MÜZİK ÖTESİ

Geek Kültürü - Nereye Kadar Kaçılabilir (1)

Evren Ünal - 15 Mart 2011

Yüzeyselliğe Karşıyız!

Hep düşünmüşümdür; devrim yaratan nesnelerin icat edildiği dönemlerde yaşamak acaba nasıl olurdu? Mesela telefon, fotoğraf makinesi ve hatta tekerlek! Toplumun içine sinmiş olan o tarifsiz heyecan dalgasını yaşamak, herkesin konuştuğu şeyi konuşarak tarihe tanıklık etmek… Günümüzde bu durum çok olağan ve teknoloji hayatımızın bir parçası olduğundan dolayı artık bizi heyecanlandıran yeni "icat"lardan ziyade, icatların geliştirilmiş versiyonları. Iphone'dan tutun uzun menzilli güdümlü füzelere kadar aslında hepsi çoktan keşfedilmiş teknolojilerin güncellenmiş halleri bir nevi. (Gerçi bir ara yüz yılın icadı adı altında kolpa çıkan "Ginger" isimli bir ulaşım cihazı ürettiler ancak süpermarketlerin işine yarayabildi.)
Böyle bir durum karşısında fayda sağlanan ürünün devamlı müdavimleri yani "fanboy"lar çıkıyor karşımıza. Mesela gidip ahizeli telefon'a hayran olan birini pek bulamazsınız ama piyasada sürüyle iphone 4-5-6 diye gezinen ve iphone'u yeni çıkan her akıllı telefonla mukayese etme derdine düşen insanlar vardır.
Bu takıntı hali salt teknolojiyle sınırlı olmaz tabii ki. Popüler kültürün 3 temel elementi sinema, müzik ve edebiyat başta olmak üzere akla hayale gelmeyecek ve genelde özel (b)ilgi gerektiren her konunun manyakları var. Biz kısaca bunlara "Geek" diyoruz.
 

"You shall not pass!!"

Büyük "düşünür" J.R.R. Tolkien eserlerini kaçış edebiyatı olarak eleştirenlere yönelik "Peri Masalları Üzerine" adlı kitabında şöyle der: "Hapisteki bir insan evine dönmek ya da kaçmak isteyebilir. Bu isteği yüzünden onu suçlayabilir miyiz? Ya da kaçamadığı halde duvarlar ve gardiyanlar dışında bir şeylerden söz etmesi mümkündür. Hapisteki insan göremese bile, dışarıdaki dünya gerçektir. Bunun yanında, kaçış olasılığından dolayı en çok endişe duyanlar da gardiyanlardır."

İşte "geek"lerin ve "geek kültürü"nün temel çıkış noktası bu pasajın satır aralarında gizlenmiştir. "Kaçış" kimi zaman insanlar için bir ihtiyaç kimi zaman da aslında dışarıdaki dünya hayatın ta kendisidir. ABD kapitalizminin insanların sosyal ihtiyaçlarını kontrol ettiği bir dönemde geekler hızlı tüketim yerine, fayda sağlayan unsuru içselleştirerek derinlemesine incelemeyi tercih eder. İnternetin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla artık çeşitli forum ve sosyal paylaşım sitelerinde kimilerine tuhaf gelen inceleme yazıları görürüz. Basit bir örnekle irdelemek gerekirse; normal bir poker oyuncusu oyunu sadece kurallarına göre oynarken bir poker geek'i kuralları kendi tarifine göre matematiksel hesaplamalarla ya da zekice tasarlanmış oyun hileleriyle süsleyerek oynayabilir. Oyuncu, eğer yöntemini ve matematiksel formülleri anlattığında karşısındaki insan anlamıyor ya da anlıyormuş gibi kafasını sallıyorsa bilin ki oyuncunun kendisi bir "geek" tir. Tolkien'in pasajına dönersek; hapisten kaçmayı düşünmeyen oyunu kurallarına göre oynamaktadır ve bu şekilde kimseleri de endişelendirmez. Geek olan ise kendi karşıt kültürünü yaratmıştır. Yüzeyselliğe karşıdır.

"With great power comes, great responsiblity."

Geek kültürünün karşıt kültür olmasında sürekli değişen ekonomik sistemler ve dünyanın genel siyasal yapısı en büyük kozu paylaşmıştır. Amerikan hippi ve hatta yuppie kültürü de bir nevi karşıt kültür olarak hayatın eleştirel boyutunu omuzlarında taşımaktaydılar. Bu üç kültürel ekol yüzeysel olana karşı durmasına rağmen geek kültürü ikisinden de farklı olarak üretime direkt katkı sağlayarak ne tamamen boş vermeyi ne de tüketime boyun eğmeyi seçti.

Üretime katkı sağlamak derken, hippiler çiçek böcek hesabı saykodelik ve avangart bir savaş karşıtlığı yürütüyor; yuppieler sahip oldukları sermaye ile izole edilmiş lüks ve aykırı zevklerin şeceresini tutuyorken geek'ler teknoloji sayesinde sosyal ve ekonomik yapının kontrolünü ele geçirdiler. (dolaylı sinemasal bkz. Wargames)
Nasıl oluyor demeyin! Geek kavramı bugün Amerikan savunma bakanlığının lügatına dahi girmiş durumda. Facebook, twitter ve google gibi gerektiğinde kitlesel imha silahı görevi görecek (hatta iktidar devirdiğini gördük!) nitelikte güçlü firmaların kontrol ve gelişimi hiç durmayan "computer geek" lerin elinde. TV dizileri ya da çizgiromansal mecralardaki karakter gelişimlerinin kontrolünü de konu üzerinde kafa patlatan geekler sağlıyor. Bununla kalmayıp kendi aralarında senaryo ve hikayeler yazıp alternatif evrenler yaratıyorlar. Yani kültürel ivmenin tepe noktasında olan da tüketen de aynı kişiler.

"No Luke, I am your father."

Geekler aslında - her ne kadar - üretim ve emeğe doğrudan etki ediyor olsa da dahil oldukları kültürün çıkış noktası ister istemez kapitalizmin hegemonyasını oluşturduğu 80'lerin başıdır. Dönüp baktığımızda seksenlerdeki kadar renkli, cafcaflı ve çikletten çıkmış gibi duran bir 10 yıl daha gelmediğini görüyoruz. İnternetin yayılmasının küresel çapta en büyük etkisi de hiç şüphesiz alıp başını giden nostalji akımı olmuştur. Dev grupların yeniden bir araya gelmesi, sinemada fırtına gibi esen remake ve hatta 20 yıl sonra gelen sequel (devam filmi) furyası son 10 yılın kendi tarzını oluşturamamasının belki de başlıca sebeplerinden biriydi. Bu yüzden 80'lerdeki hiçbir furyayı kaçırmayan zamane çocukları ve şimdinin yetişkinleri "geek" kültürünün başlıca mimarı oldular.
80'lerdeki bu rengarenk furya ise birkaç yıl daha geriye çok uzak bir galaksiye gidersek 77'de şahlanan Star Wars (Yıldız Savaşları) çılgınlığı ile başlar. Bilimkurgu-Fantezi türünü ana akım sinemaya taşımakla kalmayıp, hareketli figürler (action figure) çılgınlığının başlatanı Star Wars'un bu başarısı birinci adamı George Lucas'ın ticari zekâsından kaynaklanmıştır. Söylenene göre Lucas filmin çok iş yapmayacağını düşünen yapımcılara filmi ucuza satarak karşılığında tüm ticari hakların kendisine verilmesini talep etmiştir. Stüdyo buna balıklama atlamış tabi. Günümüzde 20-30 yıl öncesinden kalma Star Wars figürlerine binlerce dolar fiyat ödeyen çılgınlar var. Hatta "Uzay" adı altında ülkemizde üretilmiş yerli malı Star Wars figürleri dünya çapındaki hayranlar için en değerli objelerden biri.
Star Wars bir yana geek'lerin en fetiş objelerinden biri de Yüzüklerin Efendisi olmakla birlikte, bunu Terminatör, Geleceğe Dönüş, Indiana Jones, Alien, Star Trek (Uzay Yolu) gibi seriyaller takip eder.
Action figure çılgınlığı dünyada ve ülkemizde son 10 yılda had safhaya ulaşmış durumda. Bu konuyu ve Türkiye'de geek kültürünün 5N 1K'sını ve daha pek çok şeyi yazının ikinci bölümünde paylaşacağım.

"Scully?.. Scully??...." (devam edecek….)


 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: