SÖYLEŞİ

Türkiye'nin Kalbinden Göklere Doğru: Heavy Sky ile Röportaj!

Mahmut Saral - 13 Mayıs 2015

"Çok büyük heves ve mutluluk ile yepyeni, aslan gibi genç Türk rock müzik grubu paylaşıyorum sizlerle. Bu gençlerle gurur duymamak mümkün değil. Çok lezzetli rock müzik yapmışlar. Her konuda bu gençleri destekleyelim. Açın sesi sonuna kadar, çok güzel bir rock şarkısı dinleyeceksiniz. Dostlar, size Heavy Sky adlı Ankaralı rock grubunu sunuyorum. Maşallah bu çocuklara!" - Asım Can Gündüz

Ülkemizin en önemli müzik markalarından olan Asım Can Gündüz'ün yakın bir zamanda Facebook hesabında paylaştığı mesajı aynen alıntı yaptım sizler için. Birçoğunuz zaten görmüştür de bu mesajı. Bu mutluluğun, heyecanın arkasındaki temel sebep ise, Heavy Sky ve grubun ilk video klibi Unbreakable. Eğer hala izlemediyseniz, buradan video klibe ulaşabilirsiniz.

İşte bu gruptan sıkı bir albüm geliyor dostlar. Tamamı İngilizce sözlerden oluşan, birçok konuya parmak basan ve yalnızca Türk insanına değil, müziğin evrenselliği ilkesini kullanarak tüm dünya insanlarına yönelik hazırlanan bir rock albümü yolda.

***

Peki nedir bu Heavy Sky?
Grubun kurucu üyelerinden olan ve vokallerde yer alan Batu Akdeniz ile hem grubu hem de yaklaşmakta olan çıkış albünü konuştuk.
Öncelikle seni tanıyalım.
Batu Akdeniz: 92 yılında doğdum. Müziğe henüz 5 yaşındayken, bir koroya dahil olarak başladım. Rock müzikle asıl tanışmam ise 2007 yılında, yani gitar çalmaya başlamamla gerçekleşti. O zamandan bu yana hem gitar çalıyorum hem de şarkı söylüyorum. Ankara menşeili rock grubumuz Heavy Sky'ın kurucu üyelerinden biriyim ve YouTube müzisyenliğiyle de ilgileniyorum.

Heavy Sky'ın temelleri nasıl atıldı?
Batu Akdeniz: Liseden beri hem bir grubun içinde yer almanın ve kendi bestelerimi yazmanın hayalini kuruyordum. 2011 yılında Çağlar, Hakan ve ben, bu işin temellerini attık. Yazdığım ilk iki şarkıdan bir tanesi Unbreakable idi. Çağlar'ın bulduğu bir riff üzerine kurulmuş sözlerden oluşuyordu. Uzun süre bu işi gerçekten sahiplenecek ve Rock N' Roll'a hala inanan bir bass gitarist arayışına girmiştik. O da Mehmet Öztürk'tü. Yaklaşık 20 yıl boyunca İstanbul'dan Ankara'ya, birçok projede çalmış, albüm kayıtlarında yer almış tecrübeli bir isim. Aynı zamanda tam bir Rock N' Roll bassçısı. Onu bulduktan sonra zaten besteler arka arkaya gelmeye başladı. Kadromuz: Ben, Çağlar Töngür - Lead Gitar, Mehmet Ozturk - Bas, Hakan Kılıç - Davul.

Türkiye'nin Kalbinden Göklere Doğru: Heavy Sky ile Röportaj

Bu temelde tabii ki tutku da olmalı?
Batu Akdeniz: Hayatım boyunca hiç başka bir iş yapabileceğime ve o işte mutlu olabileceğime inanmadım. Benim için en doğru olanı bu. Böyle bir işe girişmekte bir başka itici güç de YouTube'a ilk videomu yüklediğimden beri çok sayıda insanla tanışmış olmam ve çevremden çok büyük destek görmem oldu. Onlara çok teşekkür ederim.

Peki, Heavy Sky ismi nasıl ortaya çıktı?
Batu Akdeniz: Bir arkadaşımızın fikriydi. İsim arayışındayken yüzlerce isim düşündük. Kimisi çok metal oldu, kimisi çok klişe. Albüme konuk olan gitaristlerden Anıl, "Heavy Sky!" dedi ve hepimizin yüzünü güldürdü.
Duyguların karşıtlığını, siyah ve beyazın birleşmesini, kasveti ama aynı zamanda umudu, fırtınayı ve aynı zamanda fırtına sonrasını da anlatabilecek bir isim "Ağır Gök". Ama en çok da şehrimiz Ankara'nın gri tonlarını anlatıyor sanırım.

Şimdiye kadar Ankara'dan birçok grup çıktı. Peki, sizin hedefleriniz neler? Hard Rock'ı neden seçtiniz veya sizin inandığınız müzik tarzınız nedir?

Batu Akdeniz: Eğer evinde oturup gitar çalan 14 yaşındaki çocuğu sırf sahneye çıkabilmek için günümüzün berbat pop müziğini yapmak yerine hayal kahramanlarının yaptığı gibi hissettiği müziği yapmaya ikna edebilirsek, bu bizim için en büyük tatmin olur.

Türkiye'de hiçbir maddi kaygı içine girmeden, sadece ve sadece istediğimiz müziği yaptık. Duyacağınız şeylerin içinde en ufak bir samimiyetsizliğin bile bulunmadığına emin olabilirsiniz. İsteyince Türkiye'de de yapılabiliyor bu iş. Tüm olumsuzluklara rağmen rock müzik dinleyen, kendini o şekilde ifade eden büyük bir kitle var. Ama siz müzisyen olarak ısrarla onları tatmin edecek şeyi veremiyorsunuz. Evinizde Morrissey dinleyip dışarıda insanlara rakı masası müziği yapıyorsunuz.

Hedeflerimizden biri de, günün birinde yurt dışında boy göstermek bizi inanılmaz mutlu eder. Artık dünya küçüldü. Hayalindeki müziği yapıp dışarıya açılmak, daha fazla insana sesini duyurabilmek eskiye nazaran daha kolay. Bunun dışında, yıllarca müziğimizle o gece çaldığımız barı doldurabilirsek de bu bizim için çok güzel olur.

Bak mesela She Past Away gibi çok ilginç bir proje var ve ne yazık ki 'underground' sayıldıkları tek kara parçası da sanırım burası! Bu tarz evrensel boyutta kabul görebilecek projelerin birer birer artması gerek! Bu, ancak müzikten ve inandığın şeyden taviz vermeden gerçekleşebilir!

Tarz tarafına gelecek olursak... Kesinlikle kendimizi bir hard rock grubu olarak nitelendiremeyiz. Unbreakable'ı ilk yayınladığımızda böyle bir söylem içerisinde bulunabiliriz, ama albümün sound'u ve bestelerin yapıları çok daha farklı oldu. Albümde indie'den hard rock'a kadar geniş bir yelpaze var diyebilirim. 

She Past Away kısmını açalım biraz...
Batu Akdeniz: She Past Away, bana ilk kez Çağlar'ın bahsettiği bir post punk - new age grubu. Tarz ve besteleri bence süper, yurt dışında seviliyorlar ve evet, Türkçe müzik yapıyorlar. İnanılmaz, değil mi! Onların yurt dışında ulaşabildikleri seviyeye gelebilirsek bir gün bu beni inanılmaz mutlu eder. Böyle projeler beni cesaretlendiriyor diyebilirim. Ayrıca yeni Türk gruplarından The Ringo Jets, The Away Days gibi grupları da çok başarılı buluyorum. Çok ciddi ve dünya standartlarında prodüksiyonlar. Daha çok grup sayabilirim sana. Yeterince keşfedilmemiş neler vardır kim bilir. Renk, The Free Licks, Fethi Okutan, uzar daha...

Albüme dönelim. Bu albüm, maliyetli bir albüm mü? Sonuçta kolay çıkmıyor bu işler ortaya ve albümde size kimler destek veriyor?

Batu Akdeniz: Ortaya çıkacak şey söz konusu olunca, kesinlikle hayır. Maliyetli bir albüm yapamazdık zaten. Mehmet, sadece müzisyenlik yaparak geçimini sağlıyor. Hakan, Çankaya Üniversitesi'nde burslu okuyor. Ben de hayatım boyunca sadece devlet okullarına gittim. Anlayacağın bizim grup, aslında 4 kişiden fazla. Kayıt yaptığımız stüdyodaki dostlarımızdan tut da çalanlara kadar. Buna da sanırım Ankara dayanışması diyebiliriz!

Vokallerde bana yardımcı olarak Presage grubundan Fatih Korkmaz yer aldı. Gitarlarda benim daha önce birlikte çaldığım ve ileride adından sıkça söz ettireceğini düşündüğüm Anıl Yazıcı ve bir Ankara efsanesi Süleyman Bağcıoğlu yer aldı. Kendisi aynı zamanda Bulutsuzluk Özlemi'nde de yer almış bir isim. Başka isimler de var, ama onlar şimdilik bende kalsın. Bestelerin ham olarak tamamı bana ait, söz ve müzik olarak. Ama düzenlemeleri hep birlikte yaptık.

Türkiye'nin Kalbinden Göklere Doğru: Heavy Sky ile Röportaj

Albümde hangi enstrümanları ve ekipmanları kullanıyorsunuz?
Batu Akdeniz: Enstrüman ve kayıt konusunda Ankara'da Mirage Stüdyoları'nda çalıştığımız için ne kadar şanslı olduğumuzu hissettik. Çok sevdiğimiz müzisyen dostlarımız bizi hiç kırmadan çok değerli ekipmanlarını bizimle paylaştılar. Sanıyorum Türkiye'de bir albüm için kullanılan en iddialı ekipman listelerinden biri olabilir bu. Gerçekten çok, ama çok şanslıydık ki çok güzel dostlarımız var.

Elektrogitarlar: 1952 Custom Shop Telecaster, 1966 Vintage Gibson SG Special, 1998 Gibson Custom Shop Lucille, Gibson Les Paul Faded, Fender Stratocaster.
Basgitarlar: Rickenbecker 4003, 1976 Vintage Precision, 1976 Fender Jazz Bass.
Akustik gitarlar: Gibson Hummingbird, Martini'den 12 telli bir akustik gitar.
Davullarda Pearl Referance kullandık. Ludwig Supraphonic Trampet ve Zildjian zilleri.
Amfiler: 1973 Marshall Superlead Plexi ve kabini. Fender Deville ve Vox AC30...
Bass amfisi olarak Ampeg SVt4 kafa ve kabinleri.

Bu kadroyu ilk single'ımız Unbreakable'da da kullanabilmeyi isterdik. Çünkü albüm ondan çok daha ' büyük ' tınlıyor bunlar sayesinde. Mikssiz hallerini bile duymak şu anda bizi inanılmaz heyecanlandırıyor.

Unutmadan, vokallerim için de bir Audio Technica 4050 kullandım. Amerika'dan sipariş ettik. Gelmesi bir buçuk ay aldı, ama değdi. Burada neredeyse üç katı fiyatına satılıyordu.

Albüm kayıt süreci nasıl geçiyor?
Batu Akdeniz: Şarkıların yazımından ve ilk çalımından itibaren son hale gelmesi bir - bir buçuk yıl aldı. Kayıtlara en hazır şekilde girmek istedik. Mayıs ayı gibi son provaları yapıp davul kayıtlarında pilot olarak kullanmak için tüm şarkıları Hakan'ın kulağına giden metronomlar eşliğinde kaydettik. Sonrasında davul kayıtları başladı. Aynı sıralarda ilk single'ımız Unbreakable'ı da yayınladık. Ama çok büyük bir değişiklik olmazsa Unbreakable albümde yer almayacak. Sırasıyla davul, bas, gitarlar ve vokalleri kaydediyoruz. Şu an 1 şarkının vokal kaydı kaldı, daha sonra son rötuşlar...

Neden Unbreakable yok?
Batu Akdeniz: Aslında Unbreakable hakkında son kararı hala vermiş değiliz, ama şarkının yayınlanmasından neredeyse 1 yıl geçti ve sanki biraz eskidi. Bu süre zarfında ne yazık ki dinleyicimize evlerinde dinleyebilecekleri yeni bir materyal veremedik. Şimdilik dostlar sadece konserlerimize gelip besteleri dinleyebiliyor. Kayıt kalitesi demeyelim de, sound diyelim, Farklı olacağı bariz. Albümdeki bestelerin çalımları da, kullanılan ekipmanlar da oldukça farklı oldu, Bestelerin yapıları da keza öyle. Yine de yeni bir miks yapıp, pansumanlarla 2015 model bir Unbreakable yapabiliriz.

Şarkıların hepsi İngilizce mi? Ne gibi anlamlar taşıyorlar?
Batu Akdeniz: Bütün şarkılar İngilizce. Evrensel bir albüm olmasını istedik. Olabildiğince fazla insana ulaştırmak istiyoruz bu albümü.Albümdeki 9 şarkının da sözleri üzerinde çok düşünülmüş; bazen mizahi, bazen aşırı karamsar, bazense toplumsal bir dille yansıtılmış sözler diyebilirim. 

Özgürlüklerin, sanatın, aslında güzel olan her şeyin inanılmaz boyutlardaki bir vahşilikle katledildiği ve tüketildiği bu topraklarda yaşanan tüm dramlara, tüm facialara çokça gönderme var. Örneğin 'Broken' isimli bir parçamız var. Konserlerde en çok tepki alan şarkılarımızdan biri...

Parça, geçtiğimiz sene evinde soğuktan donarak ölen 40 günlük Ayaz bebeği anlatıyor. Bazı olayların ve acıların maalesef unutturulmaması ve beyinlere kazınması gerek. Unutturma işlemini sağ olsun zaten bu ülkedeki medya fazlasıyla yerine getiriyor, en azından biz rock grupları olarak bazı değerleri koruyabiliriz diye düşünüyorum. Çağlar, şarkının solosunda bazı Anadolu ezgilerine de yer verdi ve bence muhteşem oldu.

Bunun dışında 'I'll Be Home', 'Walk Away' isimli iki tane çok sevdiğim ballad var. Biri yarım kalmış bir aşkı, öbürü de ikiyüzlülüğü anlatıyor. Grubumuzun adını taşıyan 'Heavy Sky' isimli bir parça var. Bunu henüz geçen ay besteledim ve maalesef henüz kaydedemedik. Ama miks sırasında bunu da kaydedip albüme yetiştirmeyi çok istiyorum, çünkü bizim derdimizi tam olarak anlatıyor diyebilirim. Yine en favori parçalarımdan biri 'Dreamer', başına ne gelirse gelsin, insanlar ne derse desin hayallerinden vazgeçmemen gerektiğini söylüyor. 

Fazla bile oldu bu kadar spoiler. Beni bırakırsan sabaha kadar sana besteleri anlatırım, gerçekten kafanı ütülemek istemiyorum :)) Albüm çıkınca fikirlerini ben alırım bu sefer.

İlk single'a tepkiler nasıl oldu şimdiye kadar? Gerçi albümde yok ama...
Batu Akdeniz: Çok çok pozitif oldu. Sadece ülkemizden değil, Brezilya'dan İngiltere'ye, yurtdışındaki dinleyiciden de çok iyi tepkiler aldık, Dinleyicilerin büyük kısmı Türkiye'den tabii. Lise öğrencilerinden, yıllardır bu işi yapan rock müziğe gönül vermiş müzisyenlerden de olağanüstü pozitif tepkiler aldık. Asım Can Gündüz örneğin, çok heyecanlandığını ve çok kaliteli bulduğunu söyledi ki bu bizim için büyük bir onurdur. İnsanlar şu ana kadar sadece tek bir parçamızı evlerinde dinleyebildi, ama buna rağmen gelen tepki ve ilgi olağanüstü. Albüm için bizi çok motive etti. Özellikle Ankara'da bir anda dikkat çeken ve ' konserleri olsa da gitsek ' denilen bir yerel grup haline geldik, bu bile bizim için inanılmaz.

Aynı zamanda bir YouTube müzisyenisin?
Batu Akdeniz: Batu Akdeniz ismiyle bir YouTube kanalım var, ama buradaki diğer birçok kanalda da dâhil olduğum toplamda yüz binlerce kez izlenmiş videolarım var. 2008 yılında gitarımla yaptığım cover videolarını YouTube'a atarak başladım bu işe. Genelde Guns N' Roses cover'lıyordum ve bir tanesini GN'R gitaristlerinden Bumblefoot çok beğenmiş, yorum da yapmıştı altına. Dünyalar benim olmuştu. O sıralar sesim garipti ve bir gün şarkı söylemek isteyeceğim aklıma gelmezdi.

2012'den beri Karl Golden ile birlikte çalışıyoruz. Golden, YouTube'da 40 binin üzerinde abonesi olan bir müzisyen. Önceleri cover'larla başladık, daha sonra yeni besteler de yaptık ve bu bestelerde farklı ülkelerden arkadaşlar da oldu. Düşünsenize, farklı noktalardan, daha önce birbirlerini görmemiş insanlar bir araya geliyor ve müzik yapıyorlar. Gelen yorumlar ve izlenme rakamları da bizi mutlu ediyor tabii.

Öte yandan, yedi yıllık süreçte YouTube'un bana kattıklarını saymakla bitiremem. İngilizcem geliştiği gibi birçok değerli müzisyenle tanıştım, stüdyo kayıt tecrübem gelişti ve gelen yorumlar da beni hep motive etti. Yurt dışındaki rock müzik dinleyicileri gerçekten insanları destekliyor ve çok daha düzgün eleştiriler yapıyor. " Hey dostum, bak bu böyle şu şöyle ama iyi tarafları da vardı, lütfen kendini geliştirmeye devam et, destekçiniz!" gibi yorumlar geliyor.

Bir de yerli forumlarda geçenlerde şöyle bir yorum gördüm: "Çıtır - milf peşinde, idealist olmayan bir grup. Benim için de Ankara'nın en zengin ailelerinden birinin çocuğu" yazmışlar. İnanabiliyor musun? Hayatım boyunca devlet okullarında okudum, bir arabam yok, elde ettiğim azıcık kazancımı da her zaman hak ederek, çalışarak elde ettim. Hadi öbür türlü düşünelim. Gerçekten öyle olsam kimin umurunda?

Peki, albüme ne zaman kavuşuyoruz?
Batu Akdeniz: Çıkış tarihi olarak 2015 Sonbahar dönemini hedefliyoruz. Hem sanal ortamdaki birçok serviste hem de fiziksel olarak albümü yayınlayacağız. Ancak fiziksel albümü kim basacak, nasıl ve ne zaman çıkacak, bu gibi konular henüz netleşmedi.
 



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: