SÖYLEŞİ

Duncan Patterson ile Görüşme / Interview with Duncan Patterson

Emre Karacaoğlu - 17 Ekim 2011

Bildiğiniz gibi Anathema'nın yetenekli üyesi Duncan Patterson son projesi Alternative 4 kapsamında Avrupa turunda ve bu grupla paylaştığı deneyimlerini Anathema'nın bilindik unsurlarıyla harmanlayıp müzikseverlerle paylaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Müzikte Yabancılaşma ve Noir adlı enfes bir çalışmayı bizlerle paylaşan arkadaşımız Emre Karacaoğlu, Deli Kasap Televizyonu için asıl gerçekleştireceği büyük buluşma ve röportaj öncesi müzikseverleri konsere ısındırma amacıyla bir söyleşi kotardı (Duncan Patterson son konserini 17 Aralık'ta Old School Bar'da vererek turnesini tamamlayacak). Röportajı gerçekleştiren arkadaşımız Emre ile bağlantıya geçmek isteyen müzikseverler linke tıklayabilirler: http://www.facebook.com/karacaoglu.emre (Fotoğraflar: Levent Özmeriç)

As you know, super talented multi-instrumentalist Duncan Patterson gives us his latest project Alternative 4. In this band, Duncan produces a very interesting and cinematic experience that merges some of the old elements of Anathema. Our friend Mr Emre Karacaoğlu who is the writer of the book 'Estrangement In Music and Noir', got an interview with the artist, before the "big meeting at DeliKasap TV" and the gig in Istanbul. (The final gig of the tour: December 17th - Old School Rock Bar, Istanbul) For the contact of the journalist: http://www.facebook.com/karacaoglu.emre

(Photographs: Levent Özmeriç)

*** 

Emre: Duncan, 'Immaculada'dan beri neler yaptın?

DP: Kaderinde göz ardı edilmek olan 'Immaculada'dan sonra kendimi bir boşlukta buldum. Zaten albümü kaydettikten sonra Latin Amerika'yı gezerken yaratıcılığa istemli olarak bir süre ara verdim. Döndüğüm zaman albümün tanıtımı için hazırdım ama bu yönde bir gelişme olmadı... Çok can sıkıcıydı. En azından birkaç konser ayarlamayı denedim ama bu da imkansızdı. Organizatörler "Anathema" ismini görünce hemen bir tribute gecesi yapmayı düşünüp bana Danny Cavanagh'ı getirip getiremeyeceğimi soruyorlardı. Ayrıca çekirdek kadrom da artık Antimatter'la çalmaya başladığı için başımı ellerimin arasına alıp bir sonraki adımımın ne olması gerektiğini düşünmeye başladım. Sonra, Echonia isimli gerçekleşmemiş bir proje için yazdığım eski şarkılarım aklıma geldi. Bu besteleri piyano ve klasik enstrümantasyonda ortaya çıkarmaya karar verdim ve ortaya Alternative 4 çıktı. Avustralyalı The Eternal grubundan arkadaşım Mark Kelson'la bir süre önce piyano temelli bir albüm yapmak konusunda konuşmuştuk. Bunun doğru zaman olduğuna karar verip Buenos Aires'te tanıştığım ve orada benim için davul çalan bir arkadaşımı aradım ve onu da projeye davet ettim. Sonra da gerisi geldi.

Emre: Duncan, what have you been up to since 'Immaculada'?

DP: Well, since the complete non-starter that was Immaculada, I was left in a kind of purgatory. I had already taken a conscious break from creativity while I travelled around Latin America after completing the album. Then when I returned I was ready to get involved with the promotion for the album, but there just wasn't any. Very very disappointing. So I decided to see if I could at least do some live dates but it was impossible to get bookings. As soon as promoters saw the word "Anathema" they started to get ideas about a tribute night, and asking if I could bring Danny Cavanagh with me. Plus the core of my musicians had started playing with Antimatter, so I had my head in my hands wondering what to do next. Then one day I remembered some old tunes that I was actually gonna use in a project called Echonia, which never came to fruition. And decided to see how they would translate to piano and classic instrumentation, and from there spawned the Alternative 4 thing. I had spoken to Mark Kelson a long time ago about doing some kind of piano-based album in the past and this felt like the right time to do it. I called on a guy I met in Buenos Aires who actually played drums for me over there, and invited him into the project. So things started rolling from there.

Duncan Patterson ile Görüşme / Interwiev with Duncan Patterson

Emre: Ion'un ruhani, eklektik folkundan sonra "Alternative 4"da nasıl bir müzik bizi bekliyor?

DP: Şarkıları her zamanki tarzımda yazdım ve piyano, elektro-gitar ve hoş bir 1960 davul setiyle düzenledim. Gerçek yaylılar ve koro kısımları da ekledim. Hâlâ Roger Waters'ın "The Wall" ve "The Final Cut" dönemi ile Scott Walker ve Nick Cave'den esinleniyorum. Ani patlayan distortionlı gitarlar da ilgimi çekiyor.

Emre: After Ion's ethereal, eclectic folk, what should we be expecting with 'Alternative 4'?

DP: The songs are written in my style, just using piano, electric guitar, a nice 1960s drum kit. With some real strings and choir parts to add to the flavour. I'm still heavily influenced by The Wall/The Final Cut era of Roger Waters' songwriting, along with Scott Walker, Nick Cave, and the occasional burst into intense distorted guitars.

Emre: Her projene yeni bir isim vermeyi sevdiğini zaten hep biliyorduk. Ama bu seferki biraz sürpriz oldu: "Alternative 4". Hatırlarsak, bu '98 seneli aynı isimdeki Anathema albümünde yer alan en ayrıksı ve gizemli şarkıydı. Sana bu ismi seçtiren neydi? Yeni albümün bu şarkıyla aynı hissiyatta olacağını düşünmek doğru olur mu?

DP: İşin kolay kısmı olan müzik ve konseptten sonra zor olan noktaya gelmiştim: isim bulmak. "Echonia" ismini kullanmayı düşündüm ama sonunda "Alternative 4"un doğru zamanda doğru isim olduğuna karar verdim. Yeni bestelerin o şarkıya yakın bir hissiyatta olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca bu benim dördüncü büyük projem... Ve bu kadar yıl boyunca Anathema etiketinin altında ezildikten sonra kendi müzikal kimliğimi ayakta tutmaya çalışırken, içimden geçenleri ortaya koymak için bunun güzel bir fırsat olduğunu düşündüm... Kendi fikrimi ortaya koyup birkaç kişiyi düşündürebilmek için...
 

Emre: We always knew you liked to give a separate, new name for each of your projects. But this one came as a surprise: 'Alternative 4'. This being the most distinguished and obscure song from the '98 Anathema album of the same name, what made you choose it as your title? Is it safe to assume this project has the feel of that song?

DP: Well after coming up with the easy stuff, which is the music and concept, I was left with the difficult task of finding a name. I wondered about using Echonia, but somehow Alternative 4 came to me and it's the perfect name at the perfect time. You could say that my new stuff is in a similar vein to that song too. Plus it's my 4th major project, and after all this time trying to hold up my own identity whilst being suffocated with the eternal Anathema tag, I thought this can be the ideal opportunity to say my piece. To really give my opinion and at least make a few people think.

Emre: "Alternative 4"daki şarkı sözlerinde nasıl sözler yer alıyor? Bu proje için söz yazarken nelerden ilham aldın?

DP: Genel tema, gücün kötüye kullanımı ve düşünmeyen insanlar üzerine kurulu. Toplumun aptallaştırılması, "şöhret" illüzyonu ve insanların ün için her şeyi yapabilecekleri... Bu sözleri hem bir şahit olarak, hem de yıllar önce Anathema'dan ayrılırken beni kötü gösteren güçlerin bir kurbanı olarak yazdım. Söylediğim gibi, umarım bu kez son sözü söyleyip her şeyi açıklığa kavuşturacağım.

Emre: What was your lyrical approach to 'Alternative 4'? What inspired you to write the lyrics on this one?

DP: The general concept is about the abuse of power, and people who don't think for themselves. The 'dumbing-down' of society on the whole and the illusion of the 'celebrity' and why people will do anything in the quest for so-called fame. I write this as a witness, as well as a victim of the 'powers that be' trying to shut me down all those years ago when I quit Anathema. As I said earlier, this will hopefully give me the chance to clear things up once and for all. 

Emre: Seyirci olarak İstanbul konserinde neler beklemeliyiz? Yeni şarkılar dışında cover ve eski şarkılar da çalma listende yer alacak mı?

DP: Yeni albümün neredeyse tamamıyla birlikte eski şarkılar da çalacağız. Birkaç tane de cover... Eski şarkılarıma bazı yeni düzenlemeler getirdim; böylelikle her şey yerine oturmuş oldu. Umarım ki anlaşılacak ve takdir edilecektir. Eğer insanlar oraya sadece Anathema dinlemek için gelirlerse ironi mükemmel olacak.

Emre: What should we, the audience, expect at your gig in Istanbul? Besides the new songs, any covers or old material?

DP: We'll be playing most of the new album, along with some of my old songs. One or two covers as well. I have re-arranged a few parts of my old songs so everything fits together nicely. Hopefully it will be understood and appreciated. If people are just there to hear Anathema songs then the irony is perfect.

Emre: Yeniden tam kadro grupla sahne almak nasıl bir duygu? The Eternal'dan Mark Kelson ve Mauro Frison da gelecek mi yoksa turne için başka müzisyenlerle mi birlikte olacaksın?

DP: Evet, Mark ve Mauro gruptaki müzisyenler oldukları için gelecekler. Birkaç tane ek müzisyen de olacak: albümün miksini yapan gitarist Paulo Basilio ve My Dying Bride'da keman ve klavye çalan Martin Powell. Yeniden grupla sahnede olmayı heyecenla karşılıyorum. İrlandalı The Aftermath ile birçok konsere çıktım ve onlara stüdyo müzisyeni olarak bas da çaldım. Davulcuyla kurulan iletişim vs. çok büyük bir keyif veriyor. Şimdi kendi şarkılarımı çalmak daha da güzel olacak.

Emre: How does it feel to be back with a full band on stage? Are Mark Kelson and Mauro Frison coming down or did you arrange different session musicians for your tour?

DP: Yes, Mark and Mauro are band members so they need to be there. We have a couple of session musicians too. A second guitarist called Paulo Basilio, who actually mixed the album. And Martin Powell, who used to play violin and keyboards for My Dying Bride. I'm looking forward to playing with a full band again. I did many gigs with Irish band The Aftermath, playing session bass for them, and I enjoyed that communication on stage with a live drummer etc. So this will be even better playing a set of my own material.

Emre: İstanbul dışında turnenin diğer ayakları neler?

DP: İstanbul aslında turnenin son ayağı, bu yüzden gerçekten kendimizden geçebiliriz. Turneye Liverpool'la başlıyoruz, oradan da Macaristan'a, İtalya'ya, Romanya'ya ve Bulgaristan'a geçeceğiz. Toplamda 10 konserimiz var.
 

Emre: Besides Istanbul, where will you be touring and for how long?

DP: Istanbul is actually the final gig of the tour, so we can really let ourselves go that night. We kick off the tour in Liverpool, then onto Hungary, Italy, Romania, and Bulgaria. We have about 10 gigs in total.

 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: