SÖYLEŞİ

Guns'n'Roses'ın Bumblefoot'u kıç tekmelemeye devam ediyor

Mahmut Saral - 4 Mart 2015

Big Brother (Yönetim) ve Little Brother (İnsanlar) birbirini izliyor, sürekli...
Guns N' Roses ile güzel işlere imza atan Bumblefoot, şimdi de solo albümü Little Brother is Watching ve yeni grubuyla geliyor

 Guns'n'Roses'ın Bumblefoot'u kıç tekmelemeye devam ediyor

Ron Thal, yani Bumblefoot, 2004 yılında Guns N' Roses saflarına dahil olmuş, ben de onunla ilk röportajımı 2009 yılında internet üzerinden gerçekleştirebilmiş, 2012 GoldFest'in ardından da Sheraton Otel'de yüz yüze tanışma fırsatına erişmiştim. Tabii diğer grup üyeleri de oradaydı.
 

İnternette yazıştığım, sahnede izlediğim ve gerçek hayatta görüp kısa süreli de olsa vakit geçirdiğim adam, hep sevecen, iyi yürekli ve kesinlikle egosu olmayan biri olarak kalbimde yer edindi. Tabii bunda yine benim 2009'daki röportajın ardından Chinese Democracy albümümü postaya verip Amerika'ya yollayışımın ve Ron'un da bu albümü alıp kendi imzasıyla birlikte diğer grup üyelerine de imzalatarak bana geri yollamasının payı da büyük. 1 aydan fazla süren bir zaman dilimi vardı ve böyle bir şeyle kimse kolay kolay uğraşmak istemezdi. Hele de Guns N' Roses gibi yoğun bir grupta çalan biriyse. Ama yaptı! Bu hareketini ömrüm boyunca unutmayacağım. November Rain'in final solosuna kattığı yorum ve yıllar sonra Don't Cry'ı kendi tarzında, harika bir şekilde yorumlamasını da tabii ki. Ve daha birçok güzel şeyi...

Yine 2009'daki röportaja gitmek istiyorum. Orada diyordu ki "Eğer aynı anda iki yerde birden olabilseydim, mutlu olurdum. Hayır, mutlu olmazdım, aynı anda üç yerde birden olmak isterdim" (Merlin'in Kazanı). İstiyor, çünkü daha fazla şey yapmak istiyor. İstemek tabii ki güzel, ama bunu gerçekleştirebilmek zor. Ve bu zorluklar sebebiyle de bir seçim yapmak zorunda kaldı, solo kariyerine devam etmek istedi. Guns N' Roses'ı geride bırakan Bumblefoot, kendi solo albümü ve önümüzdeki aylarda dallanıp iyice budaklanacak süper grup projesi Art of Anarchy ile ilgileniyor. Eh, ben de bir kez daha konuşmak, röportaj yapmak istedim kendisiyle. "Ama Guns N' Roses hakkında konuşmak yok, tamam mı" diyor. "Tamam" diyorum. Şimdi bakalım ne gibi detaylar var elimizde.

İşte yeni albüm, Little Brother is Watching!
Bumblefoot'un 2014'ten bu yana üzerinde uğraştığı yeni solo albümü Little "Brother is Watching" nihayet raflarda yerini aldı. Çıkış yapmadan 1 hafta kadar önce de yayıncı firma aracılığıyla albüme sahip oldum ve bu süreçte defalarca dinledim. Güzel, ilginç bir rock albümü olmuş diyebilirim. GN'R tarzıyla alakası olmayan, Bumblefoot'u yansıtan, dolayısıyla "solo albüm" tanımının hakkını veren bir albüm.

Albümdeki favori şarkım ise kesinlikle "Higher". O kadar güzel soloları var (Hele final solosu bitmesin istedim!), o kadar güzel melodiye sahip ki son günlerde arka arkaya en çok dinlediğim 2 şarkıdan bir tanesi bu oldu (Diğeri de Barış Manço - Ham Meyveyi Kopardılar Dalında). Bu şarkıyı ilk kez dinlediğimde, işten eve dönerken servisteydim ve uyukluyordum. Solo başlangıcını duymadım, hissettim adeta ve uyandım. Uyanır uyanmaz da şarkıyı 2 kez başa sarıp dinledim, sonra da Ron'a mail atıp "Uykudayken dinledim ve büyülü gibiydi, çok sevdim" dedim. Mutlaka bu şarkıyı dinlemelisiniz. Zaten bu şarkının anlatımı için de "Hatırladığınız en güzel anıların soundtrack'i" diyor Ron.

Tabii her albümde olduğu gibi bu albümde de dikkat çekici bir nokta var. Aşağıda yer alan bilgilerin hemen hepsinin Bumblefoot'un ağzından DeliKasap için çıktığını belirteyim.
Bumblefoot: 
Mesela albümün ismini de oluşturan "Little Brother is Watching" isimli şarkı. Bu şarkı, "1984" isimli ünlü kitabı referans alıyor bir bakıma ve ötesini sunuyor diyebiliriz. "Big Brother" ibaresini duymuşsunuzdur. Geleceğin dünyasında (aslında günümüz de pek farklı değil) kontrolün devlet yönetimlerinde olduğu, insanların sürekli izlendiği ve hayatın daha yaşanılmaz bir hal aldığı belirtilir. İşte bu albümde de biraz öteye gidiliyor aslında. Big Brother değil de Little Brother, yani insan, yani biz giriyoruz devreye. Sahip olduğumuz teknolojiler ve güç sayesinde devletleri izliyor, kirli çamaşırları ortaya çıkarmaya çalışıyor ve aynı zamanda da bunları birbirimize yapıyoruz. İşte bu şarkı, bu çağda yaşayan insanları konu ediniyor. Dolayısıyla albüme de ismini veriyor.

Yapım sürecini sosyal medyadan müzikseverlerle paylaştı, bilgiler aktardı...
Bumblefoot:
Yapım sürecini herkesle paylaşmak zevkliydi. İnsanlar kayıt sürecini takip etmenin zevkli olabileceğini düşünüyorlar ve bana da bu yönde söylemler geldi. Bu aynı zamanda onlar için hem öğretici hem de şarkılarla aralarında daha derin bağların oluşmasına yardımcı bir yöntem.
Böylece Bumblefoot, davullardan gitarlara kadar birçok şeyi sosyal medya üzerinden (Instagram, Twitter, Facebook, YouTube) takipçileriyle paylaştı. Hatta arka planda oluşturulan ses efektlerinin nasıl yapıldığını bile.

Neredeyse her şeyi o çaldı, kaydetti, miksledi...
Bumblefoot:
Albümün davul kayıtlarını Dennis Leeflang gerçekleştirdi. Bunu bir kenara bırakırsak, geri kalan müziğin neredeyse tamamı bana ait. Albümde gitarları, çello kayıtlarını, bass gitar kayıtlarını, klavyeleri, vokalleri, geri vokalleri, harmonileri, kayıt, miks ve mastering işlemlerini ben hallettim. Vigier gitarları ve bass gitarlarını, "Flying Foot" gitarını, "G.V. Rock" gitarını, imzalı "DoubleBfoot" perdesiz gitarımı, ilk signature'ım olan "Bfoot" gitarımı ve DiMarzio manyetiklerini kullandım. Ayrıca bazı efektler için yardımlar aldığım gibi albüm henüz tamamlanmadan önce New York'ta 100 kadar arkadaşım ve hayranımla da özel dinleme partisi yaptım.

Gelelim diğer şarkılara. Kısa da olsa hepsinin birer hikayesi var.
"Don't Now Who To Pray To Anymore" şarkısı, hayat, inançlar ve ilgili yaşanan zorluklar üzerine kurulu. Bunları aşmanın gerektiği belirtiliyor, ama ulaşmak pek kolay değil gibi. En azından şimdilik.

"Argentina", sevgi ve pişmanlıktan, iki tarafın da birbirini anlamadığı zamanlarda ortaya çıkan dengesizlikten söz ediyor.

"Clots", Bumblefoot'un doktor ziyaretlerini ve bunlardan bir tanesinde kendisinde bulunan tümörü anlatıyor.

"Cuterebra", birçok insanı yiyip bitiren dedikodular üzerine kurulu.

"Eternity", her sabah sevdiğinizle uyanmanız ile alakalı bir şarkı.

"Livin' the Dream", konserlerle, tur sırasında yaşanan harika deneyimler, ama bir yandan da kendi özel yaşamına duyulan özlemle ilgili. Bir şeyleri elde etmek için ötekilerden bir süreliğine vazgeçiyorsunuz ve bu üzüyor.
 

"Women Rule the World", erkeklerin kadınları etkilemek için girişimlerde bulunmaları üzerine.

"Sleepwalking", bazen kendinize karşı pek de dürüst olmazsınız hani.

"Never Again", bazen bir şeylerle çok uğraşıyoruz ve farkına vardığımızda harcadığımız zaman fazla olabiliyor.

Guns'n'Roses'ın Bumblefoot'u kıç tekmelemeye devam ediyor

Yeni bir süper grup: Art of Anarchy
Bumblefoot:
"Art Of Anarchy", iki kardeş Jon ve Vince Votta ile başladı. Biri gitarda, diğeri de davulda. Ben de yaklaşık 20 yıldır gruplarına destek veriyorum. Şimdi bir müzik şirketi kurdular ve akıllarına gelen ilk şey de bir süper grup albümü yapmak oldu. Onları stüdyoya getirdim ve yazdıkları şarkılara gitarlar ekleyerek kaydettik. Bass gitarları John Moyer, vokalleri de Scott Weiland yazıp yorumladı. Hepimiz albüme odaklandık, ama Scott, kendi solo albümü ve turnesine odaklandı. Dolayısıyla eğer grup olarak canlı konserler verirsek yeni bir vokal bulmamız gerekecek. Aslında bu albümün yapımı birkaç yıldır sürüyor ve Scott'ın solo planlarına uydurmak için çıkış tarihi erteledik bile. Dolayısıyla şimdi önümüzdeki Mayıs - Haziran gibi bu albümü çıkarmayı düşünüyoruz ve video da gelecek. Ayrıca bir rap metal işbirliğinde yer alıyorum ve daha birçok şey var tabii...

Tekrar İstanbul olur mu?
Evet, tabii ki istiyor. Guitar workshop'ları yapmak, Bumblefoot konserleri vermek istiyor, ama bu kolay değil ve yalnızca ona bağlı da değil. Böyle organizasyonların olması için teklif, mekan, tanıtım ve tabii ki biz fanların olması gerektiğini belirtiyor. Kısacası teklif gelirse neden olmasın diyor.
Ben de hem yeni albüm için hem de sorularımı yanıtladığı için teşekkür ediyorum kendisine.

Guns'n'Roses'ın Bumblefoot'u kıç tekmelemeye devam ediyor
 


 


 

 

 

 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: