SÖYLEŞİ

Europe Konseri Öncesi Joey Tempest İle Söyleştik!

Müşra Demir - 17 Eylül 2013

Joey Tempest İle Söyleştik!

Yılbaşı gecelerinin vazgeçilmez şarkısı, bilimum heyecanlı aktivitelerin arka fonundaki değişmez parçası ve "mutlaka herkesin kulak misafiri olduğu eser"lerden Final Countdown… Belki de tek bir parçayla sınırlandırmak oldukça haksızlık olabilir ama aynı zamanda değerini de doğru açıklamak açısından verimli bir tanım olacağını düşündüm. Mevzubahisimiz Europe grubu. Aşağıda sorularımızı yanıtlayan ise bir dönem tüm odaları posterleriyle süslemiş solistleri Joey Tempest. David Coverdale ile aynı sahneyi paylaşmaktan heyecan duyan, Chris Cornell'in sesini beğenen, Led Zeppelin'i radyoda duyduğu ilk anda hayatının başka bir yönde ilerleyeceğini hisseden bu rockstar, DeliKasap için sorularımızı yanıtladı!


1-Öncelikle dünya hardrock müziğinin en ilham verici efsane sanatçılarından biri olarak, Delikasap'a röportaj verme inceliğini gösterdiğiniz için ve birbirinden güzel şarkıları dünya müzikseverlerine armağan ettiğiniz için önünüzde saygıyla eğiliyoruz sevgili Tempest! Hemen sorularımıza başlıyoruz. Müzikle ilgili sorularımıza geçmeden önce, ülkemizi ziyarete gelen rock gruplarını şaşırtan ve muhtemelen sizin konserinizde de gerçekleşecek olan ilginç bir durum ile ilgili sizleri aydınlatmak istiyoruz. Belki de dünyadaki tüm rock konserlerinden farklı olarak, Türkiye'yi ziyarete gelen grupların konserlerinde "HER YER TAKSİM HER YER DİRENİŞ!" şeklinde bir protesto gösterisi artık normal bir durum haline geldi. En son Iron Maiden, Roger Waters ve Placebo konserinde de konserden bağımsız olarak tüm seyirciler birdenbire politik bir slogan olan bu haykırışı dillendirecekler. Şaşırmamanız için biz şimdiden sizi bilgilendirelim istedik  Gezi olayları diye tanımlayabileceğimiz, ve genelde sol kanat devrimcilerin yanı sıra, rock fanlarının, müzisyenlerin ve Türkiye'deki tüm özgürlük isteyen kitlelerin katıldığı bu devrim yanlısı "Çapulcular" sizin konserinizde de bu sloganı atarsa eşlik etmeyi düşünür müsünüz? Bu konu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Selam Delikasap. Sizinle olmak büyük bir zevk ve Taksim konusunda bizi bilgilendirdiğiniz için de teşekkürler. Açıkçası neler olduğu hakkında fazla bilgimiz yok. Fakat kulağa oldukça heyecanlı geliyor.

2- Rock tarihinde sizi en çok etkileyen "işte bu" dediğiniz albüm hangisi oldu? Thin Lizzy gibi kahramanlarınız yanı sıra en etkilendiğiniz ve tüm zamanların en iyisi dediğiniz plaklar hangileri?

Herşey çocukken Led Zeppelin'in Black Dog şarkısını radyoda duymamla başladı. Canlı kayıtlarını dinlediğimde daha da heyecanlandım. Ben de turnelere çıkan bir grubun içinde yer almak istediğimin farkına vardım. Rock müzikle tanıştığım dönemde hayatımı değiştiren kayıtlar ise Ufo'dan Strangers In The Night, Thin Lizzy'den Live And Dangerous ve Deep Purple'dan Made In Japan.

3-2004 Start from the dark ile başlayan ve Bag of bones ile devam eden yeni bir Europe var karşımızda. Yeni Europe soundu bazı geleneksel hayranlarınızı biraz üzerken yeni bir dinleyici kitlesi de oluşturdu. Bu geçmiş dönemden oldukça farklı çizgiye gelen motivasyon neydi ?

Hepimiz çok farklı deneyimlerle başladık. Boşta olduğum bir dönemde şarkı sözü yazıyordum ve 3 solo albüm yaptım. Diğer grup elemanları da albüm yapıyorlardı ve Glen Hughes gibi çok değerli sanatçılarla turnelere çıkıyorlardı. Norum ise bu dönemde Los Angeles'ta yaşıyor ve yazıyordu.
Herşeyin tekrar bütünleşmesi süreci oldukça doğal bir şekilde başladı. Ama biz her zaman; her albüm için yeni ve farklı bir ifade biçimi buluyoruz.

4-Siz Blues'a kayarken İsveç'te 80'ler ekolünden pek çok sleaze grubu peydahlandı. (Vains of jenna vb.) Sanirim her jenerasyon nostaljik olarak ilk gençlik yıllarını model aliyor. Sizin de Blues albümü yapma sebebiniz gençlik yıllarınızda dinlediğiniz Blues gruplarının etkisi vardır diyebilir miyiz?

Joey Tempest İle Söyleştik!

Bag of Bones daha çok turneden sonra yapmış olduğumuz bir rock kaydıydı.Beş sene öncesinde asla yapamayacağımızı düşündüğümüz harika bir ifade biçimi yakaladık. Örnek vermek gerekirse, bazı gruplar Europe'tan etkileniyor ve bu harika fakat biz şimdi tüm bunlardan çok daha farklı bir yoldayız -özellikle yeni bir albüm yaratmaya başladığımız dönemlerde. Tabii ki halen, sahnede eski ve yeni şarkıları söylemeyi seviyoruz, bu şekilde ortaya çok iyi bir iş çıkıyor.

5-Müzik tarihinde sizin yazmış olmayı dilediğiniz bir parça var mı?

İlk aldığım single David Bowie'nin Space Oddity'siydi. Melodi ve prodüksiyon beni inanılmaz etkiledi. Dolayısıyla ben de böyle bir şarkı yazsam fena olmazdı. The Final Countdown'a ilham veren sözlerin kaynağı işte bu noktada ortaya çıktı…

6- Europe'un ilk kurulduğu dönemdeki vizyonunu koruduğuna inanıyor musunuz? Yoksa şimdi geriye dönüp baktığınızda bu durumdaki değişiklikle alakalı olarak bir memnuniyet ya da memnuniyetsizlik söz konusu mu?

Amacımız bir dünya grubu olmak,her yeri gezmekti ve tabii ki daha iyi müzisyenler ve şarkı yazarları olmaktı. Durum hala böyle, değişmedi! Her parçayı birbirinden farklı kılmak için kendimizi ayrıca motive ediyoruz. Böyle olmadığı takdirde sıkıcı olurduk.

7- Sizin takip ettiğiniz vokalistler veya Europe'un takdir ettiği gruplar var mı? Joey Tempest, kendisi yerine Europe'a bir vokalist alacak olsa bu kim olurdu?

Bir çok özellik barındıran seslerden hoşlanıyorum,güçlü ve sizi kolayca ele geçirebilen türden. Chris Cornell ve David Coverdale gibi…

8-Europe ile ilk tanışmasını gerçekleştirecek olan dinleyici hangi parça ya da albümle başlamalı? Bu açıdan sizi tanımladığını ve kimliğinizi ortaya koyduğunu düşündüğünüz çalışmanız hangisi?

Last Look At Eden bizi yeni dinlemeye başlayacaklar için oldukça uygun bir seçim. Yeni jenerasyona da hakim! Özel bir ruha sahip… Albüme de adını veren bu parça aynı zamanda konserlerde de favori şarkımız.

9-Çalmaktan en çok keyif aldığınız ve unutamadığınız konser hangisiydi?

Birçok var ama Haziran ayı başındaki Sweden Rock Festival'deki konserimiz çok özeldi.Ayrıca Ekim'de canlı konser DVD'miz geliyor. İçerisinde nadide parçaların da bulunduğu, sahnemizi özel konuklarla paylaştığımız 28 şarkılık bir konser DVD'si.

10- Müzik dışında dünyayı yaşanabilir kılan en güzel şey nedir? İsveç ya da İskandinav sosyal demokrasisi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Çok seyahat ettim ve her yerin iyi-kötü yanları var. 25 senedir İsveç'te yaşamıyorum fakat çocukluk günlerimi çok güzel hatırlıyorum.

11- Bir rockstar olarak hayatınızın en unutamadığınız anı neydi?

Yakın zamanda Def Leppard ve Whitesnake ile birlikte çıktığımız elenceli turnede beraberdik. Onlarla tekrar biraraya gelmek ve ve şov sonrasında da beraber olmak son derece eğlenceli. David Coverdale ile aynı sahneyi paylaşıp Still Of The Night'ı söylemek benim için bir onurdu. Çok eğlenceliydi.

12- Europe olarak seyirciyle daha yakın bir bağ kurabileceğiniz küçük mekanlardaki konserleri yoksa devasa organizasyonları mı tercih edersiniz?

Çalmaya başladıktan birkaç şarkı sonrasında başka bir dünyaya geçiyorum. Mekanın büyüklüğü,küçüklüğü ya da nerede çaldığımıza dair hiçbir şeyin önemi kalmıyor.

13-2003 yılındaki tekrar bir araya gelişiniz nasıl gerçekleşti? Bununla birlikte,müziği bırakmayı hiç düşündünüz mü? Devam etmenizi sağlayan motivasyon nedir?

Bu kaçınılmazdı. 2003'te Stockholm'de biraraya geldik ve bunu zor olan yoldan yapmaya karar verdik. Uzun bir süreçti. Devam etmemizi sağlayan, olabildiğince turne ve konser. Başka ne yapabileceğimizi bilemiyoruz çünkü yapabildiğimiz en iyi şey bu. Albüm yapabilme ve yeni bir şeyler kaydedebilme konusunda şanslıyız neyse ki.


14-Türkiye'ye daha önce geldiniz mi? Konser dışında burayı keşfetmek için zaman ayıracak mısınız?

Geçmiş yıllardaki tatillerimizde tüm grup için söyleyebilirim ki, bu zevki yaşadık. Bununla birlikte, Türkiye'deki ilk konserimiz için çok heyecanlıyız.

15-Son soru; kişisel olarak, tüm albümleriniz içinde sence Europe kariyerinin en iyi şarkısı ve senin favori şarkın hangisiydi?

Cevaplaması zor ama bugün için, Last Look At Eden diyebilirim.


Son söz olarak bir dönemin ikonik gruplarından Europe'un 28 Eylül'deki İstanbul konserinin; "iyi konser" aktivitesi açısından oldukça kısır geçen içerisinde bulunduğumuz 2013'te kaçırılmaması gerekenlerinden biri olduğunun altını çizmek isterim. Bununla birlikte bu röportajı yapmamı sağlayan DeliKasap ailesine ve Z&M'ye de teşekkürlerimi iletir, bol bol rock n' roll dilerim!

Müşra DEMİR

Joey Tempest İle Söyleştik!
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: