havaya anlamlı veya anlamsız sözcükler yerine sadece baloncuklar uçuran balık insanlar da var mıdır? Madde ya da düşünce anlamında idik didik edilesi insanlık durumları, insan durumu!

Amma da sıkıntılı bir konu bu! Ama zihinsel akışım böyle bir şeyler söylüyor bu akşam bana. Size yazmazsam kime yazarım! Havaya baloncuklar yollayan bir balık olmak istemiyorum ben! Sözlerim anlamlı da gelebilir anlamsız da! Birileri bir şey yakalayacaktır! Bana bunları yazdıran ona da dokunacaktır! Yaşamla yoğrulup giderken içinde yuvarlandığımız her durum, her deneyim bir tür kabuk oluşturup maddi manevi sarıyor bizi. Kimisi için bu kabuk kırılganlıklara karşı koruyucu bir kalkan! Kimisi için ardına saklanacağı bir maske ki ikinci bir yüz gibi giyenler çok onu. Kimileri için ise bu katman üst üste kurulmuş uygarlıklar demek. Bir arkeolog merakıyla ve özeniyle bu katmanları açabilmek, izlerimizi görebilmek, tüm bulguların kendi tarihimiz, kendi yaşantılarımız olduğunu bilmek, anlamak, onlarla yüzleşebilmek! Deneyimlerini anımsa, nereden geldiğini bil. Kırık dökük de olsa tüm bulgular sana, sadece sana ait yaşamsal bir yol haritası. Nereden geldiğini bilen az çok nereye gidebileceğini de bilir mi? Yaşam boyunca bizi saran bu kabuğun esnetilebilmesinin tek yolu sanırım bu arkeolog merakı! Soğukkanlılıkla adını koyabilmek gerek bulguların ki nesnelliğin rehberliğinde yapılması gereken bir kazı. Öyle ya! Geçmişimizde bulacaklarımız üzücü, yıkıcı, kışkırtıcı olabilir. Bulduğumuz biz son derece sevimsiz bir biz olabilir. Havaya baloncuklar saçarken kurumuş bir balık fosili olabilir! Haydi bakalım. Bu akşam bu kadar saçmalamak yeter.

Balık mıyım ben şimdi?



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: