SÖYLEŞİ

Türk Pop ve Caz Müziğinin Şahikası İle Özel Delikasap Röportajı: Şevket UĞURLUER

Kaan Çağlayangil - 27 Eylül 2013

Şevket Uğurluer, yılların gerçekten eskitemediği bir çınar. Yıllardır TV ekranlarında onu görmek bizlere huzur veriyor, şahsen bana huzur veriyor. Tevazu sahibi ve müziği gerçekten bilen, çok değerli bir isim Şevket Uğurluer. Yılların getirdiği tecrübe, tevazu ve olgunlukla bizlerin karşısına çıkıyor ve biliyorum ki insanları 50 yıllık bir nostaljik lezzetin içine çekiyor. Kensiyile kısa bir sohbet gerçekleştirdik hani 2.15 dakika süren hızlı ve neşeli commercial şarkılar gibi. Huzurlarınızda Şevket Uğurluer!!!

Türk Pop ve Caz Müziğinin Şahikası İle Özel Delikasap Röportajı: Şevket UĞURLUEL

Şevket Bey uzun yıllardır müziği içindesiniz. Bunca yılın hesabını yaptığınızda güzel anılar mı fazla yoksa küskünlük var mı?

Güzel anılar çok fazla tabii ki, küskünlük yok ama tabi ufak tefek problemler zaman zaman olmuştur, hayatın içinde her işte olduğu gibi...

Müziğe piyanoyla mı başladınız ve müzik hayatınızda ki dönüm noktaları nelerdir?

Müziğe ilkokul 4 de mandolin çalarak başladım daha sonra da piano tabii... 59 yıldır da devam ediyorum.

Çalıştığınız şarkıcıları sayarsanız kimler var en çok sizi etkileyen?

Çalıştığım şarkıcılardan bazıları:Ayten Alpman, Erol Büyükburç, Tülay German, Tanju Okan, Metin Ersoy, Enrico Macias, Peppino Di Capri bunlardan bazıları.

Bunca yıl sizden albüm bekleyen bir dinleyici kitleniz var bu ne zaman gerçekleşecek?

Daha önceki yıllarda 2 albüm piyasaya çıkmıştı. Şimdilerde seyircilerden gelen yoğun istek üzerine çalışmalara başladık, hazır olunca müzikseverlere sunacağız (Biz ropörtajı yaptıktan 2 hafta sonra Şevket Uğurluer'in albümü Elenor Müzik'ten piyasaya çıktı).

Sizin gibi 1-2 isim daha kaldı bunca yıla meydan okuyan. Hatta Celal Akatlar aramızdan bir süre önce ayrıldı. Bunca yıldır çizginizi bozmamanızı neye bağlıyorsunuz?

Bunca yıldır çizgimi bozmadan ayakta kalmak için disiplinli çalışmak, dünyada yapılan müziği takip etmek, istikrar gerekiyor ve tabi biraz da kişisel yapı ile ilgili olsa gerek.

Türkiye'de canlı kayıt döneminin ve amatör ruhun müziğin içinde olduğu 60'lı yıllar ve 70'li yıllardan bu yana ne değişti sizce?

Elektronik müzik işin içine girince akustik tür ve amatör ruh klasik olarak kaldı diğerleri çabuk tüketilen türler oldu. Ama klasik her zaman varolacak bir türdür.

Bunca yıldır sahnelerde ve müziğin içinde olan biri olarak Türkiye'de en beğenidiğiniz kadın ve erkek sesler hangileridir ve kimlerle çalışmaktan zevk aldınız?

Türkiyede çok değerli kadın ve erkek sesleri var. Yeni nesilden de çok iyiler geliyor. Hepsiyle ayrı ayrı tadlarda zevkle çalışıyoruz. Caz müziği ve 'commercial music' denilen müzik her zaman kaliteyi beraberinde getiriyor. Arabesk ise artık yozlaşan bir toplumu beraberinde getiriyor.

Commercial music sizce niye azalarak bu yıllara geldi?

Bence ekonomik ve sosyolojik nedenlerle commercial music azalarak bu yıllara geldi. Ama ilerleyen zamanlarda tekrar hakettiği yerlere gelecektir.

Sizin gibi olmak isteyen müzisyenlere önerileriniz nelerdir?

Disiplin, çok çalışma, istikrar ve tabi ki işini çok sevmek. Bunları tavsiye edebilirim.

Modern Folk Üçlüsü'nün 1980'li yılların başında yaptıkları bir şarkısı vardı; Dostluğa Selam. 'Selamlar size, katılın bize, çalıp söyleyelim neşeli şarkılar. Dünyada müzik kadar kaynaştıran başka ne var yaklaştıran sarı, siyah, beyazından tüm insanları' diye devam ederdi. İşte Şevket Uğurluer böyle neşeli ve hızlıca bitiveren bir şarkı gibi geliyor her hafta ekranlara. Asla unutulmaması gereken bir müzik duayeni olan Şevket Uğurluer için söylenecek sözler çok fazla. Bugün unutulur gibi gözüksede önemini hiçbir zaman yitirmeyecek olan 'Commercial Music' onun sayesinde tekrar insanların kulaklarında yer ediniyor. Sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileğiyle kendisine başarılar diliyorum.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: