SÖYLEŞİ

Listana İle Söyleşi

Bilal Boğa - 25 Mart 2013

Listana Grubunu biraz tanıyalım...

Listana İle Söyleşi

Fulya Çelikel Soğancı: Aslında bizim tek iddiamız sık çalınmayan parçaları çalmak, teknik bakımdan zor seçimler yapıyoruz. Tabii bu bizim müzikal anlamda gelişmemizi sağlıyor, içinde her renk olsun istedik. İsmimizin kelime anlamı Amin Maalouf'un Yüzüncü Ad: Baldassare'nin Yolculuğu romanından geliyor. Kitapta Listana İstanbul'un paralel bir evrendeki fantastik bir ismi olarak geçiyor. Tabii tarihte kullanılmamış bir isim ama sonuç itibari ile İstanbul'u anan bir isim, gözümüzü odaklamadığımız zaman gördüğümüz güzel, hayal dünya..

Yakın zamanda bir EP çıkartıyorsunuz. Neler söylemek istersiniz?

Fulya Çelikel Soğancı: Aslında biz 2 senedir var olan ve çok sık performans sergileyen bir grup olduğumuz için çok uzun bir süre boyunca tam anlamıyla besteciliğe eğilemedik. Onun için şu an sadece 4 parça ortaya çıkarabildik ve bunları da bir EP olarak kaydettik, yapımını Mars Yapım üstlendi. Kayıt aşaması şu anda bitti şimdi mix aşamasındayız. Mastering'i yurtdışında yapılacak, güzel bir eser ortaya çıkarmayı umuyoruz.

Kaan Seyitoğlu: Fulya'nın da dediği gibi performans grubu olduğumuz için 2 senedir bekleme aşamasındaydık artık performans verebilecek çok fazla yer kalmadı. Bu defa farklı bir şey ortaya koyalım dedik, EP'miz bizi yansıtacak bir şey olacaktır.

Konserleriniz nasıl bir havada geçiyor?

Ozan Gümrükçü: Bizim amacımız eğlenmek olduğu için elimizden geldiği kadar eğlendirmeye çalışıyoruz. İzleyen arkadaşlarımız sinerjiyi başlatıyor, geri kalan dinleyicilerimiz de onlara uyup gayet neşeli bir ambians yaratıyorlar. Ben kendi adıma çok eğleniyorum konserlerde.

Bu konser hakkında neler söylemek istersiniz?

Serra Hepgül: Öncelikle daha önce karşılaşmadığımız bir seyirciydi. O yüzden çok mutluyum, yeni insanlarla tanıştık; her geçen gün yeni seyircilerimizle büyüyoruz. Bence en önemlisi de bu o yüzden çok mutluyum bu konser adına. 80 Kalibre ile ilk kez beraber sahne aldık, onlar da çok iyi bir grup, zaten kayıtlarımızı da beraber yaptık, her aşamada beraberdik. Her şey çok güzeldi. 

Yakında Headbangers' Weekend isimli bir festivalde sahne alacaksınız bu konuda neler söylemek istersiniz?

(Arkadan gülüşmeler…)

Alp Soğancı: Tabi ülkemizin… (Arkadan gülüşmeler…) bu tür festivallere ihtiyacı var çünkü bir metalci kitlemiz var iyi de bir kitlemiz var. Sadece iyi olmasından ziyade ateşli de (Arkadan gülüşmeler...) Metal müzik yapmak, dinlemek, o kültürün ve felsefenin içinde bulunmak isteyen bir kitle var. Bu festivaller ülkemizde düzenlendikçe Türk gruplarının belirli bir yere gelme potansiyeli her zaman yukarıya çekiliyor. Ama birbiri ile dost olan Türk grupları çok az, birbirimize destek olmadığımız sürece isterlerse dünyanın en büyük festivalini burada yapsınlar, bizden bir bok olmaz.

Ülkemizde Senfonik ve Progresif Metal ne düzeyde?

Fulya Çelikel Soğancı: Ülkemizde progresif metal oldukça saygı duyulan ama korkulan bir tür, bizim dışımızda birkaç grup daha var. Çok enteresan gruplar var, inşallah onlarla iyi yerlere geleceğiz. Ülkemizde ne yazık ki kadının Metal sahnesinde olduğu çok az grup var. Biz kendimize göre daha feminen bir grup olduğumuz için ilginç bir repertuar seçmek istedik ve senfonik ile progresif türleri arasında soundumuzu bulduk. Biz Dream Theater çalıyoruz ama kendimize göre çalıyoruz. Bayan vokalli olduğumuz için parçaları biraz daha kendimize göre yontmamız gerekiyor. Symphony X gibi oldukça agresif bir grubun parçasını kadınsı bir versiyonda çaldık, bu da bizim tarzımız. Frontwoman dendiğinde ilk akla gelen operatik vokal, senfonik türünün temsilcileri Nightwish, Epica tarafından bile artık benimsenmiyor ve dolayısıyla bu tarzı yapan gruplar biraz demode kaldı. Bu şekilde bir değişim söz konusu.

Eklemek İstedikleriniz?

Fulya Çelikel Soğancı: Ne olur sevgili Metal grupları birbirinizi yemeyin şurada bir avucuz ve herkes birbirinin kuyusunu kazıyor. Kimse kimseye destek olmuyor herkes herkesin arkasından konuşuyor. Bu şekilde hiçbir yere gidemeyiz. Birlik olmamız lazım. 

Kaan Seyithaoğlu: Ben de Fulya'ya katılıyorum bu konuda herkes birbirinin arkasından çok laf söylüyor. Çok fazla olaylar çıkıyor, konserlerde bile bu grup iyi bu grup kötü gibi laflar söyleniyor. Eğlenmek yerine onlara laf söylemek için konserlere gidiliyor. Bu çok üzücü, kırıcı ve Türk Metal camiası bu yüzden daima dibe çöküyor. Bunlardan kurtulalım daha da bir şey diyemiyorum…

Alp Soğancı: Metal ile kalın !

Editörün Notu: Muhabir Bilal Boğa, grup elemanlarının yanında fasulya tohumu gibi kalsa da yine de bir konser hatırası fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi:

Listana İle Söyleşi



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: