SÖYLEŞİ

Kerem Beyit'le Söyleşi

Evren Ünal - 24 Kasım 2011

 

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ


 Hani medyada dünyaca meşhur Türk keman virtüözü, profesör, fizikçi, ressam hakkında haberler çıkar da kendimize "yahu bunlar dünya çapında meşhur da biz neden tanımıyoruz?" deriz. Kerem Beyit "fantasy artist" olarak bu klasmana girebilecek, profesyonel dijital illüstrasyon çalışmalarının ülkemizde ilk örneklerini sergilemiş başarılı bir sanatçı arkadaşımız. Çalışmaları ülkemizden çok yurtdışında tanınıyor ve bu alanda kazanmış olduğu pek çok ödülü var. Kendisiyle mesleği, hayatı, müzik ve ülkemizde de son dönemde örnekleri artan "digital art" kültürü üzerine söyleştik.


Ayrıca kendisi daha önce "hiçbir yerde yayımlanmamış" yeni çalışmalarını da bizden esirgemedi. Röportajın sonunda bulabilirsiniz… Deli Kasap 'Geek' Kültürü Mecmuası sunar:


Daha çok fantastik kültüre meraklı kitle tarafından tanınıyorsun. Senden haberi olmayan Deli Kasap okurları için de kendinden kısaca bahseder misin?

1980 Ankara doğumluyum. Küçüklüğümden itibaren resim sanatına ilgim ve yatkınlığım olduğunu söyleyebilirim. Ne var ki, profesyonel anlamda meslek olarak icra etmeye 2005 yılında başladım. O günden beridir durmaksızın çalışıyor ve kendimi her geçen yıl biraz daha geliştiriyorum.

Genellikle büyük yayınevlerine kapak ressamı olarak çalışıyorum, RPG sektöründeki yayınevlerine ise gerek kapak ressamı gerekse iç illüstrasyon konularında hizmet veriyorum. Genellikle Online Gaming olmak üzere birkaç oyun firmasına da promosyonel ve kart illüstrasyonu yapıyorum.

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

Girişimci ruhlu her insanın gençliğinde onu adım atmaya heveslendiren bir unsur vardır. Bruce Wayne'in Batman olmaya karar verdiği andaki gibi... Seninki neydi?

Çizim zaten yıllardır hayatımın bir parçasıydı asıl sorun bu potansiyeli zamanında görememek olmuştur sanırım. Ben çocukluğumdan itibaren çizgi roman dünyasına girmiş biri olduğumdan bu hobi zaten kendi kendine gelişti, bunu meslek olarak görmem ise ne yazık ki 23 yaşıma kadar aklıma gelmedi. Bu potansiyeli fark ettiğimde ise düzenli bir program belirleyip portfolyo oluşturmaya başladım. Batman olmaya karar verilen an gibi dramatik bir öyküm yok maalesef, ama 2003 yılında internette ilk defa dijital işleri gördüğümde bir kıvılcım oldu diyebilirim.

Photoshop'a bulaşmadan önce mesela çocukluğunda Alfa yayınlarından çıkan Conan dergilerine yaptığın çizimleri gönderdin mi? O dergilerin arka sayfasına çıkan çocuklara ne oldu hepimiz çok merak ediyoruz?

Çok fazla bir çalışma göndermedim açıkçası, zaten düzenli olarak takip etmeye Yeni Maceralar Dizisi (SSOC) boyut olarak büyüdüğünde ve Conan the Barbarian (CTB) ile birleştiğinde başlamıştım. Bundan evvel daha çok sahaflardan toplu halde almayı seviyordum. Ben aylık olarak almaya başladıktan sonra 1 yıl içinde zaten Alfa okur bölümünü kapatmıştı uzun bir süre. Gönderdiğim çalışmalar umarım yayınlanmamıştır.

O çocukların büyük bir bölümü hayatın temposuna kapılmış çizim yaptıkları günleri dahi hatırlamayan adamlara dönüştüler, küçük bir kısmı şu anda profesyonel olarak çizerlik yapıyorlar.


Son birkaç yıldır ülkemizde dijital artla ilgilenen gençlerin sayısında artış var. Hala da potansiyelini tam olarak sergileyememiş pek çok insan olduğunu hesaba katarsak işin sırrı nedir?

Bu ülkemize özgü bir şey değil, dijital medyanın tercih edilmesi global bir trend. İşin sırrı dijital sanatın, geleneksel sanata oranla bitmek bilmeyen avantajları sanırım.

 

Ülkemizden illüstrasyonla ilgili başka tanıdığın, bildiğin, sevdiğin kimleri sayabilirsin?

Çok var... Çoğu da arkadaşım zaten... Ertaç (Altınöz), Yiğit (Köroğlu), Emrah (Elmaslı) fırsat buldukça işlerine baktığım adamlar. Meliko (Melike Acar) var onu da full dijital yapacağız yakında umarım (Gülüyor).

Abilerden ise çocukluğuma şekil veren Bülent Arabacıoğlu, Kenan Yarar, Suat Gönülay'ı sayabilirim sanırım. Biz Gırgır dönemine pek yetişemedik ama Hıbır dönemi de benim ben
olmamı sağlayan süreçlerden biridir diyebilirim.

Bunun dışında yine takip ettiğim baya bir isim var ama bir tanesini yazsam hepsini yazmak durumunda kalırım o yüzden bu bahsi kapayalım, onlar kendilerini bilir...

Peki yabancı çizerlerden?

Wayne Reynolds, Todd Lockwood, Jim Murray, Raymond Swanland... Eskilerden Rahmetli Frazetta, Vallejo, Jusko,Norem (Conan'cılar bilir bunları) ... Daha da eskiye gidersek Norman Rockwell. Çizgi roman sanatçılarından, Rudy Nebres, DeZuniga, Kwapisz hatta Kwapisz üstad ile yıllar sonra facebook üzerinden yazıştım, Conan'ın kollarına çizdiği kıllardan dolayı teşekkür ettim, "O tüyleri çizmek için harcadığım ekstra zamanı kimse takdir etmiyor sanıyordum ben, Sağol!" dedi, inanılmaz büyük bir keyif benim için. Çocukluğumuzda hayaldi tabi bunlar, sevdiğin çizere bir şey yazacaksın 10 saniye sonra cevap gelecek...

Yabancı artist say say bitmez, konseptçilerden, Iain McCaig, Ryan Church, Scott Robertson, Neville Page, Sparth. İllüstratörlerden Keith Thompson, Greg Staples... Daha gider bu...

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ


Oturduğun yerden kalkmadan beyin göçüne (ya da yetenek göçü mü desek) dâhil olmak nasıl bir duygu? Seni yurtdışına yerleşmeye ve orada çalışmaya ikna etmeye çalışan işverenler oldu mu?

Valla benim durumum için yetenek ya da beyin göçünden bahsetmemiz mümkün değil, ben işverenimi seçmiyorum, burada bana ihtiyaç duyan bir sektör yok, olay bundan ibaret. Bu yurtdışı olayları çok soruluyor ama benim yaşım 31 oldu artık, sanırım 2-3 yıl sonra sormayı bırakırlar artık. Freelance çalışan bir ressam için lokasyonun bir önemi yoktur, siz Amerika'ya çalışma vizesi alıp "ben evden çalışacağım ama ok?" diyemezsiniz, izinler firmaların ihtiyacı neticesinde verilmekte, firmalar da in-house pozisyon verirler. Kısacası ben halimden memnun bir insanım, bu yaşımda gidip sıkıntı çekmeye hiç niyetim yok ayrıca orası da kollarını açmış seni beklemiyor, binlerce yetenekli genç var piyasada, kolay değil o işler...

Rock/Metal dinlediğini, hatta sıkı Metalci olduğunu biliyoruz... Hangi grupları seversin?

Duruma göre metalciyimdir evet... Valla başucu gruplarımı Dream Theater, Faith No More, Soundgarden, Amorphis olarak özetleyebilirim ama konu musiki olunca ben açık görüşlü bir insanımdır, her şeyi dinlerim diyebilirim. Keyfe neşeye göre elektronik de dinlerim, kızkardeşim Koop tavsiye eder, arkadaşım Adele dinle der onları da severek dinlerim yani, yemek seçmem... Glamour of the Kill var yeni keşfettiğim onu da tavsiye ederim metalci arkadaşlara....

Peki çalışırken dinlediğin özel bir şey var mı yoksa, tamamen sessiz ortamda bir nevi meditasyon yapar gibi mi çiziyorsun?

Tamamen müziksiz ortamda resim yapabilen bir insan varsa onu incelemek isterdim açıkçası... Müziksiz olmaz bu işler, tanıdığım ressamların hepsi çalışırken dinler, tabi birkaç egzantrik adam vardır mutlaka... Benim için yakıt gibi bir şeydir musiki.

Çalışırken film müziği çok dinlerim mesela, Morricone, Harry Gregson-Williams, John Williams, Howard Shore... Lord of the Rings soundtrack her görsel sanatçıya rahatlıkla verebileceğim bir tavsiyedir... Tabi hep enstrümental olmaz, iş yetişmesi gerekiyorsa ya da hızlı blok kompozisyon oluştururken Disturbed tercih ederim, "The Asylum", "Sickness" direkt süper benzin gibi benim için...

The Band, Pink Floyd, Grateful Dead, Zero 7 her daim detay girme aşamasında maksimum randımanı aldığım gruplardır. Yüksek ses kaldıramadığım günler, Joni Mitchell, Marcus Miller dinlerim. Benim mp3 klasörüme bakan kişi müzikal uçurumlar görmeye hazır olmalıdır.

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

Çalışma ortamında seni motive eden başka şeyler var mı? Mesela şahane bir action figür koleksiyonun var. Ben şahsen bulunduğum yerde olmalarından epey keyif alıyorum. Bir nevi pozitif enerji yayıyorlar.

Eh tabi önemli onlar, çalışma şevki yaratmak şart zira belli bir noktadan sonra hobinin mesleğe dönüşmesi gibi bir gerçek var. Yani oflayıp puflayıp resim çizmedim daha hayatımda ama masaya oturmayı, çalışma ortamında vakit geçirmeyi ne kadar eğlenceli hale getirirseniz işinizden o kadar verim alırsınız. Motive eden başka bir şey ise kaliteli ve uygun ekipman seçimidir elbette. İşlem süreleri ile insanı bezdiren bir sistem bütün çalışma keyfini öldürebilir o bakımdan ekipmana yaptığınız harcamaya acımayın zira size 10 katı ile geri dönecektir. Bunu tabi profesyonel olarak icra edenler için söylüyorum.


Todd McFarlane Disturbed'ın Ten Thousand Fists albümünün kapağını yapmıştı. Power Metal gruplarının da şarkılarındaki fantastik ortaçağ temasını yansıtan albüm kapakları var. Senin de bu şekilde çalışmak istediğin bir grup/sanatçı var mı ya da bu yönde ciddi teklifler aldın mı?

Maalesef... Ben o kadar tanınmış bir ressam değilim, bir de o tarz işler almak için iyi bir network gerekiyor, ben en son iş başvurusunu 2007 gibi yaptım o günden beridir de, mevcut müşterilerim dışında bir yere çalışma isteğiyle yazmadım, bir gruba albüm kapağınızı yapayım diye yazacağımı da sanmıyorum ama elbette sevdiğim grupların albüm kapaklarını yapmak isterdim ama ayrı bir piyasa galiba o...

İş dışında yaptığın resimler de aynı temaya mı sahip? Yoksa araya biraz uzay/bilimkurgu konsepti kaynatsam ya da en "Bob Ross"undan bir manzara kompozisyonu üretsem dediğin olmuyor mu?

Oluyor tabi de, misal 2 gün boşluğum oluyor, o 2 günde çok yüksek bütçeli bir işe giremiyorum maalesef, genelde tek figür çalışıyorum yine. Sci-fi teması aslında çok üzerinde çalışmak istediğim bir alan ama etkileyici bir kompozisyon çıkartmak için 2 haftamı ayırmam şu an için oldukça zor görünüyor. Portfolyonuzda ağırlıklı olan tema ne ise alacağınız işler de genelde bu şekilde seyreder tabi ben fantasy temasından bıktığımdan falan söylemiyorum bunu, sadece insan ara sıra değişiklik istiyor. Bakalım önümüzdeki aylarda belki bir fırsat yakalarım.

Müzik piyasasında Alice Cooper, Kiss vb. gibi teatral görünümlü pek çok müzisyen var. Bunlardan ilham alarak bir karakter yaratmayı düşündün mü?

Açıkçası ikisini de takip etmem, şov tabi sahnenin bir parçası kabul ediyorum bunu ama nasıl bir görsellik sunarsan sun beni asla notalar kadar etkileyemez bu. Eh, müzik seyircinle bağ kurmana kafi ise görselliğin bu denli öne çıkartılması gereksiz bir şey... Özetle, ilham alıp bir karakter yaratmaya zamanım olsaydı, bunu Cooper veya Kiss üzerinden yapmazdım herhalde. Rick Danko veya Syd Barrett falan çok daha ilginç ve organik karakterler bana göre... İlla imaj üzerinden gideceksek de, Slash mesela çok daha uygun bir karakter stilize etmek için, en azından sağa sola maceraya sürebilirsiniz o tipi. Ama Kiss falan bunlar sahne dışına aldığın an biter, yaşamaz yani... Çizgi roman seçiminde kostümsüzlere öncelik veren bir adam olarak böyle düşünmem normal tabi...

Çizgi roman demişken… Ülkemizdeki kısıtlı piyasa koşulları nedeniyle çizerlerin çoğu yurtdışına çalışıyor. Ayrıca başarılı öykü anlatıcılarımız da var. Hiç güçlerinizi birleştirip bir çizgi/grafik roman üretmeyi ya da buna benzer ortaklaşa bir projede bulunmayı düşündünüz mü?

Evet, burada en fazla ne yaparsın, bir mizah dergisinde çizersin işte, kendi pazarını yaratamazsın. Bunun sebebi de talep olmaması. Bu noktada ahlayıp vahlamak çok gereksiz. 1000 kişiden sadece 1 tanesinin düzenli kitap okuduğu bir coğrafyada çizgi roman falan olmaz, boşuna kimse kafasını yormasın. Bu gerçeğin gölgesinde bizim gibi insanların toplanıp batacağı dünden belli olan bir projeye zaman ayırmamız saçma olur, insan belli bir yaştan sonra ekmeğinin peşine düşüyor. Ekmeği Marvel, DC sağlıyorsa bu adamların mevcut işini gücünü bırakıp sadece dizi izlenen bir ülkeye çizgi romanı sevdirmek gibi bir misyon üstlenmesi garip bir girişim olurdu herhalde. Güçlerini yine birleştirsinler ama işleri evrensel olsun ki gidip satabilsinler malzemeyi yurtdışındaki ilgili firmalara. Benim tavsiyem budur.

Ben kişisel olarak kapak resmi dışında çizgi roman işine bulaşamam, zira gözüm yemez... Evliyadır çizgi romancılar...

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

Daha önceki bir konuşmamızda sosyal medyadaki tanınırlığının aldığın iş sayısını pek etkilemediğini söylemiştin. Bu konularda hayli mütevazısın. Aslında şöyle bir şey var, çizer takımı mesela fotoğrafçılıkla uğraşanlara göre daha mütevazı; daha geri planda takılıyorlar. Sence çizmek asosyal olmayı mı gerektiriyor?

Evvela benim tanıdığım bir fotoğraf sanatçısı yok açıkçası ama mesleğe göre karakter tahlilini doğru bulmuyorum. Gayet efendi fotoğrafçılar vardır eminim ve gayet egomanyak çizerler olduğunu biliyorum. Ben ise mütevazı olayım aman falan şeklinde bir tavır belirleyip o doğrultuda hareket etmiyorum, bu kişilik yapısıdır. Ben ön plana çıkmayı, ortamdaki aktif adam olmayı zaten çok sevmem bu bakımdan sosyal medya falan o kadar sallamam ama sebebi benim süper düzgün bir insan olmam değil, çekingen olmamdır sanırım.

Artı dediğim gibi bizim mesleğin dinamiğinde zaten öyle üne kavuşmak, herkes tarafından bilinmek falan yoktur... Seni firmalar bilir, editörler, ad'ler bilir, yayınevleri bilir bi de senin mesleğini yapan ya da paralel meslek yapan adamlar bilir, kısacası ürettiğin eserin alıcısı bilir bunlar da zaten kafidir... Öyle beni tanısınlar, beni bilsinler diyen adamın meslek seçimi daha çok sahne sanatlarından yana olmalı bence.

Çizmek asosyallik falan gerektirmiyor, benim ve benim gibilerin ortaya koyduğu örnek model alınacak bir örnek değil ve olmamalı zaten... Ben kendimi, alanımda çok zayıf gördüğümden dolayı bütün benliğimle çalışmaya adamış bir insanım zira iyi kötü yapabildiğim en iyi şey bu ve bu olmadan varolmanın benim için bir anlamı yok. Eh ben bunu yapacağım, benim olayım bu diyen adam da sırtına binen iş yükünü çekmekle yükümlüdür bu da asosyalliği getiriyor yanında. Tabi o kadar da değil, iki haftada bir ben de çıkıyorum bara, sinemaya...

Biraz da teknik konulara girelim. Çizim yaparken donanım ve yazılım olarak ne kullanıyorsun?

Şimdi işlemciye kadar yazmam saçma olur herhalde ama çok yüksek ram, çok hızlı bir işlemci ve 64bit bir işletim sistemi kullanıyorum. UPS bizim işimizde şart, ilgilenen arkadaşların paraya kıyıp en kralından almalarını tavsiye ederim. İşleri periyodik yedeklemek için harici hdd almak da çok önemli. Rahat bir koltuk, iyi bir masa, ekrandaki gerçek kontrastı etkilemeyecek bir ışıklandırma...

Yazılım olarak malumunuz Photoshop kullanıyorum ben yıllardır. Şu anda kullandığım sürüm CS4. Mesleğe adım atacakların monitör seçimine çok önem vermesi gerekiyor, ben ana monitör olarak 30" Apple CD kullanıyorum, diğer işlerimi ve referans dosyalarımı da ikincil monitörüm olan 20" Apple CD'de görüyorum.

Tablet olarak Cintiq 12WX kullanıyorum ama bu cihazı yarışmadan kazandığım için, ekran fonksiyonunu kullanırım diye almış değilim, her daim 2560x1600 pixel çözünürlük sağlayan monitörümü tercih ederim.

Photoshop yıllardır dijital çalışmalar açısından tekel gibi en çok kullanılan program. Başka alternatifleri yok mu?

Olmaz olur mu? Photoshop özünde bizim meslek için tasarlanmış bir yazılım değil zaten ama ben grafikerlik dönemlerimden aşina olduğum için bu programı tercih ettim, sonra da başka programa geçmek zor geldi açıkçası. Lakin, yeni başlayanların bizim mesleğimize yönelik olarak tasarlanmış olan Painter programını tercih etmelerini önerebilirim.

Peki bunca yıldır Photoshop açısından belirli bir doygunluğa ulaştın mı, yoksa program üzerinde de kendini geliştirmeye devam mı ediyorsun?

Ben ilk Photoshop başına oturduğumda sürüm 3.0 vardı. Yani biraz bilirim programı. Ama ben programın sadece benim işime yarayan kısımlarını kullanıyorum ve bu kısımlar sanırım toplamda koca yazılımın %5'i anca eder. Ama işlem sırası oturunca bu kaçınılmaz, zaten özünde photo-edit amacına hizmet eden bir program bu, ben maskeleme tekniğimi oturttuğumdan bu yana problemleri fırçamla çözmeyi tercih ediyorum.

Son olarak, röportajı bitirmeden önce sana klişe röportaj sonu sorularından birini soracağım... En son ne zaman yeteneğini bilen biri çıkıp senden kendisinin resmini yapmanı istedi?

Anneannem yıllardır söyler "bi tasvirimi çiz de duvarıma asayım" diye... Açıkçası ara sıra kendini elf ya da benzeri fantasy karakterler gibi resmettirmek isteyen kişiler çıkıyor ama ben uzun süredir bu tarz özel komisyonlar almıyorum, tabi adam deli bir mebla bastırır da "çiz ulan !" derse hayır demem elbette.

Röportaja vakit ayırdığın için teşekkürler Kerem, çok keyifli bir sohbetti.

Rica ederim, ben teşekkür ederim.

Çalışmalarından Diğer Örnekler:

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

(DeliKasap Özel)

 

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

(Deli Kasap Özel)

 

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

KEREM BEYİT'LE GEEK MUHABBETİ

Resimlerin Kerem BEYİT'ten izin almadan kullanılmaması rica olunur. Diğer çalışmalarına da aşağıdaki deviantart adresinden ulaşabilirsiniz.

http://kerembeyit.deviantart.com/
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: