UZUNÇALAR

Demir Al Da Gidelim Kaptan: Yoldan Çıkmış Şarkılar ve Cenk Taner

Orçun Onat Demiröz - 4 Mart 2014

 

Rüzgarın sert vurduğu bir kıyıda büyümüş bir adam. Her şeye karşı duran, karşı çıkan, karşı olan bir adam. Sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamayan bir adam. İlk önce 90'larda dipten ve derinden giden kült grup Kesmeşeker'le Türk rock müziğinin içerik sorununun aşılmasına büyük katkı sağladı, ardından 2000'lerde solo çalışmalarına biraz daha ağırlık vererek selamladı uçsuz bucaksız azınlığı. Kayıp bir kuşağın olgun çocuğu olarak tutkuyla, inatla ve emek vererek üretti. İlk solo albümü İzin Vermedi Yalnızlık'ın üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmişti ki Yoldan Çıkmış Şarkılar'ı yayınladı. Albümün kaydı geçtiğimiz yaz aylarında İstanbul cayır cayır yanıyorken, sokaklar savaş alanıyken gerçekleştiği için Gezi sürecine dair ne varsa albümün içine işledi, üzerine sindi. Bu sebepledir ki albüm fazlasıyla özgürlük ve direniş kokuyor

Demir Al Da Gidelim Kaptan: Yoldan Çıkmış Şarkılar ve Cenk Taner

Brecht'ci anlatımıyla bağımsız sinemanın ustalarından birisi olan merhum Theo Angelopoulos'un filmlerinde arayıştaki insanlar vardır. İşte sınırı geçtik, daha kaç sınır geçmeliyiz ki kendimizi bulalım diyen karakterler vardır. Modern dünyanın acı çeken entelektüelleri puslu havalar, ağaçlar ve yollar içinde kaybolur. Yabancılaşma olgusu onun filmlerinde müthiş bir şekilde işlenir. İnsanların kederli yolculuğu ve sürgün edilmişliği eşsiz bir şiirsellikle anlatılır, geçmiş itinayla deşilir. İşte Cenk Taner de Angelopoulos'un derinlik sarhoşluğuna tutulmuş, arayıştaki karakterlerinden birisidir. Büyük kent insanıdır, Kadıköy'de yaşar ama daimi bir yolcudur. Trenleri ve tünelleri sever. Güneşe aşıktır ama perdeleri kapalıdır. Gündelik telaşlarla geçen hızlı yaşama bir ayar çeker, ağırlaştırır. Özlemi, aşkı, korkuyu, kendi topraklarında sürgün edilen insanları, yalnızlığı anlatır ve işin doğrusu en iyi o bilir yalnızlığı, bir o bir de gölgesi. Hayata dair ne varsa döker önümüze, şarkılarla politika yapar. Yazdığı her parça bir yolculuktur, her albümü ayrı bir serüvendir. Demir Al Da Gidelim Kaptan: Yoldan Çıkmış Şarkılar ve Cenk Taner

Yeni albüm Yoldan Çıkmış Şarkılar akustik bir albüm. O yüzden lirikler oldukça ön planda, görünür bir halde. Müzikal kurgu ise duru ve net. Albümde cüretkar, pervasız, harika bir alttan altalık var. Albümde Kaptan'a destek olan Mehmet Şenol Şişli ve Veysel Çolak kimyası da çok iyi oturmuş, dar alanda kısa paslaşmalar üst düzeyde yapılmış. Kaptan; "Moda olan demode olur" mottosunu oldukça iyi kavramış bir ozan. Zamansız olmayı yeğliyor, çünkü bunun çok daha kalıcı olduğunu biliyor. Yeni albümünde de mütevazi ve samimi bir şekilde kendi cephesinden hikayelerini anlatıyor. Dil hakimiyeti ve edebi tarafı alışık olunduğu üzere ustaca. Yaratım süreci ise her zamanki gibi karanlık. Zaten sanat; karanlıkta ve alçaktan yapılan bir uçuş. Albümdeki; Her Şey Siyaha Giderken, Aklımın Sibiryası, Kara Şair parçaları buna en güzel örnekler. Ama albümde "karanlığın" yanına eklenmiş sessiz sedasız soğukkanlı bir idealizm ve sade bir dervişlik de mevcut. Günümüzde gösterişsizliği, duruluğu ve gizemi bu kadar çekici kılan, bu kadar ayartıcı kullanabilen çok az isim var. Gerçi taa 90'lardan bu yana takındığı tavır ve geleneği böyle. Zaten medyada çok yer almadığı, çok görünür olmadığı için bu denli değerli. "Bilmeyen ne bilsin, bilenlere selam olsun" dediği için bu denli kıymetli. Kendisini arayanların bulmasını, derinleşenlerin farketmesini istiyor. Kısaca gene bir akustik gitar, bir de Cenk Taner yetiyor hayat kavgasını ve kaybedilmiş gençliği anlamaya.



Yazılarımızı Facebook'tan takip etmek için: